adamkarga

ubeydullah öz'ün kişisel blogu

Yazar: Ubeydullah Öz

  • Uzun zaman olmuş bunca Anadolu kokan öyküler okumayalı. Son okuduklarım hep başka coğrafyaların resmiydi.. toprağı, ağacı, dağı ve dahi taşı, ağzı ile her şey Anadoluydu öykülerde. İçimde tatlı bir meltem estirdi daha ilk öyküsünün birkaç sayfasıyla. Fakat çok geçmedi.. esen meltemin…

  • Her gün işe yada okula gidiyor, günün sonunda evimize geri dönüyoruz. Okulum ve yuvam arasındaki 3 arşınlık (yaklaşık 2 kilometre) yolu yürürken fırsat bulduğum zamanlarda yazmak, fotoğraf çekmek.. sadece yolun izleriyle sınırlı tutacağım bir yazı paylaşmak diledim. Bu yeni yazı dizisi…

  • Hayal dünyam geceleri uyku öncesi en canlı olduğu zamanları yaşar ve kurduğu alternatif evrenlerin bir sınırı yoktur. Fakat bu kitabın ziyaret ettiği gezegen Solaris’in sahip olduğu vasıflara bunca güvendiğim hayal dünyam bile yabancı kalıp onu zihnimde şekillendirmekte zorlandı desem, abartmış olmam.…

  • Benim hikâyemde çok olağanüstü şeyler oldu, hayal gibiydi. Ama olağanüstü olan şey bu kadar fazla gözyaşı ve gülümseme veya aşk değildi… Olağanüstü olan… Hint sineması çoğu kişi için kopamadıkları şarkı, dans geleneklerinden ötürü katlanılamaz bir eziyettir. “Bunları hangi mideyle izliyorsun?” tepkilerine…

  • Geçtiğimiz günlerde bir haber çıktı karşıma. Sivaslı bir sobacıdan bahsediyordu: Şaşkınlıkla okudum haberi ve sonrasında haberin videosunu bulup heyecanla izledim.  Geçmişim, heyecanlarım ve dahası canlandı gözlerimde: Yakın arkadaşım, can dostum, güzel insan Eyüp Aktuğ ile beraber Nun Edebiyat Dergimiz için Sivas’ın…

  • Her şeyi yarattığına inandığım yüce varlık, bana bir çok mucizeyi görebilmeye bir çift göz verdi ve onlar onca güzel şeye şahit oluyor ki: Sana onlardan sadece birisini anlatacağım: Baştankara ailesi. Görev yaptığım okulun bahçesi bir miktar tavşan, bir düzine tavuk, bir…

  • Yalıçapkını sesi: İnce tiz bir ses ve kısa kısa, ard arda. Sesin ona ait olduğunu görmeden bilebilecek kadar aşina değilim. Hatta ilk kez fotoğraf karelerinden bağımsız görüyorum. Sahil kenarındayım, iki taneler, birisi minik bir balık yavrusu tutmuş denizden, diğeri onun rızkının…

Ubeydullah Öz

1992 yılında Manavgat’ta ebeye yetiştirilmek için binilen araçta gözlerini dünyaya açtı. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. Büyürken blog yazdı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde okudu, öğretmen oldu. Edebiyatı babasının roman yazdığı kareli defter, Hüseyn Kaya ve dergilerle sevdi. Arkadaşlarıyla sayısız dergi ve fanzin çıkardı. Öyküleri muhtelif dergilerde yayınlanıyor ve bir gün çocuk lar için yazmanın hayalini kuruyor.

aSosyal Medya