Manzaraya Dair

Kargasal ulamında

Deniz masmavi, dupduru. Göz erimimde bir balıkçı teknesi ve iki balıkçı sandalı hafif sallantılarla rızkını arıyor. Tekne, sandallara nazaran daha istekli ve heyecanlı bir şekilde ağ atacağı yeri seçme telaşında.. Durdu ve koca ağ yığını suya süzülmeye başladı. Sandal balıkçıları tekneye imreniyorlar mıdır bilemem ama ben endamlı tekneden çok sandalda olmaya heveslendim. Hiç tecrübem yok, gezinti tekneleri ile yaptığım iki deniz gezisi ve birkaç vapur seyahati haricinde. Bir başına sandalda, denizin ortasında olmak nasıl bir duygudur merak ediyorum. Fakat çok da sevmeyeceğimden emin gibiyim habire sallantıda olmayı. Ben bunları konuşursan ansızın bir tekne daha belirdi. Meğer manzaramdaki ağacın arkasına saklanmış; fark etmemiştim. Görece diğerine göre küçük ama onu takip eden martı sürüsüne bakacak olursak bereketli bir rotası var.

Çok ilginç ve tatlı bir manzara: Martılarla ebelemece oynuyormuş gibi her iki tekne de. Ne kadar ufuğa yakın da olsa bir fotoğraf çekmeye çalıştım senin için. Hiç belirgin değil ama teknenin arkasındaki o beyaz noktaları martı olarak hayal edebilirsen eğer şahit olduğum manzaranın keyfini az da olsa hissedebilirsin. Şimdi bir ufak motorlu sandal da koptu geldi, kendisinden bahsetmem için teklif ettiği rüşveti göz ardı ederek kahvaltısını eden karga kardeşe selam vermeye gidiyorum.

bir karganın kahvaltısı

Gamsız kuşlarız vesselam. Hiç selamımı umursamadan konduğu ağaç dalında etrafı süzdü beyefendi. Biraz sonra bir aşağı dala atlayarak kahvaltısına ulaştı ve afiyetle yedi. Yine kayda almaya çabaladım beyefendiyi fakat KVKK yasasını hatırlatarak tehdit etti. Tehditleri umursamadan seninle paylaşıyorum. Çok net değil görüntü arkındayım ve böyle zamanlarda fotoğraf makinesi hayalim daha da fazla debeleniyor kilitli olduğu ulaşılmaz olduğu için yok sayılanlar sandığında. Bunca gevezelik arasında uçup gitti kargamız. Büyük olasılıkla avukatı ile birlikte gün içerisinde penceremin tıklatırlar.

otel bahçesi

Güzel bir bahçeye bakıyorum. Boş bir köpek kulübesi, otelin sanırım özel misafirleri için ayırdığı bir konak, çardak, karada seyir hayalinde olan bir sandal… Sağanak yağmurlu geçecek olan günün geri kalanına inat serin ve açık bir hava. Manzaramın denizle arasına giren şehirlerarası otoyolda geçen arabalar olmasa eğer, sessizliğin içinde daha nice kuş ve böcek ile muhabbet şansım olabilirdi.

kaldırımda bir can pazarı

Böcek demişken buradan dün akşam karşılaştığımız fakat çok muhabbet şansımız olmayan peygamber devesine de selam göndermek istiyorum. Kaldırımın ortasında sağ ön kolu kırık bir halde ölümünü beklerken kendisiyle karşılaştık. Onu Seferoğullarının Yeşil Vadisine bıraktım. Pek ayrılmak istemedi ama başka işlerim olduğu için onu kırmak zorunda kaldım. Arkamı döndüğünde ise haykırdı “Yeşil Vadi Tellioğullarınındır.”

perde kapanırken

Az sonra yeni tanıştığım ve ilk dakikalardan kendimden çok şey bulduğum, hoş sohbet bir ağabey ile kahvaltıya ineceğiz. Günün geri kalanı hayli yoğun ve bereketli geçecek. Yeni şeyler öğrenecek ve öğrendiğim şeylerle benim için ilk olacak olan materyaller üreteceğim. Ayrıca bir de duralit siparişi vermem gerekiyor. Evime dönmeden kargo gelirse eğer bir an önce çizim derslerime başlayabilirim. Çizmek konusunda Aşk ve Canavarlar filmi hakkındaki yazımda da bahsettiğim gibi bu sefer çok daha hevesliyim ve umarım bu sefer zihnimde kurduğum fantastik hayalleri resmedebilecek bir gayreti yakalayabilirim.

Karga'dan Mektup Almak İster Misin?

Bir Yorum Yaz


2 Yorum Yapıldı

  1. Kiremithanem dedi ki:

    İki günlük bir tatil için planlar yapıyordum bir kaç gün evvel.
    Kendimle tatile çıkmak için üstelik.Ne çocuk ne kedi ne de eşim gelsin istemedim..şimdi bu postu görünce valize iki parça eşya biraz kahve bir kaç bitki çayı bir iki kitap koyarak hemen kapıdan çıkıp gitmek istedim..

    • Adamkarga dedi ki:

      Umarım hem kendinizle hem de sevdiklerinizle huzurlu bir tatile çıkabilirsiniz en kısa zamanda 🙂 Benimkisi tatilden çok iş içindi ama yine de çok iyi geldi 🙂