adamkarga · ubeydullah öz'ün kişisel blogu
21 Ekim 2026 · 4 dk okuma

Özne Edebiyat ile Masam Hakkında Konuştuk

Özne Edebiyat, edebiyat, eleştiri ve düşünce odaklı metinlerin yer aldığı bağımsız bir dijital platform. Hakkında bölümünde proje şu şekilde ifade ediliyor: “Bu alan; metne sadık kalan incelemeleri, denemeleri ve edebiyat üzerine düşünme çabalarını bir araya getirmek amacıyla kurulmuştur. Şiirin, öykünün ve eleştirinin etrafında şekillenen yazılara ev sahipliği yapar.”

Özne Edebiyat’ı ön plana çıkaran ve diğerlerinden ayıransa okur ve yazarları samimi bir atmosferde buluşturmak amacıyla oluşturdukları “Masadakiler” köşesi. Bana gönderilen mailde bu köşeyi şu şekilde tarfi ediyorlardı: “Bu köşede, severek okuduğumuz yazarların üretim alanlarına, o anki çalışma masalarına ve yazma pratiklerine küçük birer pencere açmak istiyoruz. Kelimelerinizin mutfağına konuk olmak, bizim ve okurlarımız için çok kıymetli.”

Okuduğum, tanıdığım ve kıymet verdiğim yazarların, şairlerin masalarına ve onların yazma rutinlerini şahit olmak oldukça keyifliymiş meğer. Bu köşe olmasaydı bu duygudan habersiz kalacaktım 🙂

Her yazar üzerinde çalıştığı, okuma veya yazma yaptığı çalışma masasının, anlık atmosferini yansıtan bir fotoğraf paylaşıyor. O anki ruh halini ve üretim sürecini anlatan kısa bir iç döküş yazısı da fotoğrafa ekleniyor. Yazıda masanın atmosferinden, üzerinde çalışılan yazı faaliyetlerinden ve masanın sizin için ne ifade ettiğinden bahsedilmesi rica ediliyor. Ben de mutlulukla kabul ettim elbette 🙂

Özne Edebiyat Kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Birgül Temur hanımefendiye davetleri ve bu güzel çalışma için tekrar teşekkür ediyorum.

Masadakiler: Ubeydullah Öz

Bu yazı Özne Edebiyat’tan alınmıştır. Yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bakmayın masanın düzenli göründüğüne, aslında çok dağınığım. İki hafta öncesine kadar üstünde zerre boşluk olmayan iki metrelik tek bir masada, arkasındaki ve yanındaki panellere asılı onlarca şeye eşlik eden tespih koleksiyonum, akvaryum, kitaplar, dergiler ve daha ıvır zıvır ile yaşıyordum. Kıymetli karımın ısrarlarıyla ara ara masanın üzeri sakinlese de hızla yeniden eski halini alıyordu.

İşim ve hobilerim bilgisayara ve bu masaya bağlı olduğu için daha ergonomik bir düzen oluşturmak adına masayı değiştirmek zorunda kaldım. Fotoğrafın alt kısmında gördüğünüz yüksekliği ayarlanabilir bir masa, bazen yerde oturarak, bazen koltukta, bazen de ayakta çalışabiliyorum artık. Tam ortada duran kitapları işim gereği kısa sürede okumam gerekiyor: Unutmamam için daima gözümün önündeler. 

Fotoğrafın üst kısmında karıma ait olması gerekirken bir kısmını akvaryum ile işgal ettiğim, çekimlerde ve bilgisayar ekranlarını karşımda görmek istemediğim anlarda sığındığım masa yer alıyor.

En çok vakit geçirdiğim yer burası… İşimden fırsat buldukça editörlüğünü veya tasarımını tamamlamam gereken kitap ve dergilerle ilgileniyorum. O anki ruh halime göre değişiyor yapacaklarım. Öykü yazmaya, blog tutmaya, seslendirmeye ya da oyun oynamaya sığınıyorum bazen de. Bu sığınmaya zihnimin en dağınık ya da en sakin olduğu anlarda ihtiyaç duyuyorum.

Masam yaşamımın tam merkezinde: İşim, kaçış noktam, yorgunluğum, heyecanım, hayallerimin yola çıktığı ilk nokta. Son yıllarda en büyük hayalim bir çocuk kitabımın yayımlanmasıydı ve yazım süreçlerim, hüzünlerim, heyecanlı bekleyişlerim, kendi kitabımın mizanpajını yapmanın tebessümü.. hepsi masamın başında gerçekleşti. Hâlâ bu hayalin gerçekleşmesini bekliyorum masamın başında. İnşallah bir gün…

Yazıya dair bugünden bir not

Birkaç gün önce yazının sonunda bahsettiğim hayalim gerçekleşti ve yıllardır hayalini kurduğum üç çocuk kitabı çıktı. Buna dair ilk fırsatta daha uzun yazmak istiyorum ama burada da yeri gelmişken söylemek istedim. Hayalime, kitaplarıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Benzer Yazılar

Bir Düşünce Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir