Defter Satın Alma Hastalığı

Çocukluğumda defter sadece okul için alınan bir şeydi. Okul yılı içerisinde tüm sayfaları dolmaz ise sonraki yıl yeniden kullanılmalıydı. Buna ne kadar ve ne ölçüde mecbur kalmıştım, emin olamıyorum ama israf etmeme öğretisi, annemizin dilinde nasihat ve tutmadığı noktada sille olarak duruyordu. Belki de çocukluğumun bu mecburiyet hali yüzünden maddi imkanım elverdiği günden beri defter almaya başladım. Biri bitmeden hatta tek bir kelimedahi yazılmadan alına defterlerin ardı arkası kesilmiyordu. Bunun bir izaha ihtiyacı vardı ve konuyu biraz araştırdığımda obsesif bozukluklar başlığı altında şöyle bir bilgi ile karşılaştım:

Günümüz tüketicilerinin bazılarının diğerlerine kıyasla daha sık ve tekrar eden satın almalar yaptığı görülmektedir. Literatürde bu davranışı anlamak için yapılan araştırmalarda iki tür özellikten bahsedilmektedir (Flight vd., 2012). Birincisi olan impulsif satın alma, belirli bir satın alma faaliyetinde bulunmak için alışveriş öncesinde hiç niyeti ve ihtiyacı yokken, planlamadan karşı koyulmaz bir dürtü ile ani ve anlık satın alım gerçekleştirmektir. Kompulsif satın alma ise Sheth, Mittal ve Newman (1999: 377) tarafından kişinin ihtiyacı yokken ve finansal açıdan da sıkıntıya düşecek iken dahi sürekli satın almalarda bulunma olarak tanımlanmaktadır.

Takıntılı Tüketim: Tek Ürüne Yönelik Kompulsif Satın Alma Davranışı, Öğr. Gör. Çiğdem ALİÇAVUŞOĞLU ve Dr. Öğr. Üyesi Elif BOYRAZ

Kendi kendime tanı koyabilecek bir hadde sahip değilim. Fakat maddi sıkıntıya düşecek seviyede bir tutku ile defter aldığım bir ya da iki an sayabilirim. Bu iki durumda da maddi sıkıntı sadece o anlık, başka bir ihtiyacı karşılamak yerine defteri tercih etmek şeklindeydi. Diğer tüm alımlarım ise daha çok impulsif bozukluk çerçevesinin gölgesi gibiydiler. Obsesif bozukluklar konusunda uzman bir dostumla konuştum: Obsesif bozuklukların yaşamı zorlaştıracak seviyede olmadığı sürece bir sıkıntı olarak görülmediğini, her insanda bir miktar bulunabileceğini ifade etti.

Son yıllarda deftere para harcama alışkanlığım biraz törpülenmiş olsa da en son defterimi temin etme şeklim eğlenceliydi. Aslında kendimi bir miktar sorgulamama ve bu yazıyı yazmama neden olan da bu son defterdir.

Dersine girdiğim sınıfın ön sıralarında oturan bir öğrencimin önünde, çam yeşili gibi gördüğüm, eski, memleketin standart defter ölçülerine göre biraz geniş, sararmaya yüz tutmuş kareli -defteri kareli severim- sayfaları ile cezbedici bir defter duruyordu. Elime alıp hızla sayfalarını gezdiğimde defterin boş olduğunu, yalnızca bir kaç sayfanın evin küçük kızı tarafından rastgele karalandığını gördüm. Eski defteri bitince babası, yeni bir defter almak yerine, bir Gürcistan seyahatinden ya da çay toplamaya gelen Gürcü işçilerden kalma bu defteri vermişti kızına. Bu defter karşılığında, babasının izin vermesi halinde yepyeni ve bölmeli bir defter teklif ettiğimde gözleri parıldadı ve karşılıksız olarak defteri hediye etmek istedi. Kendisine ait bir şeyi sevmiş olmam, onu çok mutlu etmişti. Ertesi gün babasından izin almış ve yüzünde koca bir tebessümle defteri uzatmıştı bana. Ama önce şehre inmem ve kendisine bir defter almalıydım. Takas, kurallara ve ilk anlaşmaya uygun bir şekilde gerçekleşmeliydi. Büyük ve güzel bir deftere eşlik eden mor simli kalemle -kalem anlaşmada yoktu ama hoş bir sürpriz oldu onun için- takasımızı gerçekleştirdik. Öğrencim yeni defterinde derslerinde kullanıyor olsa da hevesle takas ettiğim Gürcü defter, kendisini daha bir kelime bile yazmadan kitaplık rafında unuttuğum için kıs kıs gülüyor bana.

