Ay: Mayıs 2021

  • Edebiyat Derslerini Sorgulatan Kitap: Sergüzeşt-i Kalyopi

    Bu yaşıma kadar eğitim hayatım boyunca öğrendiği temel edebiyat dersi bilgilerinin tamamını sorgulamama neden olan bir kitap Sezgüzeşt-i Kalyopi. Meğer ne çok yanlış bilgiye sahipmişiz, dedirtiyor ama bunu kitabın öyküsü değil önsözü yapıyor. Kitabın yazarı ilk Türkçe macera romanını yazarımız T. Abdi! Bir saniye, ilk Türkçe macera romanı Ahmet Mithat Efendi’nin yazdığı Hasan Mellah değil miydi? Değilmiş efendim, ben de Merve Köken’in yalancıyım.

    İlk Türkçe Macera Romanı(!): Sergüzeşt-i Kalyopi

    Türkçe fakat Grek alfabesinde kaleme alınan kitabımız tarihin tozlu sayfaları arasından Merve Köken tarafından çıkarılarak Latin aktarılmış ve Bilge Kösebalaban tarafından günümüz dilince sadeleştirilmiş. Yazıldığı tarih itibariyle Ahmet Mithat Efendi’nin Hasan Mellah’tan bir yıl eskidir ve ilk macera romanı olma sıfatının hak edenidir. Merve Köken’in önsözünden yola çıkarak anlıyoruz ki; Türk Edebiyatının öncülerini belirlerken Osmanlı’nın kozmopolit yapısı göz ardı edilmiş. Osmanlı olmayı benimsemiş nice milletten yazarların eserleri yok sayılmış. Rum yazar T. Abdi’nin kaleme aldığı bu eseri okuduğum zaman, kendisinin ne kadar bu topraklara ait bir insan olduğunu görebildim. Türkçe kaleme aldığı bu eserin, her ne sebeple olursa olsun yok sayılması en az önsöz sahipleri kadar benim de hoşnutsuzluğuma sebep oldu.

    Sezgüzeşt-i Kalyopi Hakkında

    Merak etmeyin, o eski spoiler dolu yorumlardan uzak bir anlatım gayretinde olacağım. Kitap okumaktan çok uzak kaldığım günlerde derdime deva olan Sezgüzeşt-i Kalyopi, başrolünde bir kadının olduğu keyifli bir macera romanı. Kahramanımız Kalyopi, babasını henüz kaybetmiş fakat bu hüznü kendine takı etmiştir. Babasının mezarını her gün ziyaret edip göz yaşı dökmeyi adet edinir. Kaderi Kalyopi ile aynı doğrultusunda adımlayan Ziver Bey’de vefat eden babasının kabrinin başında mesai harca her gün. Bu iki hüzünlü kalp birbirlerini bulur bir gece vakti. Birbirlerinin yüzlerini dahi görmeden, hüzünleri onların kalplerini nişanlar. Fakat bu aşk, nice maceralara ve deniz aşırı seferlere gebedir.

    Kalyopi’nin macerası, gemi yolculukları, ıssız adalar, gözleri dönmüş erkek müsveddeleri, cenneti kıskandıracak güzellikte saraylar ve bahçelerden beslenecektir. Kah dünyanın tüm nimetleri önüne serilecek kah en büyük serveti kabul ettiği izzetini korumak için çabalayacaktır.

    Kitapta çok ilgimi çeken bir nokta vardı: Yazar T. Abdi, anlattığı öykünün zamanını ifade ederken, Fatih Sultan Mehmet’in İsntabul’u fethi sonrasındaki şaşalı zamanlar, diyor. Maceramız en kötü ihtimalle 16. asırda yaşanıyor diyebiliriz buna bakarak. Böyle bir zamanda yaşayan Kalyopi’nin dilinden dökülen şu sözlere kitabı sadeleştiren Bilge Kösebalaban’ın da önsözünde işaret etmeye muhtaç hissettiği gibi inanamadım:

    “Aslında mutluluk denilen şeyin kendisine sahip olabilmek için büyük şehirde olagelen sürekli çalışmaya, hırs ve hevese nazaran buralarda bunun olmadığını düşünerek çoğunluğun şehirde durmayıp gelip bu gibi yerlerde ikamet etmesinin sebebini anladı. Bir kişinin öyle büyük şehirlerde ikamet etmektense böyle yeşil ve mahsuldar, havası güzel, bitki ve meyveleri Allah vergisi ve sükunet içindeki, halkı misafirperver olan bir bölgede ikamet etmesinin akıl karı olduğuna vâkıf oldu.”

