Kürkçü Dükkanına Dönüş

Kargasal ulamında

Hayatım kararsızlıklar üzerine kurulu gibi: Silmek, kapatmak, tüm emeklerimi çöpe atmak ve yeni baştan başlamak bir alışkanlık haline geldi. Ve dün yine sahnedeydim: Covid sürecinde açtığım ve düne kadar beş yüz üzerinde video yayımladığım youtube kanalımı kapattım. Bu sefer tilki değil bir karga, kürkçü dükkanına dönüş yaptı.

nasıl başladı?

Tayin öncesi çalıştığım köy okulunda bir grup öğrencimin tüm hayatlarının oyunlar üzerine kurulu olması nedeniyle bir youtube kanalı açmaya karar verdik. Ben onların oyunlara ayırdığı vakti kıymetlendirecektim, onlar da oyunlardan biraz zaman ayırıp derslerine de vakit ayıracaklardı. Anlaşma oldukça güzel başlamıştı. Hatta sevdikleri bir youtuber olan Teneke Kafalar’dan Suat, bir videosunda bizim öğrencilere selam yollamıştı. Umduğumdan da güzel gidiyorduk fakat kanalın büyümesi çok hızlı olmayınca ve araya karantina süreci girince hevesleri kırıldı: Her şey eski haline geri döndü.

Kanal kuruluş amacını yitirmesi ve karantina süreci nedeniyle benim içimde başka bir heves canlandı: Yine oyunlar oynadım ve beni izleyen canlara güzelliklerden ve kitap okumanın kıymetinden bahsetmeye başladım. Bir yandan oyun oynuyor diğer yandan yine bir nevi öğretmenlik yapıyordum. Öğrencilerimin sayısı sekiz bini aştı ama..

neden sona erdi?

Sekiz bini aşkın öğrencim vardı ama onlara ayırdığım zamanın yerini yüz yüze eğitim almalıydı artık. Okulların açılmasıyla oyun oynamaya ve video montajlamaya vakit ayırmaz oldum. İşin açığı içimden de gelmiyordu artık. Okuldan yorgun argın gelince biraz uyukluyor ardından bilgisayar başına geçince de bir sonraki günün dersleri için çalışıyordum: Sunu, video, etkinlik velhasıl dersleri daha zengin işleyebilmek adına birçok şey.

Okullar açılmadan önce yazdığım Manzaraya Dair yazısını hatırlar mısın? O manzara aslında bir Tübitak eğitimindendi: Derslerde kullanabileceğimiz Web 2.0 araçları üzerine altı günlük harika bir eğitim aldık. Yepyeni programlar öğrendim ve her biri birbirinden keyifli özelliklere sahip; onları kullanmak ve öğrencilerimle deneyimlemek istiyorum ve zamanımı bunlar alıyor artık.

peki ya şimdi?

Blogum için altı yıldır ayakta duran bir youtube kanalımız vardı. Yazılarımı destekleyici videolar, sesler ve kayıtlar atıyordum oraya. Bundan sonraki tüm çalışmalarımı, hobilerimi oradan paylaşacağım ve artık müstear kalma çabasında olmayacağım. Belki hep hayalini kurduğum video günlükleri çekebilmek ve paylaşabilmek için de zaman gelmiştir. Bakalım, görelim; zaman neyi gösterecek.

Umarım keşke demem, demezsin, demezler. Karar verme sürecimde derdimi dinleyen güzel insanlardan bir kez de buradan özür dilerim: İyi ki varsınız!

Karga'dan Mektup Almak İster Misin?

Bir Yorum Yaz


8 Yorum Yapıldı

  1. Kiremithanem dedi ki:

    Yüzyüze eğitim için verilecek olan emek elbette çok çok kıymetli bununla beraber online olarak da faydalı olmak oldukça iştah kabartıcı kanımca zor bir karar vermişsiniz.
    Başarılar diliyorum her alanda,video çekmek hazırlamak editlemek çok zaman gerektiren bir şey.

