• Anlaşılmaz Mıyım?

    Aslında sadece kısa bir öykü yazacaktım. Son düzlükte vazgeçerek, öykü özentisi şeyin öncesinde kendimi az da olsa ifade etmek istedim. Şöyle ki; blogumda yer alan yazılarımın çoğunluğunda karşılaştığım ortak bir tepki var: “Seni anlamakta zorlanıyorum.” Bu yazıyı yazmama iten şey ise yine bu minvalde olabilecek öykümsüdür. Mikrofonu kendime uzatıyor ve kendi içimde bunun nedenlerini sorguluyorum…


  • EEE

    beyim! sana tam olarak nasıl ifade ederim bilemiyorum halimi fakat.. bendeniz düzenli yaşamaya pek alışık değilmişim. hoşnutsuzum demiyorum, asla! büyük yalana varmaz dilim. ama düzene girdi gireli bir ayı aşıyor hayatım. bu düzen içinde düzensizliğimin bir ürünü olan blog vb. şeylere kafamı veremez oldum. sanırım uğraşlarım, düzensizliğimin birer kaçış noktasıydı benim için. aman nazarlar değmesin,…


  • KaSeT Okumaları

    Dört güzide öğrencimle, okulumuzda KaSeT adını verdiğimiz gizli bir tim kurduk: Kitabı Sevdirme Timi. Amacımız öğrenciler arasında kitap okuma oranını artıracak faaliyetleri artırmak ve bu işe tatlı bir yön eklemek. Ayrıca bu faaliyet içerisinde okuduğumuz kitapları yorumlamak da var. Bu yazıda ekibimizin her şeyi olan üç öğrencimin yeni kitap yorumlarını paylaşıyorum. Eğer onların yorumlarını okumaya…


  • Baykuşu Çok Viranenin, Bir Hüdhüd’ün Ziyaretiyle Anlamsızlıktan Arınmakta Oluşunun Öyküsüdür!

    Nedim ile aynı şeyi mi hissediyorum bu beyti okurken bilemem: İnsanın kendi cevherini keşfedebilmesi için hüdhüd cinsinden, gözleri hazineler sunarcasına tebessüm edebilen bir hayat arkadaşına muhtaçtır. yirmidört mart ikibinondokuz


  • Üç Öğrenci, Üç Roman

    Okumak ve yazmak. En çok özendiğim iki şey. Bu özentimi öğrencilerimle de paylaştım her zaman. Onlara haddimin yettiğince bu konuda yol göstermeye çabaladım. Şimdilerde görev yaptığım okulda bir öğretmen olarak bu konuda beni gururlandıran 4 öğrencim var. Birlikte hem okuyor hem de yazmaya gayret ediyoruz. Ayrıca okul kütüphanemizin sorumluluğu da tamamen bizde. Bir köy ortaokulu…


  • Ekmek Kapısı ve Tahir Fikri Gizemi

    “19 Eylül 1977 gün ve 1952 sayılı Tebliğler Dergisinde önerilmiş öykülerin devamıdır.” notu yer alan kitabın yazarı hakkında internette tek bir bilgiye rastlayamadım. Tahir Fikri… Yazar, büyük ihtimalle müstear bir isimle birçok kitap yazdı ve sonrasında ortadan kayboldu. Kendisi hakkında sadece iki bilgiye rastlayabildim: Birincisi Niğde’li ünlüler başlıklı aynı isimleri barındıran birkaç yazıda adının geçiyor…


  • Kargaşa Güzellemesi

    Evime giderken en tiz perdeden meleme sesleri duydum. Her gün selamlaştığım keçilerin yavruları olmuş yenice. O kadar sevimliler ki uzunca bir süre onları izledim. Elime telefonu alıp kayda başladığımda ise kesiliverdi sesleri. Arkamı dönüp uzaklaşırken yine neşe saçan melemeleri başladı. Anın tadını çıkarttım sadece, payıma düşen neşeden bolca sırtlandım. Sana da bu video kaldı geriye…


  • Kirlenmek Güzeldir Hav!

    Yolun kenarında bir taşın üstünde otuyorum. Burası köyün köpeklerinin uğrak noktası ve her gün biri dişi biri erkek takımlardan oluşan köpek grupları bu yolları arşınlayarak kokularını bırakıyorlar her yana. Tek tedirginliğim; her şeyden uzak olmak ve durgunluk arzusu ile oturduğum taşın herhangi bir koku bırakma mesaisinde köpek idrarıyla boyanmış olması. Hayal gücümü biraz zorluyorum: Yeteri…


  • Arzuhâl 02.23.19

    Okuduğum bir blog yazısıyla tanışmıştım bu şarkıyla. Bugün ilk kez şarkının yorumlarını fark ettim: En beğenilenler Türkçe’ydi ve farklı dillerde farklı milletlerden insanlar burayı dert dökme yeri olarak kullanıyordu. Şarkı 10 dakikaya yakın fakat oldukça kısa ve etkileyici sözlere sahip. Adı ninni: Sadece uyuyalım diye söylenenler değil.. ölümü tatmış, her söylediğiyle, varlığıyla huzur bulduklarımızı hatırlatıyor.…