-
– Gökyüzüyle bütünleşerek uçabilmek, sizde nasıl duygular canlandırır? Rüyalarımın çoğunda uçarım. Sanırım bu hayatın tüm kısıtlarından ve sınırlarından kurtularak tamamen özgürleşmiş olmayı hissettiriyor bana. Gündelik yaşamın sorunlarından, sorumluluklarından kaçış. Rahatlama ve mutluluk… Yer…
-
Bizim oralarda en hafif tab… Son dört yazıdır aynı şekilde başladım yazıya ve halen bu plansız gezintinin ilk yazılarını okumadıysanız sizi önce birinci kapıdan, sonra ikinci, üçüncü ve son olarak dördüncü kapıdan buyur…
-
Bizim oralarda en hafif tabirle deli mi dürttü seni derler. Yazın bunca sıcağına rağmen önce Sivas, sonra Tokat ve Eskişehir’in ardından şimdi de Ankara’daydım. İlk cümlem şu olmalı: Ankara, içinde yaşayan muhabbetli bir…
-
Bizim orda en hafif tabirle, deli mi dürttü derler. Çıktığım yol önce Sivas‘a, ardından da Tokat‘a vardı. Şimdi ise plansız ve pek bahtlı giden yolculuk Ankara’yı aracı edip hızlı tren ile Eskişehir’e ulaştı…
-
Zikredilebilecek en kibar tabirle, deli mi dürttü derler bizim ellerde. Yani durduk yere ne gereği vardı bu maceranın dercesine, otur oturduğun yerde adamakıllı dercesine bir söz bahsini açtığım. Bizim burada zikretme sebebimiz ise…
-
Memleketten uzaklarda iken başlayan EXPO 2016 fuarı ilgimi çekmiş ve o muhteşem açılışta orada olmayı dilemiştim. Fakat bunun pek imkanı yoktu. Memlekete döner dönmez yapmak dilediğim işlerin başında orayı ziyaret etmek ve doyasıya bahçeleri dolaşmak vardı.…
-
Fareler ve İnsanlar üzerine yazılacak bir yazının başlığı için gönlümün hoş bulabildiği tek başlık bu oldu; tavşanlar, insanlar ve Lennie. Oldukça gereksiz gelebilir tespitim sizlere fakat (her zaman öyleymişim gibi bir hisse kapıldım…
-
Kaşlarını kaldırması işe yarasaydı köyün kocamışının ve Hasan dokunmasaydı anasına. Bütün köy inanmasaydı kendi yalanlarına, hayallerine, içlerinde yaşasalardı bütün heyecanı. Yada Esme bu kadar güzel olmasa mıydı; kendini düşman ettirecek kadar bütün köye.…
-
Kötü ve iyinin hayli karıştığı bir film diyebilirim Fan için. Shahrukh Khan’ın bu vakte değin en sıradışı filmi ve belki de konu itibari ile diğerlerinden farkını korumaya daima devam edecek olan bir çalışma.…

Ubeydullah Öz
1992 yılında Manavgat’ta ebeye yetiştirilmek için binilen araçta gözlerini dünyaya açtı. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. Büyürken blog yazdı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesinde okudu, öğretmen oldu. Edebiyatı babasının roman yazdığı kareli defter, Hüseyn Kaya ve dergilerle sevdi. Arkadaşlarıyla sayısız dergi ve fanzin çıkardı. Öyküleri muhtelif dergilerde yayınlanıyor ve bir gün çocuk lar için yazmanın hayalini kuruyor.
aSosyal Medya
KitapYurdu’nda…

adamKarga/k!…






