Yaşamak
“Yazmak kendini iyileştirmek gibi.” diyordu Cahit Zarifoğlu. Adına anı, günlük, iç döküntüsü, zihnimin tortuları vs. da diyebilirsiniz. Burada yazdıklarım bunların hepsini ve dahasını kapsayabilir.

-
Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.
-
Belki çok anlamsız gelebilecek bir mutluluk sebebidir, bilemiyorum ama bir üniversitenin sözlüğündeki sadece bir madde için bile kaynakça olarak gösterilmiş olmak beni mutlu etti. Temmuz 2019’da Ahmet Yesevi Üniversitesi’nin Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü‘nde…
-
Kalorifer peteğine iyice sokuldum. Öğrenciler soğuğa alışkın fakat ben üşüyorum. Dersi anlatırken zaman zaman ayağa kalkıp gezinsem de kendimi bir şekilde yine peteğin yanında buluyorum. Kar sağlam bi’ yağsa ayaz dinecek ve soğuk…
-
İşe gitmek için hâlâ vakit var ve yarım saat daha yatakta sürünebilirim. Diğer insanlar nasıldır bilemiyorum ama yataktan çıkmadan önce uzun uzun sürünmek hoşuma gidiyor. Bugün bu sürüncemeden nasıl bir yazı çıkacağını deneyimlemek…
-
Squid Game dizisine dair yazımda ifade ettiğim üzere Kore dizilerine karşı büyük bir ön yargım vardı. Hatta yazı başlığında bile bunu ifade etmiştim. Yazının başlarında ön yargımın nedeninden habersizken sonlara doğru bilinç bodrumundan…
-
Ne zaman ve nasıl başladığından emin olmadığım bi’ youtube sevdam var. Bu sevdayı zaman zaman oyun videoları ile zaman zaman ise ses kayıtlarıyla çoğu zaman ise kısa doğa videoları ile tatmin ediyordum. Ama…
-
Hayatım kararsızlıklar üzerine kurulu gibi: Silmek, kapatmak, tüm emeklerimi çöpe atmak ve yeni baştan başlamak bir alışkanlık haline geldi. Ve dün yine sahnedeydim: Covid sürecinde açtığım ve düne kadar beş yüz üzerinde video…








