Osman Hasdemir ile Dostane bir Röportaj

Osman Hasdemir ile Dostane bir Röportaj

Osman Hasdemir, dört yıl aynı şehirde birbirimizden habersiz yaşadıktan sonra Van’ın edebiyat adına dost aratan soğuk bir mevsiminde tanış olduğumuz cancağzımdır. Onunla aynı şehrin uzak köşelerinde geçirdiğimiz kısa süreye imkanlar dahilinde bolca muhabbet sığdırdık. Osman şiir yazdı, Van bir başka güzeldi; Osman şiir okudu, Van Gölü sahilinde allı turnalar havalandı. Osman kitap hayal etti ve hayalinin ucundan gagalamak bana da nasip oldu. Yüksüz Göç Şarkısı isimli kitabının tavsiyesiyle, yaptığımız kısacık ama pek keyifli röportajımıza sözü bırakıyorum.

Osman Hasdemir röportajı

Kusurumuza bakılmazsa eğer klasik bir soru ile başlıyoruz: Osman Hasdemir kimdir?

En kısa anlatımla, kendini tanımlayacak kadar şeyler başından geçmemiş bir diş hekimi ve şair. Yine de yolun yarısına yakın olduğumuzdan ya da öyle sandığımızdan olacak üç beş bir şey söyleyebilirsek; konforuna ve rahatına düşkün, aynı zamanda gezmeyi seven, çok ciddi olmadıkça çoğu sıkıntıları göz ardı eden, stresi hayatın normal bir parçası olarak gören biridir.

Şiiri ego kokmayan nadir şairlerden Osman Hasdemir, şiir ile nasıl tanıştı? İlk şiirine vesile neydi?

Öncelikle teşekkür ederim. İlk gerçek anlamda şiir ile etkileşimim şöyle oldu: Türk Dili ve Edebiyatı okuyan arkadaşım sınavlarına çalışırken tesadüfen bir isim dikkatimi çekti “Paul Valery”. Bir kaç dizesini gördüm. O zamana kadarki benim denk geldiğim, okulda gördüğüm veya okuduğum şiirlerden farklı bir şey vardı. Beni o an hemen içine çekti ve yolculuk böylece başladı. İlk şiirime vesile sebepsiz bir şekilde şiirden ve az önce bahsettiğim şairden etkilenmem ve bunu denemek istememdi.

Şiir yazmak senin için ne anlama geliyor?

Şiir benim için bilinçaltında sıkışmış olan her şeyi tahliye eden ve sonra onların boşa gitmesini engelleyerek bir düzen içinde estetik algıyla, hem oluşan bilinçaltı boşluğuna ve geriye kalanlara hem de çıktığı dış ortama ferahlık kazandıran her şey ama hiç bir şeydir. Sanırım biraz karmaşık oldu. Kısaca ifade edersem şiir yazmak, aynı zamanda okumak, beni maddi hiç bir şeyin etmediği kadar mutlu ediyor.

Yazdıkların arasında seni en çok ifade ettiğine inandığın hangisi ve neden bu şiir?

Anlam olarak beni en çok ifade ettiğine inandığım şiirim “Sürtünmesi bağdaşmamak ona ve günlerin”dir. Çünkü kendimden, çocukluğumdan, ilk gençliğimden en çok bahsettiğim şiir budur. Yaz tatillerinde inşaatta demir büktüğümden, çatılara urganla güneş paneli çekmemden, diş hekimi olarak kullandığım önlük ve eldivene kadar. Ancak tabi ki tümüyle kendimden bahsetmiyorum. Aynı zamanda o dönemlerde nasıl hissettiğimin, bugün nasıl zihnime aksettiğini de ifade etmiş oluyorum. Bu yüzden bu şiirimin beni en iyi şekilde ifade ettiğine inanıyorum. Teknik anlamda şiirimin nasıl olduğuna dair ipucu veren şiirler ise “Çekilirken, Sonuncu Yakarış, Hesire” diyebilirim.

Yüksüz Göç Şarkısı, ilk kitabın. Senin için ne anlam ifade ediyor? Ve acaba ikinci bir kitap için planın var mı?

İlk göz ağrım, büyük heyecanım ve çocuğum diyebilirim. Çünkü yıllarca emek verdiğim, emek vermeye başlamadan öncesini bile yansıttığım tüm karmaşık şeylerin nesnel olarak sayfalara sığması ve bu çok çılgınca. Ayrıca kitaptan sonra artık onun verdiği özgüven ve sorumlulukla daha özverili çalışmaya başlıyor insan. Bu da sanırım bir başka katkısı. İkinci kitabım aslında hazır. Ama bekliyorum, neden bilmiyorum. Zamanı geldiğinde, o kıvılcım çaktığında çıkaracağımdır galiba. Ayrıca ilk kitabımdaki şiirler kronolojik değil, daha sonradan yazığım bazı şiirler kitapta yer alırken daha eski şiirlerimi de ikinci kitap için ayırmıştım. Tabi buna yenileri de eklendi ancak çoğunluğu yeni şiirlerden oluşacak, bir kısmı deneysel eğilimi ağır basan şiirlerden oluşacak. Onları da bölümlere ayırmayı düşünüyorum ilk kitapta olduğu gibi.

Paul Valery ismini zaten aldık fakat okuduğun ve sana bir şeyler öğrettiğine inandığın isimler var mı?

Mutlaka her şairden ve her şiirden bilinçli bilinçsiz öğreniyorum. Beğenmediği şiirlerden bile bir şeyler öğreniyor insan ama bariz şekilde etkilendiğim ve öğrendiğim şairler arasında Cahit Zarifoğlu ağır basar.


Cancağzsımın Yüksüz Göç Şarkısı adlı kitabını temin etmek dilerseniz buraya tıklayabilirsiniz. Eğer daha fazla röportaj okumak dilerseniz, blog sayfamda farklı vesilelerle sorular yönelttiğim güzel insanlara buradan ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla.

Yeni Yazı Posta Servisi

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir