Bu da Böyle Bir Anımdır: Drone Uçurmak

Karga!şa ulamında

Videoda duyacağınız ses, güzel insan Özkan Bilgin ağabeyime ait. Tanıdığım en muhabbetli insanlardan birisidir. Van’da Anadolu Ajans’ın fotoğrafçısıdır kendisi fakat öyle sıradan bir fotoğrafçı da değildir. Kalbi ve muhabbeti kadar güzeldir yakaladığı kareler. Aldığı ödüllerin haddi hesabı olmayan güzel insan Özkan Bilgin’in instagram hesabını takip etmenizi şiddetle tavsiye ediyor ve anılara kanat çırpıyorum.

ilk drone uçuşum

Çalıştığım kuruma bir drone alınmış ve bana zimmetlenmişti. Fakat hiç bir tecrübem olmadığı için bir bilene ihtiyaç vardı ki imdadımıza yetişen Özkan abi oldu. Onunla daha önce birkaç görevde karşılaşmış olsak da çok fazla muhabbetimiz olmamıştı. O gün, dronelarımızı aldık ve şehrin tenha bir yerine vardık. Drone güvenli bir yükseklik aldığında kontrolü bana bıraktı ve tanıtım çekimi odaklı drone kullanma eğitimi verdi. Hayatımın unutamadığım güzel günlerinden birisidir. Bu kısa kayıt ise o günden kalan iki hatıradan birisi. Diğeri, blogun müstear düsturunu bozacağı için paylaşamadığım bir fotoğraf karesi: Karede çalıştığım kurumdan iki güzel insan daha vardı. Van’da göreve başladığım ilk andan beri tanışmış olabilmeyi dilediğim üç güzel insan. Keşke bu kadar vefasız olmasaydım. Vefasızlık huyum yüzünden anılarımdaki güzel insanları birer birer yitiriyorum.

Özkan ağabeyden konu açılmışken; kendisinden sadece drone kullanmayı öğrenmedim. Onun kafasını ağrıtmışlıklarım bununla sınırlı kalmadı. Fotoğraf çekimi üzerine de talebesi oldum. Ne kadar iyi bir öğrenciydim bilemiyorum ama çok iyi ve muhabbetli bir öğretmenim olduğu kesin. O günlerden kalma bir fotoğraf var mıdır diye tüm fotoğraf arşivimi karıştırıp geliyorum; evet bu şimdi aklıma geldi ve şuan gidiyorum 🙂

Bulamadım. Zerrinkadeh çiçeği fotoğrafları idi aradığım. Arşiv konusunda takıntılı olduğum için bulacağımdan emindim oysa.

drone kurtarma harekatı

Kelimelerbenim‘in alfası Sezer abi ile beraber drone uçurmaya çıktığımız güzel bir gündü. Van Gölü sahilinde, Dilkaya mevkiinde drone uçuruyorduk. Her işte olduğu gibi bunda da maharetli olan alfamız, günün sonuna doğru ufak bir kaza yaptı. Üstteki video o güne ait. Drone, kökü yerde sonu gökte olan bir kavak ağacının tepesine takılıp kalmıştı. Telaşla toparlanıp drone aramaya koyulduk. Bir süre sonra kavak ağacı tüm heybetiyle bizi karşıladı ve üzerimize maddi, manevi korkular saldı. Tırmanması imkansız görülen ağacın en tepesinde, ışığı yanıp sönen ve tüm çırpınışlarına rağmen yerinden kıpırdayamayan uçan gözü, gözlerimiz zor seçiyordu. İtfaiye çağırsan olmaz, vinç çağırsan ödeyeceğin para drone fiyatını aşar… Çaresiz, civarda bulduğumuz hayli uzun bir merdiveni büyük umutlarla kavak ağacına dayadık. Ama ne çare! Ağacın yanında cüce kalan merdiven bize kahkahalarla güldü desem yalan olmaz hani. Akılda bin soru işareti ve hüzünle mecburen ayrıldık oradan.

Ertesi gün, sabahın erken saatlerinde, kurs öğrencilerime açtım derdimi. Öğrencim dediysem, koca koca adamlar ama kendilerine verilecek görev için gerekli bir kurstu benimkisi. İçlerinde bir tanesi hemen atıldı: Alırız hocam, merak etme sen. Bizim bir sofu abimiz var. Kendisi kavak budar köyde. Tırmanamayacağı ağaç yoktur. Dümdüz direk koy orta yere, ona bile tırmanır.

