Antalya’yı Sevmeyen Karga

7 mins read
16

Yaşadığım yeri o kadar çok anlattım ki bu yazıda tekrara boğulmaktan korkuyorum. Bulunduğum köy ve benzeri saklı cennetleri haricinde ise yaşadığım şehri sevmiyorum. Antalya… Burada doğup büyümüş olsam da gerek iklimini gerekse sokaklarında olmayı sevmiyor, zorunlu olmadıkça da köyden şehre inmiyorum.

Çocukluğumdan beridir Antalya’ya karşı tavrım aynı. O yüzden uzaklaşmak için ilk fırsatım olan üniversite tercihimi Sivas’tan yana kullandım. Arkadaşlarım, sıcak denizlerin hayali ile memleketime hayranlık duyarken, onları şaşırtan bir şekilde ben de Sivas’a hayranlık duyup, bağlandım. Yaz aylarında bile farklı bahanelerle Sivas’ta kalmaya, burayı ikinci bir memleket edinmeye başladım. Elbette bunda en büyük etmenler, yaptığımız güzel işler ve edindiğim güzel dostluklardı: Edebiyat dergisi, tiyatro, tabure sohbetleri, şiir haykırışları, radyo… Ve bir gün üniversite bitti ama Sivas bitmedi benim için.

Öğretmenlik atamalarında asla memleketime yakın yerler yazmadım. En uzağa, Van’aydı yolculuğum ve 3 yıl sürdü bu macera. Hayatımın en büyük tecrübelerini kazandığım şehirdir Van. Konu harici olacak ama kesinlikle görmenizi, gezmenizi tavsiye edebilirim Sivas ve Van’ı.

Antalya’ya tekrar dönüşüm ailevi nedenlerdendi. Şansım varmış ki kendimi bambaşka bir yerde hissettirecek güzellikteki bu köye tayin oldum. Burada olmayı seviyorum ve o yüzden Ağaç Ev Sohbetleri etkinliğinin yeni sorusunu ( Yaşadığınız şehrin sevdiğiniz ve sizi oraya bağlayan özellikleri nelerdir? Şehrinizde gitmeyi tercih ettiğiniz yerleri, meşhur yemekleri ve bir gün uğrarsak bize önerebileceğiniz aktiviteleri tanıtır mısınız?) Taha ve Edischar‘dan af dileyerek şehrim adına değil, köyüm adına cevaplamak istiyorum.

Hayır, asla tembellik yapmıyorum. Kelimelerle tarif edemeyeceğim bir çok şeyi size anlatması için daha önceleri youtube kanalıma yüklediğim altı videoyu paylaşıyorum sizinle. Ve her zaman olduğu gibi sözü hanımkargama bırakıyorum yazının assolisti odur diye. Ayrıca kapak fotoğrafımızı da o çekti. Alanya Kalesi’nden sahil görüntüsü.

Antalya’nın iç Anadolu ilçelerinden biri olan Akseki’de yaşıyorum. Burası yüzölçümü olarak büyük, nüfusu oldukça az, tenha, turizmden uzak bir dağ ilçesi. Bu sebeple Antalya’nın diğer ilçelerine göre çok gelişmiş değil. Misal merkezde yalnızca bir tane banka var. Kargo şubeleri yok. Gibi. Beni buraya bağlayan tek şey Adamkarga’mın vazifesi. Onun dışında hiç bir bağım yok. Hepi topu 6 aydır burada yaşıyorum. Bi dokuz, on ay kadar daha buradayız. Umarım fazlası da olmaz. Zira aklım başka yerlerde.

Sevmediğim çok şey olmasına rağmen yine güzel yanları var tabi. Kekik kokulu, yürüyüşe ve bisiklet sürmeye elverişli, dağ manzaralı dümdüz yolları mesela. Sabah uyandığımda duyduğum keçi melemeleri. Kümesten bağırıp “ben de varım” diyen horozları. Temiz havası. Sessizliği. İnsanlardan yeterince sıkılmışken burası ilaç gibi geldi. Bir de evimi. Geniş, kullanışlı, istediğim gibi düzenleyebileceğim, giriş kat, bağı bahçesi olan çam kokulu bir ev.

Antalya’nın yemek kültürü pek yok. Hatta hiç yok desek yeridir. Köfte piyazdan başka önerebileceğim bir şey gelmedi aklıma.

Tahini meşhur buranın. Piyazı da tahinli yumurtalı. İstanbul’dakinden oldukça farklı ve daha lezzetli kanımca. Aktivite sorarsanız buradan daha bol olanı yoktur başka şehirlerde. Gezilecek pek çok antik kent, köprü, kanyon, müze, kale, ırmaklar ve şelaleler var. Her yer tarih kokuyor. Bunun dışında sahilleri fazla dalgalı ama bir o kadar berrak ve hoş. Alanya Antalya’nın geri kalanına bedel güzellikte bir ilçe. Kendi başına bir şehir bile olabilirmiş. Yamaç paraşütü, tekne turları, uçak uçurma, su parkları, deniz paraşütü gibi pek çok etkinlik de var.

