Blog yazmak, yapılabilecek en huzur verici şeylerden birisi diyebilirim: Kimseye anlatamadığınız, içinizde büyüttüğünüz duygularınızı, yaşantılarınızı rahatlıkla yazabildiğiniz, bir nevi içinizi dökebildiğiniz bir Güzin Abla. Elbette sadece bununla sınırlı kalmak zorunda değilsiniz: Okuduğunuz kitapları yorumlamanız, izlediğiniz filmler hakkında eleştiriler yazabilmeniz ve belki de yayımlatacak yer bulamadığınız öykülerinizi, şiirlerinizi paylaşabileceğiniz, tamamen size ait bir yer blogunuz.
2009 yılında ilk internet sitemi kurduğumda kişisel yazılardan çok içerik biriktirme çabasındaydım ve bu sebeple her şey çok sıkıntısız ilerliyordu. Fakat birkaç ay sonra 2010 yılı itibariyle atıldığım kişisel blog serüveninde, daha o yıllarda yazdığım yazıları bambaşka bloglarda görmeye başlamak ve elimden bir şey gelemiyor olması çok heves kırıcı bir duyguydu. Hatta daha ileriye gidenler de olmadı değil: Blog yazılarımla birlikte blog temam tamamen kopyalandı iki kez. Kopyalayan arkadaş o kadar tembeldi ki sitenin altında (footer) yer alan mini logomu kaldırmamış ve aylarca yayına! (hırsızlığa) devam etmişti.
Geçmişi bırakalım ve günümüzde olan bitene gelelim: Blog dünyası o kadar genişledi ki, imkan verilse dizi, film senaryoları yazabilecek seviyede içerikler paylaşan arkadaşlarımız katıldı aramıza. Blogspot evrenine şöyle bir göz atsanız, karşılacağınız yazıların birçoğu okumak dileyebileceğiniz birçok alanda gazetelere ve dergilere taş çıkartır niteliğe sahipler. Kalite bu düzeyde olunca, ç!alıntıcıların da gözleri blogların üzerinde dolaşmaya başladı. Severek takip ettiğim birçok blogda, yazdığı öykü, yazı yada olayın bir dizide tıpatıp sahnelendiği, bir haber sitesinde kaynasız paylaşıldığı veryansınlarına şahit oldum. Elbette aynı icatları, fikirleri aynı zaman diliminde, farklı bölgelerde farklı kişiler bulabiliyor gibi bir gerçeklik olsa da aynı blogda yer alan 3 yazının da aynı dizinin farklı bölümlerinde gerçekleşmesi, haber içeriği ile blog yazısının aynı sıralanmış kelimelere sahip olması bir tesadüf olamazdı.
Daha betimleyici bir örnek vermek gerekirse: Düşünün ki ihtiyaç duyulan ve sıklıkla cevap aranan bir konuda yaptığınız araştırmayı yazıyorsunuz. Belki günlerce uğraştınız, farklı kaynaklar incelediniz ve hatta yabancı dillerdeki içeriklerden faydalanarak emeğinizi son raddeye getirdiniz, ortaya muazzam bir yazı koydunuz. Gerek görselleri gerekse içeriği ve yazı düzeni ile de saatlerinizi harcadınız, yüzünüzde başarmış olmanın verdiği tebessümle yazınızı paylaştınız. Şundan eminsiniz ki bir kişi bu konuda google üzerinden bir arama yaptığında sizin yazınızı bulursa karşılaştığı şey onu tatmin edecek. Hatta belki bu yazı sayesinde çokça trafik çekecek ve daha fazla okura sahip olacaksınız. Aradan kısa bir süre geçtiğinde merak edip konuyu google üzerinde arattığınızda, sizin yazınızdan üstlerde başka bir yazı daha buluyorsunuz aynı konuda. Merakla google sonuçlarında sizden daha üst sıralarda yer alan bu yazıya girdiğinizde, kelimesi kelimesine kendi emeğinizle karşılaşıyorsunuz. Sizin saatlerinizi harcadığınız yazıyı, bir başkası kaynak bile belirtmeden yayınlamış ve emeğinizle dalga geçiyor. Ne yapabilirsiniz?
