Aşk ve Canavarlar Filmi ve Çizmek!

Seyirci ulamında

Bir film izlerken arada kalmaktan hazzetmiyorum. Filmi ya sevmeli, başından sonuna kadar ufak da olsa bir heyecanla izleyebilmeliyim ya da sonunu bile umursamayacak kadar hoşlanmayıp umursamazca filmi kapatabilmeliyim. Son zamanlarda izlediğim iki film beni arata bıraktı ve bu ikiliden ilki ülkemizde Netflix tarafından yayınlanan Aşk ve Canavarlar filmi oldu.

Aşk ve Canavarlar filmi konusu

Aşk ve Canavarlar filmi, klasik bir dünyanın sonu geldi senaryosu. Dünyaya çarpmak üzere olan devasa bir asteroidi yok etmek için tüm insanlık bir araya gelir ve sonunda başarırlar. Fakat kullandıkları silahların izleri dünya üzerindeki tüm böcek türlerinin mutasyon geçirerek devleşmesine neden olur. Kısa sürede kazanan ve insanlığın %97’sini yok eden böcekler olur. Sağ kalanlar ise korunaklı sığınaklarında güneşi ve temiz havayı unutarak hayatta kalmaya çabalarlar.

Kahramanımız Joel, korkak bir aşıktır. Felaketin ardından geçen yedi yıla rağmen hâlâ ilk aşkına sadıktır ve en büyük amacı ona tekrar ulaşabilmektir. Sığınaktan hiç ayrılmamıştır ve kendini devasa yaratıklara karşı koruyabilmekten acizdir.

Aşk ve Canavarlar filmi ekibi

Başrolde Labirent: Alev Deneyleri filmi ile tanış olduğum Dylan O’Brien yer alıyor. Aşkı Aimee’yi ise ilk kez karşılaştığımız Jessica Henwick oynuyor. Kadroda Michael Rooker, Dan Ewing, Ariana Greenblatt, Ellen Hollman gibi isimler var. Oyuncu kadrosu filme devam etmemi sağlayan unsurların başında geliyordu. Yönetmen koltuğunda hiç aşina olmadığım Michael Matthews ismi var.

İyi içgüdüler hata yaparak kazanılır.

Clyde Dutton

Aşk ve Canavarlar filmi yorumum

Filmde arafta kalma nedenim harika bir arka plana sahip olan senaryonun oldukça ağır ilerliyor olmasıydı. Kurgulanan dünya, bizimle paylaşılan ayrıntıları, yaratıklar ve detayları oldukça ilgi çekici olsa da her şey bir salyangoz edasıyla ilerlediği için ara ara filmi kapatmak istedim.

Joel’in şapşal aşkı ve bu aşkla neredeyse tüm kişiliğinin değişimi güzel işlenmişti. Korkak bir aşçıdan tüm insanlara umut aşılayabilecek cesur bir rehbere dönüşmesine şahit olmak filmin en güzel yanı. Ayrıca zaman geçirmek için yaptığı çizimler bana çocukluk hayalim olan resim sevdasını yeniden hatırlattığı için filme minnettar kaldım. Filmi izledikten bir gün sonra temel çizim dersleri almak için online kurs satın aldım. Umarım bu sefer de ayran gönüllülük etmez ve hayallerime yetecek kadar öğrenebilirim.

Film, bir devam filmim gelebilir dercesine bitti ya da ben bir devamı olmalı diye hayal ettim. Her ne kadar başlarda sıkıldığım anlar olsa da film bittiğinde harcadığım zamandan memnundum.


Telif hakları korkusu nedeniyle filmden bir kare ya da fragman bile paylaşamıyorum her zamanki gibi. Eğer yazdığım diğer film yorumlarını okumak istersen buradan uçabilirsin. Ayrıca sana bir potkal şarkısı armağan edeyim de dinle.

Karga'dan Mektup Almak İster Misin?

Bir Yorum Yaz


8 Yorum Yapıldı

  1. Murat dedi ki:

    Mükemmel bir yazı teşekkürler.

  2. Deniz dedi ki:

    Filmden veya diziden ufak tefek kısımları paylaşmanız telif açısından bir sorun yaratmaz. Hatta onların kazancına olur. Çünkü, tanıtım amacını taşır. Ancak, abartılırs telife girer. Yine de bloglarla uğraşacaklarını sanmıyorum. Bu nedenle, paylaşımlarınızda fotoğraf ve video kullanabilirsiniz. Diğer yandan, filmi izlemedim. Nasıl olduğunu bilemiyorum. Yazılarınızı ise düzenli olarak takip ediyorum.

    • Adamkarga dedi ki:

      Mantık çerçevesinde söylediklerin doğru ama maalesef böyle yürütmüyorlar işlerini; film afiş ya da görseli yüzünden telif sorunu yaşayan blog yazarı örnekleri maalesef var. Bu nedenle var olan şeyleri kullanmak yerine kendim bir şeyler üretmeye çabalıyorum. Örneğin öne çıkan görseldeki canavarı çizmeye çalışmak gibi 🙂 Bu arada teşekkür ederim, sağolasın.

  3. meryem dedi ki:

    tek kelime ile muhteşemmm

  4. Elem dedi ki:

    Dylan O’Brien’dan dolayı film gözüme çarpmıştı, izleyecektim de ama unutmuşum kalmış öyle. Bu yazı vesilesiyle hatırladığım iyi oldu. Eylül benim için dram ve gerilim içeriklerini tükettiğim bir ay genel olarak 🙂

    Yazılara afiş konulamaması konusunda da bir türlü mantığım almıyor, zarardan çok faydamız varken niye bu didişme? Karikatürleri izinsiz almayı, yapan kişinin adını vs keserek kullanmayı anlarım, orada bir saygısızlık var ama film dizi afişlerinin kullanımının ne gibi bir zararı var? Ben de bol bol dizilerden görsel kullanmayı seviyorum bir de. Neyse sonumuz hayrolsun.

    • Adamkarga dedi ki:

      Benim için dolunayın olduğu her vakit drama gebe maalesef 🙂
      Telif konusu oldukça karmaşık ve evet sadece afişten, film için kareden, kendilerine ait her türlü şeyden bir telif problemi çıkarma ihtimalleri var. Kimileri umursamaz kimileri can yakar ama telif apaçık bir gerçek. Karikatür olayları patlak verdiği zaman diğer bütün telif barındırabilecek fotoğrafları da temizlemiştim blogumdan. Artık sadece ya kendim bir şeyler karalıyorum (öne çıkarılan görseldeki yaratık gibi) ya kolaj çalışmaları hazırlıyorum ya da çektiğim fotoğraflarımdan bir tanesini alakalı ya da alakasız bir şekilde kullanıyorum 🙂 Tedbir konusunda çok sıkıyım sanırım.