    O zamanın bir çok şehrini gören ve İstanbullu olan kahramanımız Kalyopi, macerasının sonlarına doğru rast geldiği bir Akdeniz derbentinde geçirdiği günlerin ardından söylüyor bunları. Şehir yaşamından kaçmak asrımızın hayali değilmiş demek ki. Yüzyıllar evvel bile şehir, yaşanılası bir yer olamamış huzuru arayanlar için.

    Sonuç

    Keyifle okuyabileceğiniz kısacık bir macera romanıdır kendisi. İlk bölümde sadeleştirilmiş bir dille paylaşılan öykünün sadeleştirilmemiş, Latin harflerle orijinal metnini de eklemişler. Kalyopi’nin sevdasına kavuşup kavuşamayacağı ve bu yolda yaşadığı maceralar bir nebze ilgini çektiyse okumanı tavsiye ederim. Eğer yazdığım bir başka kitap yorumunu merak edersen şuraya tıklayabilirsin. Ayrıca ara ara seslendirmeler yaptığım youtube kanalıma da bir göz atmayı ihmal etme.

  • Bir Dal Parçasıyla Arkadaşını Öldürmek!

    Bir dal parçası ama öyle sıradan bir dal parçası değil asla. En azından otuz santim uzunluğunda olmalı ve ortalarına doğru avuç içlerine sığabilecek kadar ufak bir dalcık daha barındırmalı. Biraz havalı olsun dilerseniz ucuna doğru ufacık minnak bir çıkıntısı bulunmalı. Evet, işte karşınızda değme oyunların on binlerce liralık kaplamalı silahlarına taş çıkaracak bir tabanca. Haritanın yüklenmesini beklemek yok. Mahallenin tek bakir binası olan savaş alanımız ile komşuyuz. Bu sebeple şanslı kabul edilirim diğer savaşçılar tarafından. Yıllarca tamamlanamamış bu bina bizim için büyük bir hazine ve değeri paha biçilemez. Savaşın başlayabilmesi için en azından altı kişi gerekir. Daha az kişiyle pek keyif vermiyor katliam. Bir diğer önemli konu ise takımları adil oluşturmak. Burada da devreye şaşmaz adalet sistemimiz olan adım saymaca giriyor. Aldım, verdim, aldım, verdim, ben seni yendim.

    – Hasan!

    – Abdurrahman!

    – Onu alamazsın lan, o benim kardeşim!!

    – Hasan’dan önce sen seçseydin madem, banane, benim takımımda artık.

    – Abdurrahman, gitme bak döverim!

    – Mızıkçılık yapma abi. Oynayalım işte, ne fark eder.

    Şunu aldım, bunu aldım derken kurulur takımlar. İnşaatın üç katına itinayla saklanır ilk takım. Kural basit: Birbirini gören iki kişiden silahı hedefte olup da “Öldün, çık!” diyen kazanır, diğeri ise öldü kabul edilir. Adet olduğu gereği her seferinde bir tartışma çıkar.

    – Hayır ben ilk gördüm seni!

    – Ama ben ilk bağırdım!

    – Silahın bana bile bakmıyordu, saylanmaz!

