Sanal Labirentin Gerçek Tutsakları: “Oyundan Kaçış” Üzerine

Yeni bir yazar tanımak ve onunla tanış olabilmek, eğer aynı frekansta buluşabildiysek tarifsiz bir mutluluk veriyor. Fatma Zehra Aydemir’i kıymetli dostum Mustafa Mete vesilesiyle tanımak şansına eriştim. Bu tanışlıktan kısa bir süre sonra temin ettiğim Tulu Kitap’tan çıkan “Oyundan Kaçış” kitabıyla Fatma Zehra Aydemir’e saygım daha da arttı. Allah vergisi meziyetlere sahip kendisi: Kabul görmüş iyi bir çevirmen ve hafız.

Oyundan Kaçış’ı ilk olarak Trabzon, Uzungöl yolunda okumaya başladım. Yolun kıvrımları nedeniyle yirmi sekizinci sayfada ara vermek zorunda kaldım. Ertesi gün sabah namazı sonrasında tekrar okumaya başladığımda bitirmeden bir türlü elimden bırakamadım. Geri kalan sayfalar su gibi akıp bitti.

Film Gibi Bir Hikâye

Oyundan Kaçış’ı okurken kendimi yerli bir bilim kurgu filmi izliyor gibi hissettim. Sahneler gözümde o kadar net canlandı ki “Bu kitabın filmi çekilmeli!” diye düşündüm. Kahramanlarımız Alri ve Hora’nın peşinden yeni bir bölümde onlarla beraber mücadele etmek diledim.

Kitabın sonuna geldiğimde ise Fatma Zehra Aydemir’e tatlı sert bir sitem ettim. “Gıcıııık!” nidam eminim kulağını çıtlatmıştır. Çünkü her şeyin netleştiği mutlu bir son beklerken kitabı büyük bir merakla sona erdiriyor. Yapılması doğru olan buydu belki ama ikinci kitabın yazılmasını şart kılmış olsa da maalesef ortada böyle bir eser yok. Umarım bir gün…

Dikkat: Buradan sonrası kitabın içeriğiyle ilgili önemli detaylar içeriyor.

Hikayede bir oyunun içine hapsolmuş yüz on dört çocuk var. Olaylar Alri ve Hora isimli iki arkadaşın etrafında dönse de aslında mesele bu yüz on dört çocuğun yaşadıkları.

Hiç biri rastgele seçilmemiş. Hepsi gerçek hayatta zorbalığa uğramış, fiziksel veya psikolojik sorunları olan ya da hayatın zorluklarından kaçmak isteyen çocuklar. Oyun yapımcıları çocukların bu kaçış isteğini kullanarak onları tuzağa düşürüyor.

Kitabın en çarpıcı yeri ise çocukların kurtulma şansı bulduğu an. Gerçek hayata dönmekten korkuyorlar çünkü orada onları acı ve dışlanmışlık bekliyor. Sanal hapishanede kalmayı tercih edecek duruma gelmeleri insanı çok etkiliyor. Özellikle Hora karakterinin yaptıkları ve fedakarlığı hikayeyi çok derinleştirmiş.

Sonuç Olarak

“Oyundan Kaçış”, sadece çocuklar için değil, yetişkinlerin de sıkılmadan okuyacağı bir kitap. Hem verdiği mesajlar hem de film tadındaki akışıyla beni çok etkiledi. Şimdi sabırsızlıkla devamını bekliyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir