Bazı şeylerin hayali, gerçekleşmesinden daha güzelmiş gibi geliyor. Bu bir avuntu da olabilir ama şu şekilde ifade edeyim halimi: Hayalini kurduğum bir çok şeye ulaştığım zaman, ona ilgim ve alakam oldukça kısa sürüyor. Ayran gönüllüyüm hobiler konusunda. Bir çok şey deneyimliyor ama bir tek şeyde istikrar sahibi olamıyorum. Kaşık yapımı, karınca çiftliği, kalimba, yurdum insanı belgeselleri, bisiklet sürmek vb. aklıma geldikçe artırabileceğim bir çok örnek var bu konuda. Yazıya konu olup da bir türlü ulaşamadığım ve ulaşmak isteyip istemediğimden pek emin olamadığım şey ise kuş fotoğrafçılığı: Orta düzeyli bir kameraya ve kuş fotoğrafları, videoları çekmemi sağlayabilecek birkaç lense sahip olmak. Ulaşamıyor olma sebebim bütün bunları temin etmek için gerekli maddi külfet elbette. Bu hayali kurmaya başladığım zaman bir buçuk maaşımla alabileceğim kamera ve lenslerin fiyatı şuan neredeyse dört maaşıma denk düşüyor, belki de daha fazlasına. Bir şekilde sahip olsam devam edip edemeyeceğimden emin değilim ama ilk aylarında bu heyecanla yatıp kalacağımdan, bisikletimle fotoğraf kovalayacağımdan eminim.
Eski okulumda yolum tamamen doğadan ibaret olduğu için kulağım ve gözüm çevredeki kıpırtılardaydı hep. Ev ile okul arasında sadece kış aylarında akan ve yaz yüzünü göstermeye başlar başlamaz kuruyan bir çay vardır. Üzerinde Selçuklu’dan kaldığı ifade edilen restorasyon mağduru köprüsü ile harika bir fotoğrafa sahiptir. Çayın kurumaya yüz tuttuğu bir zamanda ak kuyruksallayan kuşlarını gördüm ilk kez. Belki ilk kez değildi ama ilk kez dikkatimi çektiler. Çayın kenarına inip telefonu bir taşa yasladım. Çantamın dibinde kaç gündür yenmeyi bekleyen yarım kalmış çizi paketini ufak kırıntılar halinde yere döktüm ve kuşların kendilerini güvende hissedebileceği bir uzaklığa çekildim. Çok şanslı olduğumu söyleyemem. Telefonu video kaydına bıraktığım köşe, az önce en fazla uğradıkları yerdi ama telefon nasıl korkutucu bir öğe olarak göründü ise gözlerine, ne yanaştılar ne de çiziden bir parça alan oldu. Yine de uzun bir bekleyişin ardından tebessüm vesilesi anlar yakalayabildim.
Bu güzellikler dahil diğer paylaştığım videoları da bir iddia ya da şöyle iyi böyle iyi diye değil de hayran kaldığım bir anı bir kaygım olmaksızın paylaşıyorum. Aynı şey paylaştığım ses kayıtları için de geçerli. Düzensiz bir günlük aslında bu kanal benim için. Ara ara anlık paylaştığım şeyler için yazılar yazmaya başladım. Hem anılarımı tazeliyor hem de zihnimde varlıklarını korumaya çabalıyorum. Aynı amaçla yazdığım şu yazıyı da okumak dileyebilirsin 🙂



Bir yanıt yazın