Ay: Ekim 2022

  • Bir Manzaraya Dair Hisler

    Sevgili kardeşim Abdurrahman’ın uzun süredir aktif olarak kullandığı, hem kendini hem de insanları eğlendirdiği bir instagram hesabı var: Dr.Vaynci. Son haftalarda bu hesabın hikaye paylaşımlarına el attım ve kendimden bir şeyler paylaşmaya başladım. Geçtiğimiz gün ise takipçilerle beraber bir blog yazısı oluşturmak istedik. Hikayede aşağıda da izleyebileceğiniz harika Karadeniz manzarasını paylaştım ve takipçilerimizden neler hissettirdiğine dair mesajlar göndermelerini rica ettim. Onlar da sonunda oluşacak bu yazının bilgisi ile hislerini paylaştılar. Hepsini yayınlayamadım ama ortaya harika bir yazı çıktı. Katılana, okuyana kucak dolusu teşekkürle…


    Soğuk sonbaharda dünyada bir ben kalmışımda tam burada dizlerimin bağı çözülmüş gibi. @gülcihanceylann

    İçimde dinmek bilmeyen bir telaş soluksuz bir çığlık ve bilinmeyen bir öfke beliriyor. Bu kadar…

    @derya_farukklc

    Umut sızıntıları var. Evet, sızıntı; ne büsbütün umut dolu ne de büsbütün karamsar. Bulutlar sanki sakinlik gibi, ferahlık gibi. Ama çok derinde değil, hemen altında hüznün ıslaklığı var. Hüznün yürekte dalgalar olarak tezahür edişi ve bu dalgaların kayalarla çarpışması, en naif duyguların öfkelerle çarpışması gibi. Duygusal bir karmaşayı hissettiriyor anlayacağınız. Ve mutlak sonuç, sebebi bilinmeyen o gözyaşları. Belki bu da yağmurun gelişi. @busesahann

    Sevdiğin insana sarıldığında kendini hiç olmadığın kadar huzurlu hissedersin ya bu da öyle bir huzur veriyor insana.

    @wonderful’m

    Aslında içimde derin ve sert dalgalar var ve onlar beni sakinleştirebilecek güçteler. Ama sinirli ve gergin olduğumda onların kayalara çarpma sesi kulaklarımda çınlarken sakinleşmek istediğimde dingin sakin dalgalara dönüşüyorlar. Nerde nasıl olmak istediğim beynimde bitiyor. @mine.tirpan

    Yer ve göğün birbirine ne kadar çok benzer ama bi’ o kadar da birbirinden farklı olması..

    @esranursizer

    Mektup yazmalı insan, ne dediğini bilmeli ve ne söylediğini düşünmeli. Birden bire ağızdan kaçan kelimeleri geri çeviremeyiz çünkü. Düşlenmeli insan, ölçmeli verdiği değeri çünkü dünya kalbi kırılmayan ve kötüleşmeyen insanlarla güzel. @aytkn_mne

    Kalbimin kanatlanıp buharlaştığını hissettiriyor. Sanki minicik bir kuşum, özgürüm, kanatlarımı çırptıkça yaşıyorum.

    @fatmanurr._x

    İçimde bastırılmış öfkem, dile getiremediklerim ve haksızlıkların içinde boğulup nefes alamazken bana gözyaşı bıraktığı bir anda haykıracak ve kendimi dinleyecek bir yer gibi. @begonvill_1903

    Bitecek tüm su an var olan sıkıntılar. Zaman, zaman gerek biraz.

    @ceylan.aktas

    Gece yarısını geçeli hayli zaman olmuştu. Nefes alamıyordum, duvarlar üzerime üzerime geliyordu. Baktım olacak gibi değil, attım kendimi dışarıya.. Amaçsızca sokaklarda yürürken kendimi deniz kıyısında buldum. Az ileride bir bank dikkatimi çekti. Kumların içinde, yapayalnız.. Sanki benim için yapılmış da bunca zamandır beni bekliyormuş gibiydi. Gittim yanına, oturdum. Attım elimi omzuna, eski bir dostmuş gibi. Kapattım gözlerimi, denizi dinledim. Dalgaların müziğinin vermiş olduğu sarhoşlukta yitirdim kendimi.. Orada ne kadar kaldım hatırlamıyorum. Huzur doluydu. Bir sıra yağmur yağmış, hatırlamıyorum. Gün doğumunda eve girerken anladım sırılsıklam olduğumu.. @erturkbarisr

    Bana her şeyi içine alan içinde bir çok bilinmeyeni taşıyan fakat dışına sakinliği yansıtan insani hatırlatıyor.

    @nevbahar.7
  • Bel Fıtığı Ameliyatı Sonrası

    Saat sabaha doğru 4.11

    Uykudan garip bir ağırlıkla uyandım. Ağrı desem ağrı değil, sancı desem sancı değil. Bacaklarımı, kolumu ya da kafamı kıpırdattıkça ağrı sağlanıyor. Yan yatakta yine bel fıtığından acılı haykırışlar atan adamın hali nedeniyle kendi halime üzülemiyor ya da ağrılarımın onunki kadar olmadığına dua ediyorum. Rabbim ona da şifa versin.

    Sevgili karım Melek de yanı başımda. Uyku tutmuyor onu da pek. Sabah olmalı ve bir ağrı kesici bağlanmalı bana. Bu halde nasıl taburcu olacağım, bilemiyorum. Dün akşam ameliyat sonrası ilk ayağa kalktığımda henüz beşince adımcıkta kan ter içinde kaldım. Başım döndü ve tansiyonum düştü. Birkaç saat sonraki deneme başarılı geçse de üçüncüde yine fenalaştım. Bu sabah taburcu edilmeyişim; ağrılarım normalmiş (Nasıl?!).

    Dua ediyorum ve güzel insanlardan, akrabalarım ve öğrencilerimden dualar, hoş dilekler topluyorum. Umarım uyuyup uyandığımda daha iyi hissediyor olurum ve bu ağrılar biraz dinmiş olur.

    Sabah saat 8.00 suları

    Kahvaltımı yapacak kadar bile oturamadım. Başım dönmeye başladı, midem bulandı hemen. Yük yine hanıma kaldı. Yedirdi içirdi, sağ olsun. Umduğum gibi olmadı ve hâlâ ağrılar devam ediyor. Normal sanırım bu durum. Normal olmalı. Normaldir inşallah ve tez zamanda ağrılar diner.

    İlla olumsuz konuşmayayım: Mesela her sabah bacak ağrısı ve topukta yanma ile uyandırdım aylardır ve bu sabah o ağrı gitmiş. Bu iyiye işaret. Ameliyatın güzel geçtiğinin göstergesi sanırım. Biraz daha zaman geçse daha fazla olumlu cümleler kurabileceğime inanıyorum.

    Günümüz

    Aradan üç hafta geçti ve bu yazıya bir cümle dahi ekleyemedim. Çok garip bir süreçti benim için. Bu sürece dair iki video hazırladım. O videoları hazırlamam ise sadece video günlük yarış hırsının son kırıntıları idi. Sırasıyla bu iki video, yazıya dökemediklerime tercüman olacaktır.