Öğrencilerimle bir şeyler yapmayı, onlarla yazıp çizebilmeyi, fikir üretebilmeyi.. bir konu hakkında üç beş cümle de olsa düşündüklerini ifade edebilecekleri cümleler kurabilmeleri benim için paha biçilemez. Son dersimizde, altı kişilik bir sınıfta, hayvanat bahçeleri hakkında konuştuk. Kendi fikirlerimi paylaşmak yerine, öncelikle onların düşüncelerini yazmalarını istedim. Konu hakkında neler düşündüğümü daha önce Sezer Ağabey ile yaptığımız […]
4 dk okuma
·
yazıyı oku →
Yaşadığım yeri o kadar çok anlattım ki bu yazıda tekrara boğulmaktan korkuyorum. Bulunduğum köy ve benzeri saklı cennetleri haricinde ise yaşadığım şehri sevmiyorum. Antalya… Burada doğup büyümüş olsam da gerek iklimini gerekse sokaklarında olmayı sevmiyor, zorunlu olmadıkça da köyden şehre inmiyorum. Çocukluğumdan beridir Antalya’ya karşı tavrım aynı. O yüzden uzaklaşmak için ilk fırsatım olan üniversite […]
5 dk okuma
·
yazıyı oku →
Uzun zamandır hedeflediğim şeylerden birisi bisiklet almak ve düzenli olarak dağa, bayıra, yola düşebilmekti onunla. Almaya alırdım ama hedefin asıl olan kısmını; düzenli olarak bisiklet sürmeyi yapabilecek miydim? Çoğu işimde olduğu gibi bir bahane yaratıp ya da erinip bisikleti çürümeye terk etme ihtimalim hayli yüksekti. Ama korktuğum olmadı, en azından şimdilik aramız hayli iyi. Okul […]
8 dk okuma
·
yazıyı oku →
Uzaktan yakın görünen, her Allah’ın günü gözümüzün önünde duran bir dağa çıkmaya niyetlendik. Üç kişiydik. Yaklaşık bir saat tırmandık, bisiklet ve yürüyüş için kayıt sağlayan programa göre tam olarak 45 dakika.. her yanımız diken kesikleri ile doldu. Tırmanışta bir kaplumbağa (pek bi korkaktı, kafasını hiç çıkarmadı dışarıya), mavi parıltılı bir akrep (avuç içi kadardı, fotoğrafını […]
3 dk okuma
·
yazıyı oku →
Blog yazma sıklığımı artırabilmek adına, düzenli yazan blogger ziyaretlerine başladım. Bu ziyaretler beni hayli çalışkan iki kişi ile tanıştırdı: Edischar ve Taha. Düzenli olarak etkinlikler yapan ve blog yazarları arasında etkileşimi artırabilmek için çabalayan… Son projelerinin adını ve içeriğini oldukça sevdim: Ağaç Ev Sohbetleri. Onlara dahil olabilmek adına her hafta belirledikleri bir soruya cevap yazacağım: […]
6 dk okuma
·
yazıyı oku →
Bugün yapacak çok işim var hatta şuan bu yazı yerine yapmam gereken şeyleri yapsam hanımkargam daha mutlu olurdu sanırım. /çok havasız oldu, pencereyi açıp geliyorum/ Kardeşimin mezuniyeti için karmaşık sayılabilecek bir yolculuğa çıkacağız. 9 saat otobüs, 10 saat tren, mezuniyet, bir günlük gezinti, 10 saat tren, 2 saat tren, 4 saat otobüs, ev! Verdiğim saat […]
5 dk okuma
·
yazıyı oku →
Gök gürültüsü, kapalı hava, hafif serpiştiren yağmur, pencerenin az ilerisindeki yoldan hızla geçen arabalara, şimşek parıltıları, horoz sesi, kuş şarkıları, hafif rüzgarla ağır ağır sallanan ağaç dalları ve akşam yemeği için ayıklanan börülcelerin süreğen “kıt” sesi… Masamı her ne kadar çok seviyor olsam da bilgisayarın açısı yazı yazmamı zorlaştırıyor. Tembellikten ve yeniliğe bir miktar sdafasczv….! […]
3 dk okuma
·
yazıyı oku →