    • Adamkarga dedi ki:

      Evet, biraz zor bir kara oldu. Emeklerimi çöpe atmak konusunda üstüme yok maalesef. Teşekkür ederim, umarım bu sefer tutunmayı başarabilirim 🙂

  2. Elem dedi ki:

    Sil+kapa+yeniden aç+yeniden kapa döngüsüne ben de çok sık sıkışıyorum. Bir şeyler kapansa da bana kattıkları farklı farklı olduğu için artık yaslarını tutmamaya çalışıyorum. Sizin için de öyle olmuştur umarım. Ayrıca öğrencilerinizle yaptığınız anlaşma da bayağı cazipmiş, keşke araya pandemi girmeseydi…

    Eski-yeni kanalınızda birçok güzel içeriğiniz olur inşallah 🙂

    • Adamkarga dedi ki:

      Maalesef büyük bir kısır döngü, bir noktadan sonra bağımlılık da yapıyor. Ben sanırım bu işin bağımlısıyım. Ara ara ah çeksem de genel olarak umursamadan yoluma devam edebiliyorum şükür ki 🙂
      Umarım, teşekkür ederim ^^

  3. Recep Altun dedi ki:

    Merhabalar.
    Sayın hocam, o kadar emek vererek aktif tuttuğunuz ve sekiz bin öğrenciye ev sahipliği yapan video kanalını kapatmaktansa, o haliyle bıraksanız olmuyor muydu? Hem öğretmenlik yapmak, hem de sekiz bin öğrencili böyle bir video kanalını ayakta tutmak çok zor. Böyle bir video kanalı ile ilgilenmek için eli boş bir biri olmak gerekir. Elimiz boş olduğu halde, şu küçücük blog sayfası ile uğraşmak bile zor geliyor artık.

    İdealist öğretmenlerin işi zordur. Ben her ne kadar öğretmen olmasam da, zamanında okullarda ve milli eğitim müdürlüklerinde çalıştığım için, eğitim ve öğretim konusuna ve sorunlarına yabancı değilim. Şu anda 67 yaşında emekli bir devlet memuruyum.

    Yazılarımızda dilimizi kurallarına uygun olarak tatbik etme konusuna gelince, bu alışkanlık bende devlet memurluğu yaparken oldu. Okulda kompozisyonum on numaraydı. Memurluğum esnasında yaptığım yazışmalarımda benim kadar ihtimam gösteren bir memur daha yoktu. Sürekli öğreniyor ve kendimi geliştiriyordum.

    Sayfanızı hem sevdim, hem beğendim. Size öğretmenlik görevinizde başarılar dilerim.
    Selam ve saygılarımla.

    • Adamkarga dedi ki:

      Merhabalar, hoş geldiniz. Size blogumda görmek mutluluk verici, sağolasınız.

      Aslında bırakmak çok zordu ama kendi okul öğrencilerime yönelmek, ağır basan ve olması gereken bir görev. Normal bir öğretmen olmanın ötesinde, faydalı bir öğretmen olmak dileyince mesai kavramı ortadan kalkıyor ve hayli zaman istiyor.

      Yazılarınızı okumak aynı hassasiyete sahip olduğum için keyifliydi ve umarım daha nice yazınızı okurum zamanla. Keyifli, sağlıklı bir ömür dilerim.

      Blogumu beğenmiş olmanıza çok sevindim. Sağolasınız. Selam ve saygı ile…

  4. Tahsin dedi ki:

    Kapattığım bloglarımdan hallice youtube kanalı kapatmışlığın var, kararsızlığının etkisinin takipçilerine yüklediği uğraşta bi beis görmüyorum fakat ilk açtığım youtube kanalında istikrarı sağlasaydın şu an çok daha keyif aldığın işler yapacaktın çok güzel paralarla, adına üzüldüğüm tek nokta bu. Tüm uğraşların bi’ anda çöpe gidiyor senin ellerinden.

    Her nerde olursan ol, yanındayız efenim.
    Sevgiler ❤

    • Adamkarga dedi ki:

      Tamamen haklısın. Şurası yanlış, yok burası aslında şöyle diyebileceğim bir tespitin yok ama ne biliyim işte, huyum kurusun. Değişemiyorum bir türlü, saçma sapan bir hal ama keyif de alıyorum sanki bu kararsızlık ve ayran gönüllülükten 🙂

      Sağolasın, varolasın. Yanımda olduğunun farkındayım. İyi ki varsın canım