-
KAFAMDAKİ AĞRIYA BENZER, BALON GİBİ ŞİŞKİN, ANLAMSIZ HAVA KÜTLESİNE Nedenini bilmediğim bir tembellik ile boğuşuyorken ve aynı oranda kendimi hareketlendirmek için çabalarken, kenler kene olmuş kanımı emerken, “yarın bi hasret giderelim senle” dediğim…
-
Bir tiyatro oyunudur kitabımız Kendi Evinde Misafir. Yazarı George Kelly hakkında hayli gereksiz bir bilgi vermek gerekirse, kendisi bir prenses kuzeni 🙂 Sadece bir eve sahip olmak adına evlenen daha doğrusu kocası ile…
-
Bu yazı bahsi geçen yolculuk esnasında twitter üzerinden paylaştığım bir dizinin derlenmiş halidir. Okurken bu gözle okuman, yazının akışı için mantıklı bir bakış açısı sunacaktır. YOL KaSeT’ten tanıyabileceğiniz öğrencilerimi görmek için iki otobüs…
-
1989 yılında Şükran Yurdagül tarafından derlenip, çevirilen 5 farklı yazarın 9 farklı bilim kurgu öyküsünü barındıran kitabın adı maalesef büyük bir hayal kırıklığı barındırıyor. Yıl olmuş 2019 fakat hâlâ öykülerde konusu geçen herhangi…
-
Son günlerde bir şeyleri konuşarak anlatmak daha kolay geliyor. Bu yüzden Ağaç Ev Sohbetleri etkinliğinde Taha ve Edischar‘ın yeni sorusuna, bir önceki haftaya dahil olamamış olmanın eksikliğini hissederek, kısa bir ses kaydı ile…
-
Ayşim’den nasıl bir konu bekliyordum emin değilim ama karşılaştığım şeyi hiç ummadığımı henüz ilk cümleleri okurken yaşadığım şaşkınlıkla fark ettim. Sanırım, sıradan bir aşk romanı yada bir Anadolu anlatısıydı umduğum. Hatta kitap kısacık…
-
Blog yazmaya başladığım ilk yıllarda tanıdığım Peren ile 42 dakikaya sıkıştırılmış bir muhabbetin kaydı sizleri bekliyor. Peren, kişisel blog kültüründen asla kopmamış, ara ara uzun molalar verse de hep yazmaya devam etmiş güzide…
-
Az ama çok çok az önce: Kahve yapıp içmek için masadan kalkmadan önce: Bilgisayarın karşısında oyun günlüğü hazırlamak için montaj programını da henüz açmamışken: Öğrencilerimin elimden kamerayı alıp bir park eğlencemizi kayda aldıkları…
-
Yaşadığım yeri o kadar çok anlattım ki bu yazıda tekrara boğulmaktan korkuyorum. Bulunduğum köy ve benzeri saklı cennetleri haricinde ise yaşadığım şehri sevmiyorum. Antalya… Burada doğup büyümüş olsam da gerek iklimini gerekse sokaklarında…

Ubeydullah Öz
1992 yılında Manavgat’ta ebeye yetiştirilmek için binilen araçta gözlerini dünyaya açtı. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. Büyürken blog yazdı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde okudu, öğretmen oldu. Edebiyatı babasının roman yazdığı kareli defter, Hüseyn Kaya ve dergilerle sevdi. Arkadaşlarıyla sayısız dergi ve fanzin çıkardı. Öyküleri muhtelif dergilerde yayınlanıyor ve bir gün çocuk lar için yazmanın hayalini kuruyor.
aSosyal Medya
KitapYurdu’nda…

adamKarga/k!…