Okuduğunuz örnek abartılmış gibi gelebilir ama bunun şahsen yaşamakla kalmadım, yıllardır muhabbetimizin devam ettiği blog yazarı dostlarımın yaşadıklarına da şahit oldum. Bunun daha da öte bir örneğini Sezer İltekin ağabeyimin bir blog yazısının, onun bilgisi olmadan blog yazarlığı ile ilgili bir kitaba eklenmesiydi. Bu her ne kadar onur verici bir şey de olsa, habersiz ve telif endişesi güdülmeden yapılması üzerinde düşünülmesi gereken bir nokta. Biz blog yazarları, içerikleri ç!alıntılanırken tereddüt edilmeyen bir topluluk olarak kalamayız!
Yazıyı bu kısma kadar okuduysanız, sakince konduğu dalında kafasına taş atılmış bir karganın hiddetiyle karşılaşmış olmanızdan ötürü özür dilerim. Fakat bunca kelimenin ardından size bu sorun için bir çözüm umudundan bahsedeceğimden emin olabilirsiniz. Ama çözüm paragrafına geçmeden önce hatırlatmalıyım ki bu yazı, reklam amaçlı bir tanıtım yazısı olamayacak kadar samimiyet barındırmaktadır!

Bütün bu sorunların tek çözümü içeriklerimizin telif hakkını elimizde bulundurmamız elbette. Bunu yapabilmek içinse birkaç gün önce karşıma çıkmış olsa da 10 yıldır hizmet veren bir sistemden bahsedeceğim kısaca: Sahiplen.com. Telif hakkı kapsamına giren, şarkı sözü, beste, şiir, senaryo, tasarım, yazılım, proje ve benzeri her türlü içeriği, 5070 sayılı kanun kapsamında zaman damgası ile yasal olarak koruma altına alan bir sistem. Bu sistem ile biz blog yazarları içeriklerimizin bize ait olduğunu yasal olarak ispatlayabilecek ve mahkemede delil kabul edilebilecek bir dayanağa sahip olabileceğiz. Kısacası, koruma altına alınmış bir içeriğinizi, başka bir yerde gördüğümüzde üzülecek taraf, ç!alıntıyı yapan olacak!
Sistem elbette bunu bir ücret karşılığı yapıyor. Bu nedenle bütün yazılarımız için Sahiplen.com‘u kullanmak oldukça masraflı ve mantıksız. Uygulamayı kullanacağımız en gerekli yerler; özgün öykü, şiir, eleştiri, yazı dizilerimiz ve üzerinde çokça zaman harcadığımız araştırmalarımız olacaktır. Bu arada sisteme üye olduğunuzda size bir ücretsiz hak tanıyor. Karganız da bu hakkını en kıymet verdiği öyküsü için kullandı ve karşılaştığı şeyi sizlere anlatmak istedi. Kullanımı oldukça basit: İçeriğinizi bir word dosyası ile sisteme yüklüyorsunuz ve sistem bu içerik için bir zaman damgası oluşturuyor sizin adınıza. Orjinal word dosyanız ve zaman damgası dosyanızı saklamanız yeterli 🙂
Eser sahiplerinin, telif haklarını koruma ve gerçek hak sahibi olduklarını ispatlama süreçlerinde yaşadıkları zorlukları biliyoruz. Bu durum, eser sahiplerinin yaratıcılıklarını olumsuz yönde etkiliyor. Uygulamamızdan önce kullanılan, hukuken geçerli tek yöntem olan noterlerdeki işlem maliyetleri ve süreçlerdeki zorlukları düşündüğümüzde Sahiplen.com ile eser sahipleri ürettikleri eserleri 7/24 kolayca ve daha ekonomik olarak sahiplenecek ve eserlerinin başkaları tarafından çalınması, kopyalanması ve kullanılmasına engel olacaklar.
Sahiplen.com Kurucusu BARIŞ CİNER
Kenar Yazarı için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et