    O binada uzun süren savaşlarımız oldu. Ta ki içimizden birisi merdivenlerden düşüp kafasını yarana kadar. O gün kopan kıyamette bina da bizim gözümüzde yok olmuştu. Daha da girmedik inşaata. Ama o inşaat uzun süre tamamlanamadı. Bizi mi bekliyordu yoksa bir derdi mi vardı, bilmiyordum. Birkaç yıl sonra öğrendim ki amcamınmış meğer orası. Yavaş yavaş ancak tamamlamışlar parasızlıktan. Amcam yıllarca tamamlamak için çabalamış. Belki de bizim çocukça dualarımız yüzünden bunca uzun sürdü tasası. Binanın tamamlanması demek; bizim en büyük oyun alanımızın da ortadan kalkması demekti sonuçta. O yüzden hiç tamamlanmasındı tüm mahalle çocuklarının duası. Hatta bizim mahalleden olmayan ve sadece yazları dedesinin yanına birkaç haftalığına gelen, adını ve yüzünü hiç hatırlayamadığım ama birlikte güzel vakitler geçirdiğimizi anımsadığım Adsız’ın da duasıydı inşaatın tamamlanmayıp her yaz bizimle burada savaş oyunları oynamak.

    O bina yokken daha mutluyduk. Top sahasıydı tüm mahallenin. Ali Sami Yen yanında halt etmiş, daha güzeli imkansızdı. Hep orada kalacaktı ama olmadı. İnşaat geldi; o da hep inşaat kalacaktı. Kalmadı. Sokaklar çocuklarındı ve hep çocuklara ait kalacaktı. Biri beni bu rüyadan uyandırsın!

    Bu yazı, Kelimelerinsahibi Sezer ağabey ile muhabbet ederken “Hadi 20 dakikada yazı yazıp yayımlalım!” dememiz ile oluşmuştur. 20 dakikada yazı, 10 dakikada da başlık ve öne çıkan görsel ayarlanmıştır. Kendisinin yazmış olduğu Bunlar Böyle Zengin Oluyor İşte adlı içeriği de okumanızı tebessümle tavsiye ederim. İyi ki varsın abi.

  • Nasipse Olur: Keyifli Bir Komedi

    En son ne zaman bir yerli komedi filmi izlediğimi hatırlamıyorum. Daha da acı olan ise en son ne zaman yerli bir komedide bu kadar eğlendiğimi hatırlayamıyor olmam. Nasipse Olur filminin tadı damağımda kaldı. Jenerik akarken anlatıcının hikayenin sonunu anlattığı son saniyelere kadar izlemekle kalmayıp jenerik arkasından gelen reklam kartvizitlerini incelerken buldum kendimi.

    Nasipse Olur Filmi Hakkında

    2020 yılında Sevgililer Gününde vizyona girmiş olan filmimiz Netflix’te haftanın en çok izlenenleri arasında yer alıyordu. Benim de kendisiyle karşılaşmam bu vesileyle oldu. Filmi ilk olarak Haneler isimli televizyon dizisinden oyuncu olarak hatırladığım Barış Başar yazmış. Sanırım sinemadaki ilk senaryosu da bu film. Yönetmen koltuğunda ise Kurtlar Vadisi sinema filmlerinin görüntü yönetmeni olarak tanıdığımız Selahattin Sancaklı oturuyor.

    Sinop’un Boyabat ilçesinde geçen film, şehrin doğal güzelliklerinden de faydalanarak harika bir atmosfer sunuyor. Girişi yerli filmlerin değişmez sahnesi olan; başrolün tüm mahalleyle iyi anlaştığını gözümüze sokan herkesle selamlaşma ritüeli ile yapsak da hemen bunun öncesinde yer alan anlatıcı ayrıntısı bir nebze bu hali görmezden gelmemi sağladı. Başrollerinde Algı Eke ve Burak Sevinç’in olduğu filmin kadrosunun kalite koktuğunu belirtmeden geçmeyelim ve konusuna gelelim.

    Nasipse Olur Filminin Konusu

    Anlatıcının tabiri ile aşk hikayemizin prensesi Günfer kızımızın babası yenice vefat etmiş. Günfer, babasından kalma ekmek fırınını ayakta tutmak ile hayali olan pastacılığı yapmak arasında kalır. Fakat ne kadar iş başvurusu yapsa da başarılı olamaz. Hikayemizin diğer kahramanı Gökhan ise şehrin en zengin ailesinin oğludur. Babası vefat ettikten sonra annesinin şefkatli baskıları ile hayalleri arasında sıkışıp kalmıştır. Kahramanlarımız hayalleri ve dertleri ile tesadüfler eşliğinde karşı karşıya gelirler ve hikayemiz tatlı bir düğüne doğru sürüklenir. Şimdi filmin sonunu söyledim diye spoiler sanmayın: Sonu düğünle bitmeyen kaç tane komik aşk filmi var ki zaten ülkede 🙂