Bir gün buraya uğrarsanız tavsiye edebileceğim tek şey mayıs – eylül ayları arasında buradan uzak durmanız. Nem ve sıcak çok fazla. Kalan aylarda gelip hem denize girebilir, bizim gibi dağ ilçesindekileri ziyaret edip aynı akşam kuzinada kestane kebap yapabilirsiniz. Ayrıca Antalya tekne kiralama fiyatları için linki ziyaret edebilirsiniz. Antalya kendi içinde çok uzak ve sıcaklık farklılıkları olan garip ama hoş esintiler bırakan da bir şehir.

Sevgiler.

Karga'dan Mektup Almak İster Misin?

ADAMKARGA

2009'den beridir blog yazar: çocuk yaşlarında dinlediği kararsız karga radyo tiyatrosunun etkisinden hâlâ kurtulamamıştır; hayal dünyasında bir karga olarak doğan ve kararsızlığından ötürü insanlığa mahkum edilen saçma sapan birisidir.

16 Comments

  1. Yeniden elinize sağlık, her hafta sizin yazılarınızı okumak ne kadar keyifli. Videolar o kadar cezbedici ki keşke oraları görebilsem dedim içimden. Ayrıca Antalya daha önce görme fırsatım olmadığı bir şehir. Kısa yaz tatillerinden ziyade uzun süreli gezip görebileceğim bir şekilde gelmeyi çok isterim. Vazifenizde ve kalan sürenizde başarılar dilerim. Adamkarga gittiği her yeri bizlere taşıyacak eminim. Haftaya görüşmek üzere 🙂

    • Çok teşekkür ederim, ne mutlu bana. Umarım en kısa zamanda gönlünüzce gezme fırsatı bulabilirsin 🙂 Güzel sorularda ve yazılarda görüşmek üzere ^^

  2. Bu yaşadığımız şehir fikri hoşuma gitti, Antalya ya hiç gitmedim ama dediğiniz gibi mayıs ve eylül ayı sanırım hiç bana uymaz, diğer zamanlarda belki birgün gelip gezeriz, yazı için teşekkürler 🙋‍♀️🙋‍♀️

  3. Her video o kadar doğal ve güzel ki;şöminenin basında olmak ayrı güzel yavru kuşların açık ağızla yemek bekleyişleri ayrı güzel.
    Dilerim ki Sivas’ta da güzel anlar bitiktirirsiniz.
    Size ve hanımkargaya selamlar sevgiler.

  4. Antalya’ya ben de çok ısınamamıştım. Birkaç gere gidip gezme imkanım oldu. Hiç denizine giremedim. Ama özellikle merkezini çokça gezme imkanım oldu. Son gidişimde bir ralli yarışında gözetmenlik görevi için gitmiştim. O zaman daha sıcak geldi bana. “Yaşar mısın?” diye sorarsanız “yaşayabilirim” derim.

    • Yaşanılanacak yerden ne beklendiğine göre fikirler farklı olacaktır elbet. Kültürel, sosyal anlamda bir İstanbul olamasa da çok çok eksiği yoktur mesela 🙂 Umarım ömür boyu sevdiğiniz yerlerde yaşar ve aksine mecbur kalmazsınız.

  5. Hocam sende benim gibisin, sıcak yerleri sevmiyorsun. Deniz vs benide çok etkilemiyor 1 yada 2 hafta sahil kenarında takılmak yeterli. Yaşamak için bende soğuk memleketleri seviyorum. 🙂

  6. Tam da emekli olduğumda yaşamayı düşündüğüm bir yerde yaşıyorsunuz resmen. Burayı aklımda tutup önceden bi gelip görmeliyim sanırım.
    Ek olarak yazının ikinci bölümüne geçerken birden küçük de olsa ciddiyet geliyor bana. Öhöm öhöm falan oluyorum niyeyse :):)
    Yaaa yazılarınız çok güzel; fotoğraf ve videolarıyla. Ellerinize sağlık. 🙂

    • Emin olun yaşamak için güzel bir tercih olacaktır 🙂
      Bu soru cevap dizisinde İkinci bölümler hep hanımkargama ait ve o beni ciddiyet olarak tamamlayan kısım oluyor her daim 🙂

    • Maalesef deniz konusunda aynı durumdayım. Oldum olası denizi değil ırmakları tercih ettim yüzmek için 🙂 Daha serin, daha sakin gelir ırmak benim için.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.