adamkarga · ubeydullah öz'ün kişisel blogu
Haziran 2026 · Ubeydullah Öz · 3 dk okuma

Arzuhâl 15.06.2026

kiracı

Başlığa tarihi yazarken kira günü olduğunu ve henüz kirayı ödemediğimi fark ediyorum. Bu yazıya başlamak için ne kadar süredir kendimi ikan etmeye çalıştığımın haddi hesabı yok ve şimdi kirayı unutmadan ödemek amacıyla klavyeyi terk edeceğim. Tekrar ne zaman dönerim ya da dönebilir miyim, bilmiyorum? Yapılması gereken çok i… 🕰️ 11.01

eskiye dair

🕰️ 11.46! Son arzûhal yazısını iki bin yirmi birin temmuzunda yazmışım. Ev farklı, çalıştığım alan farklı, odaklandığım hobiler farklı. İnsan sürekli kabuk değiştiriyor. Fakat tüm eskilerimi sırtımda taşımaya devam ediyorum.

Anlatılacak şey çok birikmiş olsa da müstear olmayı bıraktığım gün, olan biten her şeyi anlatamamayı da göze almış bulundum. Hikâyelere sığındım çoğu zaman, kendimi anlatamadıkça anlatmak istediklerimi kimliksiz kahramanların sırtına yükledim. Bu her zaman için geçerli olmadı elbette. Öykü daima kendi yaşadıkların üzerinden yazılabilecek bir şey olmasa gerek, en azından bendeniz için böyle değil.

Yapılacak çok iş var. Bir buçuk ay hastalıktan kurtulamayınca çalışamadım ve yapmam gerek işler yığınla birikti. Ekip arkadaşlarımın da geri kalmasına sebep oldum. Yarın başlayacak bir yolculuk ile beş gün daha işten uzak kalacağım için bugün kesin bitmesi gerekenler var. Var, var olmasına ama il merkezine de inmem, resmi birkaç işi çözmem ve hanımın kargolarını almam gerekiyor. Tüm bu hengamede bir de yazı yazmaya kalkıyorum. Aslında sığınıyorum akıl sağlığımı korumak için.

yeni gelmedik

🕰️ 22.23! Blog yazmanın zehrini iki bin dokuz yılında aldım ilk olarak. Hüseyin dayımın sitemynet uzantılı html tabanlı web sayfasıyla başlamıştı maceram. Çocukluğuma dair en çok fotoğraf dayım tarafında çekilmişti ve bazı fotoğrafları sayfasında yayınlardı. Bana ilk kez sayfasını gösterdiğinde çok şaşırdığımı hatırlıyorum. Yaşıtlarımın Silkroad, Metin2 ve Knight Online ya da Counter Strike için tutkun olduğu internet cafeler benim için kendi web sayfamı yapmam için varlardı. O gün bugündür kurtulamadım blog dünyasından ve öykü ya da bir şeyler yazmaya dair ne varsa bu vesileyle gelişti. On yedi yılı aşmış. Yaşlanıyoruz!

yola dair

Yarın yola çıkıyoruz. Dönüş beş gün sonra. Belki anlatırım olan biteni sonraları. Aklım tamamlanması gereken işler ve akvaryumda kalmış olacak ama anı yaşamayı az çok biliyorum sanırım.

Bu yazı onca işin arasında ara ara kafamı uzatıp soluklandığım bir pencereydi. Vesselam…

İlginizi Çekebilecek Yazılar
← ÖNCEKİ YAZI Mustafa Mete’nin “Renkli Karanlık” Kitabı Üzerine

2 Düşünce & Yorum

fikirler ve yankılar
  1. Görselci Abi

    Uzun bir aradan sonra blog yazma serüvenine dönmenin, günlük telaşın arasında nefes alınan bir pencereye benzetilmesi çok samimi olmuş. Eski hayatın izlerini taşırken yeni kabuklara alışma düşüncesi ve yazının ruh sağlığını koruyan bir sığınak olması özellikle etkileyici.

    1. Ubeydullah Öz

      Güzel düşüncelerin için teşekkür ederim. Yazmak gerçekten de o koşturmacanın içinde insana sığınacak sakin bir kıyı sunuyor; eski alışkanlıklarla yenilerini harmanlamak da bu süreci daha anlamlı kılıyor. Bu yolculukta bu hisleri paylaşabilmek ve aynı pencereden bakabilmek benim için çok kıymetli.

Bir Düşünce Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

← Yazı listesine dön