    Filmin fragmanını buradan izleyebilirsiniz. Netflix aboneliğimin işe yaradığı durumlardan birisi oldu bu film. Uzun zamandır üyeliğim olsa da bir şeyler izlemek için kendimi ikna edemiyorum. Bu filmi izlememiz de bir kahvaltı sonrası rastlantısıydı. Her zamanki boş gezimi yaparken ismi ilgimi çekmiş ve açmıştım. Girişteki Boyabat manzarası ve anlatıcının keyifli tavrı ile filmin sonuna kadar geldik bir çırpıda.

    Eğer bu karga başka neler izlemiş zamanında derseniz, şuradan diğer tavsiyelerime ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla…

  • Alt Kattan Gelen Gürültü Nasıl Engellenir

    Dairelerde eğer iyi bir yalıtım yapılmazsa gürültü kaçınılmaz bir hal alıyor. Çocuk sesleri, koşuşturmalar, izlenen televizyon dizileri (özellikle zevkinize hitap etmiyorsa) vs mahremiyet kavramı kalmayan bir durum haline geliyor. Hepimiz bir miktar gürültüyle uğraşmamız gerektiğini bilsek de, bazen gürültü aslında hayal ettiğimizden daha kötü olabiliyor.

    Çoğu zaman, üst kattaki komşuların size sorun çıkardığını hayal edersiniz. Bu nedenle, üst katlarda oturmaya başladığınızda alt kattaki komşuların en gürültülü olduğunu gördüğünüzde şaşırabilirsiniz.

    Ve şaşırmışsınız ki daha sonra internette bu durumdan kurtulmak için bir yol arıyorsunuz. Size bu iş için kullanılması ve kullanılmaması gereken ses yalıtım malzemeleri ile ilgili bilgileri harmanladım. 

    Üst katta oturduğunuz için bir miktar şanlısınız. Neden mi ? Eğer alt katta otursanız ve üstten şikayetler geliyor üstelik üst kattaki komşularınız ses yalıtımı ile ilgilenmeyecekse bu durum için yapabileceğiniz iki şey olurdu. Ya bu duruma katlanmak için kendinizi inandırır ya da oradan taşınırdınız. Şuan ki durumda kendi zemininizde de işlem yaparak ses seviyesini en azından artık rahatsızlık vermeyecek şekilde indirgeyebilirsiniz.

    Ses yalıtımı uygulamalarının maliyetli olduğunu ürünleri daha anlatmadan söylemek istiyorum. Zemine sereceğiniz halıflex veya strafor tarzı malzemeler çok ucuz yollu gereksiz maliyet oluşturacak ürünlerdir.  Siz bu işlemi uzun süreli tutup sesten olabildiğince en iyi seviyede kurtulmak istiyorsanız kalıcı çözümler aramalısınız. Bunlarda günümüz şartlarından ürünlerin piyasa değerlerinden dolayı ne yazık ki cep yakan niteliktedir. Yapılan binalarda ses yalıtımı malzemesi kullanıldı diye yazılsa dahi kullanılan ürünlerin neler olduğunu da öğrenmek gerekir. Tabii ki bir akustik danışman ses mühendisi vs olmanızı gerektiren bir durum söz konusu değil. Yalıtım malzemelerinin bir amacı karşıladığına dair belgelenmesi gerekir. Üreticiler bu belgeleri almadığı sürece ürünlerinin hangi durumda ne kadar ses yalıtım performansı sağladığını iletemediklerinden dolayı satış yapamazlar.

    Ses yalıtımı eğer alt kattan yapılması gerekiyorsa (bu durum alt katınızda stüdyo kurmuş veya fabrikası olan kişiler için geçerlidir) tavanda akustik panel veya akustik sünger gibi akustik malzemeler değil de ciddi ses kesim yüzdesine sahip ürünler ses yalıtım süngeri ( süngerpan, bariyerli süngerpan, bondex sünger ve bariyerli bondex sünger), ses yalıtım bariyerleri ( epdm ses bariyeri, tecsound bariyer, pvc kauçuk ağır bariyer, vinil bariyerler) kullanılmalıdır. 

