KAFAMDAKİ AĞRIYA BENZER, BALON GİBİ ŞİŞKİN, ANLAMSIZ HAVA KÜTLESİNE
Nedenini bilmediğim bir tembellik ile boğuşuyorken ve aynı oranda kendimi hareketlendirmek için çabalarken, kenler kene olmuş kanımı emerken, “yarın bi hasret giderelim senle” dediğim dostumu iki gündür aramamışken ve erken uyumam gereken akşamları bir sonraki günden selamlarken ve hâlâ ken’elerle boğuşurken…
ADI FEHMİ DEĞİL ASLINDA
Bakır kazan kalaylayan Fehmi Dede ile bir röportaj yapacaktım bir zamanlar. Dini yaşamada hayli titiz olmasına rağmen ağzından küfür eksik olmaz ve bunu bir türlü önleyemezdi. Zaten röportaj da bu yüzden iptal oldu. Zira küfürleri yazıdan çıkarttığım zaman ortada büyük bir anlamsızlık kalıyordu. Fehmi Dede’nin tüm öyküsü küfürler üzerineydi sanki, onlar olmadan bir şey anlatmasına imkan yoktu. Kibar adamdı da ayrıca. Ortamda bir kadın varsa eğer “Evladım, sen benim kızım sayılırsın, kusuruma bakmayacaksın şimdi ama …” derdi anlatısındaki ilk küfürden evvel. İyi adamdı. Artık kalaycılık yapmıyor. Kalay malzemeleri, evinin altında, eskiden atölye olarak kullandığı viranede duruyor. Ölmedi, yaşıyor, maşallahı da var hani, delikanlıyım diyeni zorlar güreş tutsa.
Son günlerde izlediğim tek şey: Hayat Bilgisi
İstiridye Avcısı için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et