Uzun zaman sonra okuduğum bir kitabın heyulası, dünyanın en iyi yönetmenlerini talebesi olmaya kapısında kul edecek minvalde canlandı zihnimde. Kondos’u, Hikmet’i, Fahri’si, Dalgıç’ı, Melek’i, adaları, vapurları, balık ağları ve dahi denizin dalgalarının her bir demini değme sinema teknolojilerinin hissettiremeyeceği kadar tanıdım, hissettim. Sait Faik Abasıyanık’ın ilk romanı olan Medarı Maişet Motoru, kitap okumanın verebileceği hazzı tamı tamına yeniden tattırdı bana.
Medarı Maişet Motoru kitabı konusu
Kir Dimitro’nun berber dükkanında başlıyor roman. Romanın kahramanı oymuş gibi yakından tanıyoruz Dimitro’yu. Ardından kapıdan melül melül giren Kondos’un berber kazancına hayranlığı ve bu sebepten kızını da berber namzeti görmesi ile devam eden romana, iç dünyaları birbirinden bambaşka kardeşler, hayatlar, sevgiler dahil oluyor.
İki bölümde ise Kondos ve çocuklarını adada terk edip bir İstanbul hanesinde buluyoruz kendimizi. Hanenin genç ve hayatın anlamı peşindeki oğlu Fahri ile Anadolu’dan renkli seslere ve manzaralara şahit oluyoruz. Bir takım insanlarla tanış olarak devam ettiğimiz yolculukta yolumuz bir şekilde Fahri ile birlikte yine adalara çıkıyor. Tanış olduğumuz insanların her biri ansızın kitabın kahramanı gibi başrole soyunuyor fakat bir süre sonra sessiz sedasız çekip gidiyorlar. Geride yine Kondos ve ailesinden arta kalanlar kalıyor. Medarı Maişet Motoru, beraberindekilerle birlikte batıyor.
Medarı Maişet Motoru kitabı hakkında
Sait Faik Abasıyanık’ın ilk romanı. Annesinin maddi desteği ile 1944 yılında yayımlamaya gayret ettiği Medarı Maişet Motoru, dağıtıma çıktığı ilk günlerde bakanlar kurulunun aldığı kararla toplatılıyor. Bazı paragrafları çıkartılarak 1952 yılında “Bir Takım İnsanlar” adıyla yayımlanabiliyor. Bu isim, kitap için oldukça anlamlı ve güzel bir isim aslında. Romanı, İş Bankası Kültür Yayınları basımından okudum. Roman ilk haliyle basılmış ve zamanında çıkartılan kısımlar, kalın harflerle eklenmiş.
Kitabı okuduğum süreçte Mavi Yeşil dergisinin Kasım-Aralık sayısı almıştım. Tevafuk ki derginin dosya konusu da Sait Faik idi. Medarı Maişet Motoru’nun yaşadığı sürece dair Sait Faik’in kaleminden bir nota rastladım dergide:
“Medarı Maişet Motoru isim bir hikâye kitabı çıkarmıştım. Hayatı tozpembe görmüyorum diye mahkemeye verildim. Üç beş kuruş kazanalım derken iki bin lira mahkeme masrafı ödedim, üzüntüsü de caba. Kahramanlarım rahat etmek için hapse giriyorlardı. Bütün sebep bu!”
Akşam, 11 Kasım 1949; Muharrir Neden Yetişmiyor?, 2045

Yine ilginç kitaplar buldum kütüphane raflarında. İlginç ve keyifli deneyimler olacak gibi hissediyorum. Okuyan karga ulamında paylaşıyor olacağım. Sağlıcakla kal 🙂
Bir yanıt yazın