Karganın dergi takip etmek gibi bir adeti yoktur aslında. Kitabevinin dergi standı önünde durup, hayli inceledikten sonra ismine bakmaksızın dikkatini çeken bir dergi olursa gagasına sıkıştırıp toz oluverir. Ama hiçbir dergi için diğer sayısının heyecanına kapılmışlığı yoktur. (Enfa isimli içinde bulunduğum edebi tebessüm hariç.) Kendimden üçüncü şahıs olarak bahsetmem biraz garip oldu sanırım!

Eveleyip gevelemeden onca güzel lafı, biz sadede gelelim: Yabani isimli bir çizgi-roman dergisi konumuz ve şimdiden yeni sayısı için sabırsızlanıyorum. Bir bilimkurgu, fantastik ve korku çizgi roman dergisi Yabani. Konu başlığı hayli geniş ama hepsini barındırabilecek kadar da sağlam. Gerek çizgi-romanları ve gerekse hikâyeleri ile tek solukta okuyabileceğiniz bir çalışma. (Hızınızı alamayıp editör yazısını dahi okuyacağınızdan emin olabilirsiniz.)

Çizgi-roman kültürüm yok fakat Türk Mitoslarına karşı büyük bir ilgim ve merakım var. Ayrıca, bizden olan bilim-kurgu çalışmalarını arayıp taramaya başladığım bir süreçteyim. Tamda bu arayışlar ve merak içindeyken, dergiyi elime aldığımda Kan Emenler ve silindir motor (adı başka bir şey de olabilir) üzerinde bir Korkut Dede bulacağımı bilemezdim, öylesine sevindirici bir durum oldu ki benim için, bütün arayışlarımın karşılığını tek bir dergide, sırf benim için özel olarak bir araya getirmişler gibi hissettim.

Dergide iki hikâye yer alıyordu: Bebek Fabrikası ve Tengri ve İnanna. Bebek Fabrikası, aklıma Cesur Yeni Dünya romanını getirse de apayrı bir gelecek yaratmayı başarabilmiş, iki sayfalık bir hikâye yerine upuzun bir roman olmasını arzulatacak kadar büyüleyici idi. Tenri ve İnanna, aynı mükemmellikte olsa da zihin yorucu bir hikâye idi: Daha uzun olsaydı, okumak için birkaç güne bölmek zorunda kalabilirdim.

Çizgi serilerden en fazla ilgimi çekenler, ele aldığı konular sebebiyle Misafirler ve Kralına İsyan oldu. (Elbette diğerleri de oldukça ilgi çekici ve devamını diletici idi lakin karga bunlara çok gak!ladı.) Misafirler, bahsini ettiğim ve Türklerin kendi efsanelerinde yer alan Kan Emenleri yani Batı diliyle Vampirleri ele alıyor (karga böyle düşündü!). Kralına İsyan ise başlangıçta sıradan gelse de son anda karşıma çıkan Korkut Dede ve Köroğlu ile aşırı derecede ilginç bir hâl almayı başardı. Hele hele Korkut Dede’nin motoruna atlayıp gitmesi muhteşem bir sondu. (Devrim Kunter yazıp, çizmiş. Seyfettin Efendi ve Olağanüstü Maceraları da ona ait. Birkaç blog sayfasına serinin son kitabını hediye ettiklerini görünce bi imrendim gibi oldu. Umarım önümüzdeki yaz aylarında diğer kitaplarını da temin edip,okuyabilirim.)

Dergiyi bu kadar anlatmak yeter diye umut ediyorum. Sosyal mecralardan ve adam olan her kitabevinden temin edebilirsiniz. Adamkarga bunu şiddetle tavsiye ediyor.

Bunları da Sevebilirsin :)

YORUMSUZ BIRAKMA ^^