Şaşkın ve inanamamış bir şekilde sığındığım umutla Sezer abiyi aradım. Buluştuk ve tırmanıcımızı almaya gittik. Asıl şaşkınlık sofu abiyi affola sofu dedeyi görünce gerçekleşti. Yaşını hatırlamıyorum ama benim yaşımda torunları olan, yaşı kemale ermiş bir güzel insandı. Emin olamadık, uçan gözün mahsur kaldığı ağacın yanına varana kadar tekrar tekrar “Emin misiniz? Gerçekten mi?” diye sorduk. Ciddiydiler. Ağacın yanındaki normalde uzun, işlevde minnak merdiven, en azından ağacın etrafındaki çalılardan aşıp ağacın gövdesine sarılabilmesi için faydalı oldu. Sonrasında bizi hayretlere düşüren bir tırmanış vardı. Genç bir delikanlı (biz de gençtik sözde) gibi hızla tırmandı ağacı. En tepeye ulaştı ve uçan gözü sapasağlam indirdi aşağıya. Ne bir ücret ne de bir minnet; hiç birini kabul etmedi. Hoşsohbet bir insandı. Van’dan ayrılmadan önce ona misafir olacağımıza dair söz aldı bizden ama unuttuk ya da imkan bulamadık. Sözüm söz, bir gün Van’a geri döndüğümde, onu ziyaret edeceğim ikimiz adına.

her güzel şeyin…

Üstteki tanıtım videosunun drone görüntülerini ben çekmiştim. Heyecanlı ve telaşlı bir gün gündü. Ve sanırım uçan gözle yaptığım son büyük işti. Drone kullanmayı çok sevmiştim; farklı bir hissi vardı onu uçurmanın. Fakat cihaz bana ait olmadığı için, kurumdaki görevim bitince, drone ile bağım tamamen koptu. Kendim için alacağım bir bütçe oluşturamadım. Aynı şekilde fotoğraf makinesiyle de koptum ve ikisine tekrar sahip olabilmenin hayalini kurdum birkaç yıl. Hala daha tatlı bir hayal olarak varlar zihnimde. Ama onlara sahip olduğum zaman, özgürce ve bolca kullanıp kullanamayacağımdan emin değilim. Hayali daha güzel ve uzun bir süre daha böyle kalmalı sanırım.

Birkaç hafta önce Kamer ile buluştuğumuz zaman onun uçan gözünü kısa bir süre uçurdum. İçim kıpır kıpır oldu. Çok özlediğim bir histi ama emanet olunca, fazla uzun tutmak istemedim. Kamer, dilesem saatlerce hatta günlerce almaz elimden ama ne biliyim, alışmaktan korktum belki de yeniden. Bu arada Kamer’in harika bir doğa kanalı var. Biraz huzur arıyorsanız, kanalına bir göz gezdirmelisiniz.

Yazıyı kafamda toparlayamadım sanırım. İçimden gelenleri yazmak istedim sadece. Muhabbetlerini unutamadığım güzel insanlar yad ettim. Drone ile çektiğim bir Dilkaya manzarası bulup yazının tepesine kondurdum. Bolca saçmaladım. Okursan diye bir öykümün linkini bıraktım. Ve bu yazı da böylece bitti.

Karga'dan Mektup Almak İster Misin?

Bir Yorum Yaz


8 Yorum Yapıldı

  1. Eğitimci dedi ki:

    Güzel bir paylaşım olmuş, teşekkürler.

  2. hasan dedi ki:

    Gayet güzel 🙂

  3. Özkan Bilgin dedi ki:

    Sevgili kardeşim, beni yine eskiye götürdün. Benim için de çok keyifli bir gündü. Ama seni gerçekten tebrik ederim. Yazın da çok keyifli olmuş. Hem yaptığın işe gösterdiğin özen dolayısıyla hem de çok etkili bir öğrenci olduğundan ötürü. Maşallah aldığın tüm derslerin sonuçlarını hemen fark ettirebiliyordun. Seni tanıdığım için mutlu oldum bende. Bahsettiğin maharetli amcayı hatırlayamadım ama bu zamanda böyle cevval delikanlıları bulmak zordur. İnşallah yine gelirsin memleketimize. Buradan güzel anılarla ayrılman bizleri de mutlu etti. Kalemine, yüreğine sağlık…

    • Adamkarga dedi ki:

      Sağolasın abi, çok teşekkür ederim. İnşallah bir gün yeniden sağlıkla bir araya gelmek ve muhabbet etmek nasip olur. Başarılarının katlanarak arttığı, sağlık ve huzur dolu bir hayat dilerim senin için.

  4. mert dedi ki:

    Ne güzel anlatmışsınız, bu deneyimi… 🙂
    (KDY’yi ben de düşünüyorum, tek sorum, acaba yazı tipografisi ve puntoları da biz mi belirliyoruz yoksa standart mı? son yazıma bakınız:))