    Eğer işlem sizin dairenizde yapılması yetecek seviyede ise zemininizde kullanılan kaplamaya göre ürünler tercih edilmelidir. Ürünler; mantarlı kauçuk levha, kauçuk levha, mantar levha, süngerpan, evapan, ses bariyeri şeklinde. 

  • Yan Komşudan Gelen Ses Nasıl Engellenir: 4 En İyi Yol (Bu İşe Yarar!)

    Gürültülü komşularla uğraşmak kadar sinir bozucu bir şey yoktur . Elbette her zaman hareket edebilirsiniz, ama ya yeni yerinizde daha da kötüye giderse? Peki ya yeri kiralamıyorsanız ama yerin sahibiyseniz ve bu kadar kolay taşınamıyorsanız?

    Tek seçenek, bir apartman dairesinde gürültüyü nasıl engelleyeceğinizi ve nihayetinde yan komşulardan gelen gürültüyü nasıl azaltacağınızı öğrenmektir. Evdeki bu duvarlar büyük bir sorun olabilir. Gürültülü komşular, özellikle zor bir günün ardından sinirlerinizi bozabilir ve tek istediğiniz rahatlamaktır.

    Neye İhtiyacınız Olacak?

    1. Duvarların Ses Yalıtımı

    Komşularınızla en az bir duvarı paylaşıyorsanız, o zaman büyük olasılıkla gürültü size nasıl ulaşır. Müteahhitler maliyetleri düşürmek için ellerinden geldiğince çabaladıklarından duvarlar, özellikle apartman dairelerinde olanlar genellikle oldukça incedir.

    Komşularınızdan gelen gürültüyü iletmede en büyük suçluların duvarlar olduğu göz önüne alındığında, önce onları ses geçirmez hale getirmek isteyebilirsiniz . Bunu başarmanın birkaç yolu var.

    Ses yalıtımı için en yaygın yöntem, karkaslı sistem kullanarak bu sistem için ses yalıtım malzemeleri olarak ses yalıtım süngeri ve bariyerlerinin kullanılmasıdır. 

    Yanlış Bilenenler

    NRC değeri yani akustik emilim değeri yüksek olan akustik sünger, taşyünü veya camyünü dolgulu akustik panel ürünlerinin ses yalıtımında etki sağladığı düşünülür. Bu yüzdelik oranda baktığında fark edilmeyecek kadar düşüktür. Bu ürünler sesi kesmek için değil sesi kestikten sonra veya ortama farklı bir yerden ses gelmeyip sadece içerideki ses karmaşasını engellemek sesi dengelemek için kullanılan ürünlerdir.

    2. Kapının Ses Yalıtımı

    Komşulardan gelen gürültüyü iletmek söz konusu olduğunda bir başka büyük suçlu da kapıdır. Günümüzde çoğu kapı genellikle boştur ve komşu gürültüyü azaltmak için çok az şey yapar. Elbette bunun için en iyi çözüm, tamamen yeni bir kapı almak olacaktır.

    Bununla birlikte, bu pahalı bir seçenektir, bu nedenle bunun yerine komşulardan gelen gürültüyü azaltmak için birkaç başka alternatif denemek isteyebilirsiniz.

    Komşulardan evinize ses gelmesi için kapıda belli boşluklar ve delikler olması muhtemeldir.

    Boşluklar ne kadar küçük olursa olsun, sesin evinize girmesine neden olur. Bu nedenle, özellikle ana kapı olmak üzere kapılardaki boşlukların kapatılması önemlidir.

    3. Pencereler için ses yalıtımı

    Evinize giren tüm sesler yan komşunuzdan gelmeyecektir. Bir sonraki binadan olabilir. Bu gibi durumlarda ses evinize esas olarak pencerelerden ulaşır.

    Tabii ki, pencereyi tamamen bloke etmek, sesi bloke etmenin nihai yolu olacaktır. Ancak bu, ışığın odaya girmesini de engelleyecektir.

