Yazar: adamkarga

  • Arzuhâl 02.13.19

    Yuvamıza ilk kez adım atanlara.. Şimdi şöyle yapıyoruz: Karganız dilindekileri parça parça ortalığa saçıyor, siz de dilerseniz okuyor, dilerseniz bakıp geçiyorsunuz 😉 Eğer diğer arzuhâllere göz atmak dilersen buraya tıklaman yeterli. Gözümün önünde karanlık ve durmaksızın hareket eden bir perde. Korunun içinden çıtırtılar geliyor. Kümesin tavuklarına dadanan tilki olsa gerek yada sobasını tutuşturmak için çalı…

  • Zeytin Ağaçları Hâlâ Ayaktaysa Hep Bir Umut Vardır!

    Bir Akdeniz kargası olarak kulağıma küpe olası bir cümle ile başlamak istedim. Her ne kadar Ege bölgesi zeytin adına daha bilindik olsa da Akdeniz’in köylerinin de umut kaynağıdır zeytin. Hele hele son yıllarda boş bulunan her toprağa zeytin ekilmektedir buralarda. Atalarımın da zeytine olan hassasiyeti beni filme belki de en anlamsız olabilecek bir noktadan bağladı:…

  • İt Gözü, Deniz Tarsus

    Uzun zaman olmuş bunca Anadolu kokan öyküler okumayalı. Son okuduklarım hep başka coğrafyaların resmiydi.. toprağı, ağacı, dağı ve dahi taşı, ağzı ile her şey Anadoluydu öykülerde. İçimde tatlı bir meltem estirdi daha ilk öyküsünün birkaç sayfasıyla. Fakat çok geçmedi.. esen meltemin tadı acımaya başladı, beraberinde getirdiği kokunun sancısı yaktı geçti her bir yanımı. Önce kömüre…

  • Üç Arşın Yol #1

    Her gün işe yada okula gidiyor, günün sonunda evimize geri dönüyoruz. Okulum ve yuvam arasındaki 3 arşınlık (yaklaşık 2 kilometre) yolu yürürken fırsat bulduğum zamanlarda yazmak, fotoğraf çekmek.. sadece yolun izleriyle sınırlı tutacağım bir yazı paylaşmak diledim. Bu yeni yazı dizisi ilerleyen zamanlarda 3A.Y. etiketiyle karşına çıkacak 🙂 Tamam doğa romantizmini bir kenara bırakıyor önümde…

  • Hayal Dünyamın Sınırı: Solaris

    Hayal dünyam geceleri uyku öncesi en canlı olduğu zamanları yaşar ve kurduğu alternatif evrenlerin bir sınırı yoktur. Fakat bu kitabın ziyaret ettiği gezegen Solaris’in sahip olduğu vasıflara bunca güvendiğim hayal dünyam bile yabancı kalıp onu zihnimde şekillendirmekte zorlandı desem, abartmış olmam. Dışarıdan bakıldığında sadece bir okyanustan ibaret olan gezegen, insanoğlunun dikkatini çekmiş ve gezegen araştırmalarının…

  • Yıldızlara Fısıldayan Adam: Zero

    Benim hikâyemde çok olağanüstü şeyler oldu, hayal gibiydi. Ama olağanüstü olan şey bu kadar fazla gözyaşı ve gülümseme veya aşk değildi… Olağanüstü olan… Hint sineması çoğu kişi için kopamadıkları şarkı, dans geleneklerinden ötürü katlanılamaz bir eziyettir. “Bunları hangi mideyle izliyorsun?” tepkilerine yeterince maruz kaldığımı söyleyebilirim. Aslında bu geleneğe yabancı değiliz: Yeşilçamda bir aralar albümü çıkan…

  • Hoşsohbet Sobacı Kadir Emmi

    Geçtiğimiz günlerde bir haber çıktı karşıma. Sivaslı bir sobacıdan bahsediyordu: Şaşkınlıkla okudum haberi ve sonrasında haberin videosunu bulup heyecanla izledim.  Geçmişim, heyecanlarım ve dahası canlandı gözlerimde: Yakın arkadaşım, can dostum, güzel insan Eyüp Aktuğ ile beraber Nun Edebiyat Dergimiz için Sivas’ın esnafları ile röportaj yapmaya niyetlenip araya taraya bulduğumuz bir güzel insan vardı: Sobacı Kadir…

  • Bir Mucizeye Şahit Oldunuz mu?

    Her şeyi yarattığına inandığım yüce varlık, bana bir çok mucizeyi görebilmeye bir çift göz verdi ve onlar onca güzel şeye şahit oluyor ki: Sana onlardan sadece birisini anlatacağım: Baştankara ailesi. Görev yaptığım okulun bahçesi bir miktar tavşan, bir düzine tavuk, bir horoz ve bolca doğa ile doluydu. Bu bahsini ettiğim güzelliklere ek olarak ağaçlara astığımız…

  • Gönül Dürtmesi: Rize

    Yalıçapkını sesi: İnce tiz bir ses ve kısa kısa, ard arda. Sesin ona ait olduğunu görmeden bilebilecek kadar aşina değilim. Hatta ilk kez fotoğraf karelerinden bağımsız görüyorum. Sahil kenarındayım, iki taneler, birisi minik bir balık yavrusu tutmuş denizden, diğeri onun rızkının peşinde. Kavgalarının oluşturduğu ses benim için şahane bir müzikal. Ve kazanan balığın yakalayanı.. yavru…

  • Kraliçenin Kölesine Saldıran Kaz

    firuze hazretlerinin ikinci işçisi Karınca kolonisi hobisini sana uzun uzadıya anlatamam belki ama kısaca özet geçmeliyim ki neler döndüğünü fark edebilesin: Çiftleşme döneminde büyük karınca kolonileri prens ve prenseslerini çiftleşme uçuşu için bir yağmur sonrası serinliğinde gökyüzüne salıyor. Çocukken uçan karınca diye peşlerinde koşturduğumuz karıncalar aslında prens ve prenseslerimiz. Çiftleşme uçusuna çıkan ve döllenen prenseslerimiz…