“Defter Satın Alma Hastalığı” için 12 yanıt

  1. emrah avatarı

    aynı kompulsif davranış bende de var malesef, bir sürü yazılmamış defter duruyor ama kırtasiyeye gitsem farklı bir defter görsem hemen alırım. işin enteresan yani hiç deftere yazarak ders çalışmam sadece konu başlıklarını atıp bıraktığım çok defter var. öğrencine yaşattığın mutluluk için, mutluluğu deftere ve bu bloga yazdığın için çok teşekkürler.

    1. Adamkarga avatarı

      Sanırım oldukça yaygın bir durum bu abi 🙂 Ortak bir halimizin olması sevindirdi ama. Zaman ayırdığın için o teşekkür bana ait 🙂

  2. Huriye avatarı

    🙂 Bende kıs kıs gülüyorum şu an o kadar tanıdık bir durum ki benim için. Yalnız ben sürekli aynı nesneyi almıyorum. Mesela bir ara gözlüğe takmıştım. Baktım bi onbeş tane güneş gözlüğüm olmuş takmıyorum da ordan ayakkabıya geçitm. Kocam artık ayakkabı koyacak yer kalmadı diye çemkirince, şimdi de çanta bakıyorum. Tahminen bugün zil çalacak ve son aldığım çanta gelecek. 😀

    1. Adamkarga avatarı

      😀 Aman aman. Siz de durumlar daha fena 🙂 Allah kolaylıklar versin hem size hem de eşinize. Huzurunuz daim olsun ^^

  3. Gülten avatarı

    Bu bir hastalıksa bende de var 🙂 Alışverişe gittiğimde rengârenk defter ve kalemlere asla dayanamam. Çoğuna tek bir satır yazmadan saklarım bazen de hediye ederim:)

    1. Adamkarga avatarı

      Sonu hediye etmekle bitiyorsa ne mutlu size 🙂 Ben de birikenleri öğrencilerime hediye ediyorum artık ama ara ara kendimi kaptırabiliyorum tekrar 😀

  4. Can avatarı

    Selam, elinize sağlık çok hoş bir yazı olmuş. Blogunuzu severek takip ediyorum benimde gelişmekte olan bir blogum var rica etsem göz atar mısınız ?

    1. Adamkarga avatarı

      Aleyküm selam, teşekkür ederim. Başarılar dilerim 🙂

  5. Müfred avatarı

    Kırtasiye merakı hepimizde var sanırım ama ben artık almıyorum. Telefon, tablet çıktıktan sonra çantamda not defteri bile taşımıyorum. Şimdi marketlerde kırtasiye ürünlerine bakıp geçiyorum sadece.

    1. Adamkarga avatarı

      Maalesef defterden tüm teknolojik kolaylıklara rağmen kopamıyorum 🙂

  6. Tamer avatarı
    Tamer

    Sadece bir kimlik fotokopisi yada çıktı almak için gittiğim kırtasiyeden . Kalemler not defterleri alarak çıkıyorum.
    Bazılarına kitaplardan hoşuma giden yerleri not ediyorum, bazılarına kıyamıyorum yazmaya. Acaba bende bir sorun mu var. Bilen varsa yardımcı olabilir mi,?

  7. yaprak ergin avatarı
    yaprak ergin

    gercekten kendimi gordum burada… kullanilmamis bir suru defterim var ama daha guzellerini alip birkac sayfa yazip birakiyorum mukemmel bir baslangic olana kadar ve sanirim o mukemmel kriterim hic tamamlanmiyor… evde actigim kirtasiyemle bi bakistik. bu bir hastaliksa, bize acil sifa cunku yormaktadir

Gülten için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir