Yazar: adamkarga

  • Yılanı Öldürseler, Yaşar Kemal

    Kaşlarını kaldırması işe yarasaydı köyün kocamışının ve Hasan dokunmasaydı anasına. Bütün köy inanmasaydı kendi yalanlarına, hayallerine, içlerinde yaşasalardı bütün heyecanı. Yada Esme bu kadar güzel olmasa mıydı; kendini düşman ettirecek kadar bütün köye. Halil kaçırmasaydı kızcağızı ve kıymasaydı namusuna. -Koca hikâye hiç yazılmamış olsaydı der gibisin karga!- Sanki öyle der gibiyim hatta daha da ötesi…

  • Fan Filmi Ve Shahrukh Khan

    Kötü ve iyinin hayli karıştığı bir film diyebilirim Fan için. Shahrukh Khan’ın bu vakte değin en sıradışı filmi ve belki de konu itibari ile diğerlerinden farkını korumaya daima devam edecek olan bir çalışma. Shahrukh Khan, iki karaktere can veriyor filmde: Aryan Khanna ve Gaurav Khanna. Aryan Khanna bi nevi Shahrukh Khan’ın hikâye versiyonu: Herkesin gönlünde taht…

  • Cengiz Ünal İle Vokaliz Muhabbeti

    Cengiz Ünal ve Vokaliz Okuyacağınız bu röportaj, görünen kelimelerden çok daha fazlasını ifade etmektedir karganız için. Vokaliz’i veya onlara olan sevgimi anlatmaya gerek duymuyorum tekrardan. Bu blogun her yerinde onların seslerinin izleri var. Cengiz Ünal’a her bir kelimesi için, bu koskoca muhabbet için çokça teşekkür ederim. Bu arada, buraya tıklayarak onun blog sayfasına ulaşabilirsiniz. Haydi…

  • Ben Bir Gürgen Dalıyım, Hasan Ali Toptaş

    Okuma listem düzenli bir şekilde belli ve araya en fazla sürpriz bir kitap koyma hakkım var. Hasan Ali Toptaş bu listeyi bozmama sebep olan bir kitap oldu. Aslında okuma yoğunluğum azalınca bi farklılık olsun diyerek koştum kitabevine. Sanki evdeki hiçbir kitabı okumak dilemiyor gibiydim. Yeni bir yazarı tanımak için en ince kitabını alırım genelde ve…

  • Yabancı’ya Mektup

    Mösyö Meursault, Öncelikle umut ederim ki mektubum idamınızdan önce elinize ulaşır ve yine umarım ki temyiz hakkında olduğunu zannederek boş yere heyecanlanmazsınız. Son vakte değin umudunuzu yitirmemenizi ve eğer idam vakti gelirse de şu halk arasına karışıp kaçma fikrini denemenizi tavsiye ederim. Mösyö, hayatınız bu kargaya hayli yabancı ve uzak. Bu sebeple sizi okurken oldukça…

  • Fatih Ömeroğlu İle Racon Muhabbeti

    Racon’u okuyalı hayli zaman olmuştu hatta beni o kadar etkilemişti hem hikâye hem de sonu; hayli ateşli bir instagram paylaşımı yapmıştım; Van Gölü kenarında, olanca serinliğe rağmen beynime ateşler püskürdü ve kitabın bittiğine inanamadım, inanmak istemedim; ortaya şu görsel ve böylesi bir açıklama çıktı. Bunca hiddetlendiren sonun ne olduğunu merak ediyorsan sayın ademçocuğu, kitabı okuman…

  • Fuat Sağıroğlu İle Dünya’nın Son Savaşı Üzerine

    Fuat Sağıroğlu, Dünya’nın Son Savaşı isimli tasavvufi bilimkurgu romanının yazarı: Daha önce roman hakkında kısa bir yorum yazısı yazmıştım. Eğer halen okumadıysanız buraya tıklayabilirsiniz. Bu yazıda kendisiyle romanı üzerine gerçekleştirdiğimiz oldukça hoş bir söyleşi bulacaksınız. Hadi başlayalım o zaman 🙂 Fuat Sağıroğlu Röportajı Dünya’nın Son Savaşı’nın zihninizdeki oluşum süreci nasıldı? Bir bilimkurgu romanını, tasavvuf ile bütünleştirmek fikri ve çabası…

  • Her Şeyden Biraz

    Hazır mısın sevgili ademçocuğu: Tarhana çorbası yapmayı öğreneceğiz seninle. Malzemelerimiz ise tek yazı içinde birbiriyle alakasız başlıklar. Eğer içine samimiyetimizi de katabilirsek, o zaman tadından yenmez olabilir umudundayım: Deneyen derviş, muradına erebilecek mi beraber görelim! Dikkat! Aşırı kişisellik içerir. Sinir İnsanlık başa bela olduğu vakitten beridir insanlıktan nasibini alamamışlar ile muhatap olmaya mecbur kalıyorum. İnsan…

  • Dünya’nın Son Savaşı, Fuat Sağıroğlu

    Uyku hâli sadece gözlerin kapalı olduğu vakitte gerçekleşiyor olamaz: Ademçocukları, uykunun yepyeni bir formunu ortaya çıkartabilecek kadar büyük bir gafletin içersinde. Otobüs beklerken, çalışırken, yürürken, konuşurken, düşünürken, para harcarken, yemek yerken, haber izlerken… Uykuyu öylesine çok hayatına yaymış ki insanoğlu; nefsini, “aşk”ı, saf ve temiz olanı, gönlünde olan yaratıcının nurunu, hikmeti, doğayı ve bütün güzellikleri göremez…

  • Yabani Mutluluk

    Karganın dergi takip etmek gibi bir adeti yoktur aslında. Kitabevinin dergi standı önünde durup, hayli inceledikten sonra ismine bakmaksızın dikkatini çeken bir dergi olursa gagasına sıkıştırıp toz oluverir. Ama hiçbir dergi için diğer sayısının heyecanına kapılmışlığı yoktur. (Enfa isimli içinde bulunduğum edebi tebessüm hariç.) Kendimden üçüncü şahıs olarak bahsetmem biraz garip oldu sanırım! Eveleyip gevelemeden…