adamkarga

ubeydullah öz'ün kişisel blogu

  • Bir öğretmenin en büyük mutluluğu ne olabilir? Belki benzer belki bambaşka cevaplar alınabilir bu soruya lakin konu ben olunca işler biraz ilginçleşebilir. Öğretmenlik görevi devam ettirdiğim süreçte branşımla pek alakalı görünmediği halde, bence…

  • PTT’nin yaptığı son zamlarında ardından yok olmaya biraz daha yaklaşan kartpostal hobimin bende bıraktığı güzel izleri paylaşacağım bir yazı dizisi olacak: Kartpostal Koleksiyonum. Dünyanın dört bir yanından insanlarla kartpostallaşmaya başladığım 2018 yılında, yanlış…

  • İlk baskısı 1954 yılında Sait Faik’in hüzünle karşıladığı “Alemdağında Var Bir Yılan” adıyla basılan kitap, ölümünden önce basılan son kitabıdır. Sait Faik’in kendi özüne ulaştığı kitabıdır Alemdağ’da Var Bir Yılan. On yedi öyküden…

  • Çocukluk yıllarımda fantastik ve büyüleyici çizgi romanlar etrafımda uçuşsa da bir sefer hariç alıp okuma şansım olmamıştı. Harçlıklarımdan artırdığım ve alıp gizli gizli, apartman merdiveni altında, odunların arasında okuma çabamın daha ilk dakikalarında…

  • Seyir Defteri

    Yeni yılla birlikte oldukça güzel alışkanlıklar edinmeye başlamışken elimden kayıp gidenler de oldu. Bunların başında ufacık bir şeyin bile hızla yazısını yazabilmek geliyor. Okuduğum kitapları ve izlediğim filmleri hatta bir tiyatroyu bile yazamadım…

  • Okuduğum kitaplarda yeni yeni kelimelerle tanışmak, kitap okumaya dair en sevdiğim şeylerdendir. Bir kitap bana yeni bir kelime katabiliyorsa, o kitabı ayrı bi’ seviyorum. Kelime dağarcığımı geliştirmek adına ara ara sözlük okumaları yapıyor…

  • Çocukluğumda defter sadece okul için alınan bir şeydi. Okul yılı içerisinde tüm sayfaları dolmaz ise sonraki yıl yeniden kullanılmalıydı. Buna ne kadar ve ne ölçüde mecbur kalmıştım, emin olamıyorum ama israf etmeme öğretisi,…

  • Her yeni yıla girerken bir şeyler karalamak adet midir blog dünyasında? Bir kişisel blog yazarı için yazı konusu olarak bulunmaz nimet gibi görünüyor aslında. Oğuz Aksaç’ın, geçtiğimiz yılın son eseri olan Sabahtan Uğradım…

  • Babam, hayatımın en büyük kararsızlığıdır. Sevgimi tarif edemezken kızgınlıklarım da peşi sıra gelir. Varlığının kıymetini bilemezken yokluğunun ihtimali en büyük korkum, kabusumdur. Çocukluktan vefasızlığı normal görerek büyüdüğüm için babama karşı da vefasız kalmış…

  • Fonda Sezen Aksu, çocuklar gibi şen yazıyorum bu yazıyı. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’ndan harika bir oyundu izlediğim. Soluksuz, keyif ve hüzünle hatta hayranlıkla. Sabahattin Ali’nin aynı adlı popüler(!) eserinden sahneye uyarlanan oyundan birkaç kez…

  • Mülteci olmak, empatiden dahi çekindiğim bir şey. Yıldızlar Saçıldığında, Somali’de doğan fakat iç savaş nedeniyle daha dört yaşındayken kardeşi Hasan ile birlikte Kenya’daki Dadaab Mülteci Kampı’na kaçan Omar’ın gerçek yaşam öyküsünü anlatan bir…

Ubeydullah Öz

1992 yılında Manavgat’ta ebeye yetiştirilmek için binilen araçta gözlerini dünyaya açtı. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. Büyürken blog yazdı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde okudu, öğretmen oldu. Edebiyatı babasının roman yazdığı kareli defter, Hüseyn Kaya ve dergilerle sevdi. Arkadaşlarıyla sayısız dergi ve fanzin çıkardı. Öyküleri muhtelif dergilerde yayınlanıyor ve bir gün çocuk lar için yazmanın hayalini kuruyor.

aSosyal Medya

KitapYurdu’nda…

adamKarga/k!…