    Ses yalıtımı projeniz için bütçenizi harcamaya hazırsanız, çift bölmeli pencereler almaya karar verebilirsiniz. Bu pencereler, sesi engellemede daha etkili kılan ekstra bir cam katmanına sahiptir. Bu seçeneğe karar verirseniz, pencereleri sizin için kuracak deneyimli birini bulmanız önemlidir. Tüm pencereleri tamamen değiştirmek yerine, mevcut pencerelerinize bir akrilik katmanı eklemeye karar verebilirsiniz. Bu biraz pahalı olmasına rağmen çift camlı pencerelerden daha ucuz bir seçenektir.

    4. Ses Geçirmez Perdeler Edinin

    Duvarların, kapıların ve pencerelerin ses yalıtımı, komşulardan gelen tüm gürültüyü engellemek için fazlasıyla yeterli olmalıdır.

    Ancak, bunu bir adım daha yükseğe çıkarmaya ve ses geçirmez perdeler almaya karar verebilirsiniz. Ses geçirmez perdeler, özellikle geceleri sesin azaltılması söz konusu olduğunda büyük bir yatırım olacaktır. Bu perdeler genellikle sesin içlerinden geçmesini zorlaştıran kalın malzemelerden yapılır.

  • Ses Kayıt Stüdyosu Kurmak İçin Neler Gereklidir?

    Devir teknoloji devri olduğu için son zamanlarda youtube kanalı açmak, sosyal medyadan paylaşımlar yapmak hatta bu paylaşımlardan para kazanmak yeni bir iş kolu olarak karşımıza çıkmaya başladı. Bunu profesyonel olarak yapmak için doğru ekipmanlara ve ortama sahip olmak gerekiyor. 

    Ses Kayıt Stüdyosu Yalıtımı

    Ses kayıt stüdyosu kurarken en önemli şey ortamın ses yalıtımını doğru bir şekilde yapmaktır. Bu yalıtımı yaparken kalınlık ve yoğunluk açısından yüksek değerlere sahip ses yalıtım ürünleri kullanılmalıdır. Eğer tek bir oda var ise, bu odayı ortadan yalıtımlı bölme duvar ile ayırabiliriz, böylece hem kayıt alanı hem reji alanı oluşturabiliriz, bu da odayı daha verimli ve doğru işlevde kullanmanızı sağlar. Alan ayrımı yapmak için ortak bölme duvar yaparken ses yalıtım malzemelerinden olan: ses yalıtım süngerleri, taş yünü plakalar, alçıpan plakalar, ses bariyerleri gibi ürünler kullanılabilir. Bu ses kayıt stüdyosunda yapacağınız içeriklere göre yalıtım katmanları artabilir. 

    Ses Kayıt Stüdyosu Kurulum Alternatifleri

    Sessiz oda yapımından, yüzer odaya; odaya müdahale etmek istemezseniz ve portatif bir çözüm ararsanız da ihtiyacınız kadar bir akustik kabin ile kendinize ses kayıt stüdyosu yaratabilirsiniz. Akustik kabinlerin, 1 kişilik kabinden 6-8 kişilik kabine kadar seçenekleri vardır. Ses yalıtım malzemeleri ile dolgulu bu kabinler, tavan ışıklandırmasından, havalandırmasına, zemin halısından duvarda kullanılacak akustik elemanlara kadar anahtar teslim şekilde eksiksiz sunulur. 

    Ses Kayıt Odası Akustik Düzenleme

    Ses kayıt stüdyolarında ses yalıtımı kadar yapılan akustik düzenleme de mühimdir. Stüdyoda doğru akustik düzenleme olmazsa, doğru yalıtım eksik kalır. Bu nedenle akustik süngerlerin ya da akustik panellerin doğru konumlara eksiksiz yerleştirilmesi gerekir. Akustik ahşap difüzör paneller, ahşap difüzör basstrapler, akustik sünger basstrapler, alev yürütmez desenli akustik süngerler gibi akustik ürünler kullanılabilir. Ses kayıt odasının kapı ve penceresini de yalıtmak ses kaçışını engellemek adına önemlidir. Mevcut kapının akustik ses yalıtımlı kapı ile değişmesi, mevcut pencerenin ses yalıtımlı lamine cam ile değiştirilmesi gerekmektedir. Buna ek olarak ses yalıtımlı lamine cama ses kesici akustik perde uygulaması da gereklidir. Bu kalemler eksiksiz şekilde yapıldığında, yalıtımlı ve keyifle zaman geçirebileceğiniz bir kayıt stüdyosuna sahipsiniz demektir. Uzman mimari, satış ve keşif ekibimiz ile size en uygun fiyatlı en doğru çözümleri sunmamız için bizimle iletişime geçebilirsiniz. 

