Edebiyat Derslerini Sorgulatan Kitap: Sergüzeşt-i Kalyopi

Okuyan Karga ulamında

Bu yaşıma kadar eğitim hayatım boyunca öğrendiği temel edebiyat dersi bilgilerinin tamamını sorgulamama neden olan bir kitap Sezgüzeşt-i Kalyopi. Meğer ne çok yanlış bilgiye sahipmişiz, dedirtiyor ama bunu kitabın öyküsü değil önsözü yapıyor. Kitabın yazarı ilk Türkçe macera romanını yazarımız T. Abdi! Bir saniye, ilk Türkçe macera romanı Ahmet Mithat Efendi’nin yazdığı Hasan Mellah değil miydi? Değilmiş efendim, ben de Merve Köken’in yalancıyım.

İlk Türkçe Macera Romanı(!): Sergüzeşt-i Kalyopi

Türkçe fakat Grek alfabesinde kaleme alınan kitabımız tarihin tozlu sayfaları arasından Merve Köken tarafından çıkarılarak Latin aktarılmış ve Bilge Kösebalaban tarafından günümüz dilince sadeleştirilmiş. Yazıldığı tarih itibariyle Ahmet Mithat Efendi’nin Hasan Mellah’tan bir yıl eskidir ve ilk macera romanı olma sıfatının hak edenidir. Merve Köken’in önsözünden yola çıkarak anlıyoruz ki; Türk Edebiyatının öncülerini belirlerken Osmanlı’nın kozmopolit yapısı göz ardı edilmiş. Osmanlı olmayı benimsemiş nice milletten yazarların eserleri yok sayılmış. Rum yazar T. Abdi’nin kaleme aldığı bu eseri okuduğum zaman, kendisinin ne kadar bu topraklara ait bir insan olduğunu görebildim. Türkçe kaleme aldığı bu eserin, her ne sebeple olursa olsun yok sayılması en az önsöz sahipleri kadar benim de hoşnutsuzluğuma sebep oldu.

Sezgüzeşt-i Kalyopi Hakkında

Merak etmeyin, o eski spoiler dolu yorumlardan uzak bir anlatım gayretinde olacağım. Kitap okumaktan çok uzak kaldığım günlerde derdime deva olan Sezgüzeşt-i Kalyopi, başrolünde bir kadının olduğu keyifli bir macera romanı. Kahramanımız Kalyopi, babasını henüz kaybetmiş fakat bu hüznü kendine takı etmiştir. Babasının mezarını her gün ziyaret edip göz yaşı dökmeyi adet edinir. Kaderi Kalyopi ile aynı doğrultusunda adımlayan Ziver Bey’de vefat eden babasının kabrinin başında mesai harca her gün. Bu iki hüzünlü kalp birbirlerini bulur bir gece vakti. Birbirlerinin yüzlerini dahi görmeden, hüzünleri onların kalplerini nişanlar. Fakat bu aşk, nice maceralara ve deniz aşırı seferlere gebedir.

Kalyopi’nin macerası, gemi yolculukları, ıssız adalar, gözleri dönmüş erkek müsveddeleri, cenneti kıskandıracak güzellikte saraylar ve bahçelerden beslenecektir. Kah dünyanın tüm nimetleri önüne serilecek kah en büyük serveti kabul ettiği izzetini korumak için çabalayacaktır.

Kitapta çok ilgimi çeken bir nokta vardı: Yazar T. Abdi, anlattığı öykünün zamanını ifade ederken, Fatih Sultan Mehmet’in İsntabul’u fethi sonrasındaki şaşalı zamanlar, diyor. Maceramız en kötü ihtimalle 16. asırda yaşanıyor diyebiliriz buna bakarak. Böyle bir zamanda yaşayan Kalyopi’nin dilinden dökülen şu sözlere kitabı sadeleştiren Bilge Kösebalaban’ın da önsözünde işaret etmeye muhtaç hissettiği gibi inanamadım:

“Aslında mutluluk denilen şeyin kendisine sahip olabilmek için büyük şehirde olagelen sürekli çalışmaya, hırs ve hevese nazaran buralarda bunun olmadığını düşünerek çoğunluğun şehirde durmayıp gelip bu gibi yerlerde ikamet etmesinin sebebini anladı. Bir kişinin öyle büyük şehirlerde ikamet etmektense böyle yeşil ve mahsuldar, havası güzel, bitki ve meyveleri Allah vergisi ve sükunet içindeki, halkı misafirperver olan bir bölgede ikamet etmesinin akıl karı olduğuna vâkıf oldu.”

O zamanın bir çok şehrini gören ve İstanbullu olan kahramanımız Kalyopi, macerasının sonlarına doğru rast geldiği bir Akdeniz derbentinde geçirdiği günlerin ardından söylüyor bunları. Şehir yaşamından kaçmak asrımızın hayali değilmiş demek ki. Yüzyıllar evvel bile şehir, yaşanılası bir yer olamamış huzuru arayanlar için.

Sonuç

Keyifle okuyabileceğiniz kısacık bir macera romanıdır kendisi. İlk bölümde sadeleştirilmiş bir dille paylaşılan öykünün sadeleştirilmemiş, Latin harflerle orijinal metnini de eklemişler. Kalyopi’nin sevdasına kavuşup kavuşamayacağı ve bu yolda yaşadığı maceralar bir nebze ilgini çektiyse okumanı tavsiye ederim. Eğer yazdığım bir başka kitap yorumunu merak edersen şuraya tıklayabilirsin. Ayrıca ara ara seslendirmeler yaptığım youtube kanalıma da bir göz atmayı ihmal etme.

Karga'dan Mektup Almak İster Misin?

Bir Yorum Yaz