Yaşamak
“Yazmak kendini iyileştirmek gibi.” diyordu Cahit Zarifoğlu. Adına anı, günlük, iç döküntüsü, zihnimin tortuları vs. da diyebilirsiniz. Burada yazdıklarım bunların hepsini ve dahasını kapsayabilir.

-
Bizim oralarda en hafif tab… Son dört yazıdır aynı şekilde başladım yazıya ve halen bu plansız gezintinin ilk yazılarını okumadıysanız sizi önce birinci kapıdan, sonra ikinci, üçüncü ve son olarak dördüncü kapıdan buyur…
-
Bizim oralarda en hafif tabirle deli mi dürttü seni derler. Yazın bunca sıcağına rağmen önce Sivas, sonra Tokat ve Eskişehir’in ardından şimdi de Ankara’daydım. İlk cümlem şu olmalı: Ankara, içinde yaşayan muhabbetli bir…
-
Bizim orda en hafif tabirle, deli mi dürttü derler. Çıktığım yol önce Sivas‘a, ardından da Tokat‘a vardı. Şimdi ise plansız ve pek bahtlı giden yolculuk Ankara’yı aracı edip hızlı tren ile Eskişehir’e ulaştı…
-
Zikredilebilecek en kibar tabirle, deli mi dürttü derler bizim ellerde. Yani durduk yere ne gereği vardı bu maceranın dercesine, otur oturduğun yerde adamakıllı dercesine bir söz bahsini açtığım. Bizim burada zikretme sebebimiz ise…
-
Memleketten uzaklarda iken başlayan EXPO 2016 fuarı ilgimi çekmiş ve o muhteşem açılışta orada olmayı dilemiştim. Fakat bunun pek imkanı yoktu. Memlekete döner dönmez yapmak dilediğim işlerin başında orayı ziyaret etmek ve doyasıya bahçeleri dolaşmak vardı.…








