Vaner Alper ile Tanış Olma Röportajı

RöporGak! ulamında

Vaner Alper ile twitter aracılığı ile tanıştım. Attığı bir twit bazı vesileler ile önüme geldi; bir pul süngeri fotoğrafıydı. Gözde eşyalarımdan biri olduğunu ifade ettiğimde takipleştik ve profili hayli ilgimi çekti. Tanımak için profilinde derinlere dalmak yerine kendisine sorular sormak diledim ve sağolsun, kabul etti. Sorularıma aldığım cevaplarla ilgim ve saygım arttı. Japonya’da ikamet eden kıymetli bir mütercim ve edebiyat sevdalısı ile muhabbet halinde olduğumu üçüncü sorum ile fark ettim. Vaner Alper Bey, twitter hesabında hayli aktif ve kitap ödüllü keyifli etkinlikler yapıyor, takip etmelisiniz 🙂 Kısa ama hoş bu röportajı blogumda paylaşıyor olmaktan dolayı mutluluk duyuyorum. Keyifli okumalar…

Vaner Alper Röportajı

Oldukça klasik bir soru ile giriş yapabilir miyim 🙂 Vaner Alper kimdir?

Poliglot leksikografım. Türkiye’de Japon edebiyatı çevirmeni olarak tanınıyorum. Japonya’da Avrupalı moda markalarının finans ve genel yönetimi konusunda danışmanlık yapıyorum. İnternet ortamında ise en büyük Japonca Türkçe sözlüğün yazarıyım. Ayrıca iki sitede, sık olmasa da dostlarımın da yardımıyla elimden geldiğince kaliteli yazılar yüklüyorum. Love Turkey sitesinde Türkiye’yi seven Japonlara çağdaş Türk sanatını ve sanatçılarını tanıtmaya çalışıyorum. Kişisel sitemde de Japonya’yı seven Türklere Japon edebiyatı ve kültürünü, ayrıca kendi çevirilerimi tanıtıyorum.

Poligrot leksikograf ifadesini ilk kez duyuyor olmanın utancıyla, acaba tanımlayabilir misiniz? Google yerine sizden duymak hoş olacaktır diye düşünüyorum.

Poliglot Yunanca poly-glot sözünden gelme; çok dilli demektir. Leksikograf sözlük müellifi oluyor.

Japonya maceranız nasıl başladı?

1986’da bir arkadaşımın tavsiyesiyle Japonca kursuna başladım. 1987’de Mitsubishi Corporation adında büyük bir Japon şirketinde işe başladım. Çalışmaya devam ederken, 1988’de Boğaziçi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümünü kazandım, ek dil olarak Japonca alarak, 1992’de Almanca ve İngilizcenin yanında Japonca tercümanı diploması aldım. Türkiye’nin ilk diplomalı Japonca tercümanı ve Japoncadan Türkçeye doğrudan çevrilen ilk edebiyat eserinin (Ryunosuke Akutagava, Örümcek Ağı, 1990) çevirmeniyim. 1992’de burslu olarak Japonya’ya geldim. Sonra burada kaldım. Genelde yabancı dillere, özellikle de Japon diline karşı ilgim bana bu yolu açmış oldu.

Öncelikle bir ilke imza attığınız bu eseriniz için saygı ile tebrik ediyorum. Muhabbetimizde bendenizin henüz dünyaya geldiği zamanda böylesine bir esere tesadüf etmek, mutluluk verici oldu. Lakin mütercim olarak farklı alanlarda da iş imkânlarınız bol iken edebiyata ilginiz kaynağını merak etmedeyim; paylaşabilir misiniz?

Dili bir amaç değil bir araç olarak gördüm hep. İnsana güzel dünyaların kapılarını açıyor. Edebiyat da bu güzelliklerin başında geliyor bence. Çevirirken kendimi yazarla baş başa oturmuş konuşuyormuş gibi hissediyorum. Yukio Mişima ya da Kanae Minato hemen yanı başımda sanki. Çeviri eylemi, inanılmaz düzeyde zihinsel ve manevi tatmin veriyor bana. Çevirmen arkadaşlar bu duygularımı paylaşacaklardır.

Şu sıralar üzerinde çalıştığınız projeler nelerdir?

Eşzamanlı olarak birçok proje üstünde çalışıyorum. Elimin altında dört çeviri var. Birisi Doğan Kitap’tan çıkacak bir polisiye. İkincisi kendi seçkimden Denizler Yayınevi yardımıyla çıkaracağım Profesör Yōrō Takeşi’nin “Aptallık Duvarı” adlı kitabı. Diğer ikisi için telif görüşmelerine yeni başladım. Bundan başka Japon kültürüyle ilgili iki telif eser tasarısı var. Ortak çalışmalar olacak ama tamamlanması birkaç yılı bulacaktır. Bir de tabii 2015 yılından beri her gün üstünde çalıştığım ve internette ücretsiz olarak kullanıma sunduğum Japonca Türkçe sözlük çalışmaları var. Sık sık güncelleyemesem de, Japonlara yönelik olarak çağdaş Türk sanatçılarını tanıtmaya çalıştığım Japonca bir sitenin de idarecisiyim. Ayrıca kendi sitemde çağdaş Japon yazarlarını ve kendi çevirilerimi tanıtıyorum.

Tüm projelerinizde başarılar dilerim. Polisiye çalışmanızı merakla bekliyor olacağım ayrıca. Japonya’da iken Türkiye’ye dair en çok özlediğiniz şey ne oluyor? 🙂

Buraya alıştığım için herhangi bir şeyin özlemiyle huzursuz olma durumunda değilim ama Türkiye’ye gidince doğal olarak en çok ailemle ve dostlarla vakit geçirmeye çalışıyorum. Şimdi buna yeni Twitter ve Instagram arkadaşlarım da eklenmiş oldu.

İlgi ve muhabbetiniz, cevaplarınız için teşekkür ederim. Sizi tanımış olmaktan dolayı mutluluk duydum.


Ben merakla Vaner Alper Bey’in polisiye çevirisini merakla bekliyor olacağım ve eğer B12 eksiliği nöbeti yaşamazsam ilk fırsatta okuyup, blogda da paylaşmak istiyorum. Ayıca daha fazla röportaj okumak dilerseniz, blog sayfamda farklı vesilelerle sorular yönelttiğim güzel insanlara buradan ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla.

Karga'dan Mektup Almak İster Misin?

Bir Yorum Yaz


2 Yorum Yapıldı

  1. HokusaiDalgası dedi ki:

    İki güzel insanı bir arada görünce daha da güzel bir röportaj oldu benim için. Teşekkürler. 🌷