  • Evde Sinema Odası Kurulurken Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Sinemada film izlemenin daha keyifli olmasının nedeni, yüksek desibelde ve büyük sinema perdesinde izleniyor olmasından geçer. Aynı sinema konforunu doğru ürünler kullanarak evde yaşamak da mümkündür. Burada dikkat edilmesi gereken iki unsur vardır: birincisi yüksek sesle izleneceği için komşuları ya da yan odalardaki ev halkını rahatsız etmemekten geçer, ki bu da doğru bir ses yalıtımı çalışması ile olur. İkinci unsur da filmdeki efektleri net duymak, oradaymışsınız hissi ile izlemek için doğru akustik düzenleme yapılmasıdır. Bu iki kalemi kusursuz bir şekilde yerine getirdiğinizde sinema keyfini eve taşıyabilirsiniz. 

    Adım Adım Sinema Odası Kurumu 

    Evde sinema odası adım adım şu şekilde kurulur: Mimari ekibimiz keşif ekibimiz ile beraber sinema odası yapmak istediğiniz alana keşif düzenler. Bu keşif sonucunda kullanılması gereken doğru ses yalıtım malzemelerini tespit ederler. Sonrasında modelleme çalışması yaparak size tasarım sunarlar.

    Evde Sinema Odası Ses Yalıtımı

    Gürültü yalıtımlarında kısmi müdahaleler ile problem çözülebilir. Üst kat komşunuzdan ses geliyor ise, tavana ses yalıtımı; yan komşunuzdan ses geliyorsa ise ortak duvarınıza ses yalıtımı yapmak yeterlidir. Burada ise, kısmı müdahale değil, hem tavan, hem duvar hem de zemine ses yalıtımı yapmak gereklidir. Bununla kalmayıp, ses dağılımlarını düzgün duymak için yine hem tavan, hem duvar hem de zemine akustik düzenleme yapılması gereklidir. Ses yalıtımı yapılırken seçilen ses yalıtım süngerlerinin kalınlık ve yoğunluk değerlerinin yüksek olması önemlidir.

    Evde Sinema Odası Akustik Düzenleme

    Akustik düzenleme kısmında, akustik panel de tercih edebilirsiniz, akustik sünger de. Bu biraz bütçeye bağlıdır, akustik sünger daha uygun maliyete çıkar. Ofis, ev, otel, derslik, konferans salonu gibi alanlarda akustik panelleri ya da akustik süngerleri belirli bir yüzde ile yerleştirmek gerekir, metrajın %100 lük kısmına kaplama yapıldığında yansıtıcı bir alan kalmaz, bu da doğru bir işlem olmaz. Fakat sinema odasında, metrajın %100 lük kısmına kaplama yapılmalıdır. Sinema odasına ses yalıtımı yapılırken diğer alanlarda ses yalıtımı uygulamasından farklı olarak pencere ve kapılara da müdahale etmek gerekir, pencere ve kapılar da ses kaçışının yüksek oranda olduğu yerlerdir. 

    Evde Sinema Odası Kurarken Pencere ve Kapılara Dikkat

    Mevcut kapı sökülüp içine ses yalıtım ürünleri doldurulup akustik kapıya dönüştürülebilir, ya da sıfırdan akustik kapı imalatı yapılabilir. Pencere içinse, mevcut pencere sökülüp ses yalıtımlı lamine cam kullanmak gerekir. Değişen cama destek olması için ses yalıtımlı akustik perde kullanımı da doğru bir çözüm olacaktır.