Aydınlık korku verici ve de kalabalıklar.. Karahasan köylüsü Çoban Mehmed’in kaval sesi ile inlerken dünya, kuzular otlarken, kurt pususunda uykuya dalmış horuldarken, kargalar öğlen kahvaltısı için hazırlık yapıyor olmalıydı. “Yağmur ormanlarındaki her devrilen ağacın sesini duymak istiyorum!” diye haykırdı bu sırada Düzce istikametine giden otobüsteki genç. Yanında oturan Devlet Demir Yolları çalışanı Feyruz Efendi katıldı onun haykırışına ve yeni bir hikâye başladı o an:

Demiryolcu genç Feyruz, delikanlı Feyruz: demiryolun en hızlı bilet kontrolcüsü Feyruz.. Beş yıl sürdü Feyruz’un bu unvanı, beşinci yılında en yavaş bilet kontrolünü gerçekleştirdi: cam kenarında oturuyordu yolcu; pencereyi hafif aralamış: rüzgar saçlarını okşuyor: yeni uyanan güneş yüzünde parlıyor.. En uzun bilet kontrolünü yapıyor Feyruz: Feyruz bileti bi türlü kesemiyor. Saçları olan varlık, Feyruz’un elinden geri almak isteyince bileti göz göze geliyorlar lakin ne âşık oluyor kız Feyruz’a ne de bi tebessüm ediyor.. Feyruz, pencere kenarı biletlerini kesemiyor bi türlü: Feyruz… Hey Feyruz! Hooop Feyruz!!! Feyruz??

Düzce yolu bitmiyor ve radyoda hep aynı türkü çalıyor.. Feyruz, pencere kenarında oturuyor ve dışarıyı seyrediyor. Genç, yolun sonunu hayal ediyor: ağaç oluyor yolun sonunda ve devriliyor sonra: sesini duyuyor bir fotoğraf karesi ötelerden: ses şiir söylüyor: şiir, baykuşları uykusundan uyandırıyor.

Baykuş deme oğlum, uğursuzluk getirir: murat kuşu de!

Bunları da Sevebilirsin :)

2 Comments

  1. teknikbilimler

    18 Mayıs 2016 at 15:04

    teşekkürler elinize sitenin tasarımı ve özgünlüğü çok iyi 🙂

    1. ADAMKARGA

      19 Mayıs 2016 at 12:02

      ben teşekkür ederim gelip okuduğunuz için 🙂

YORUMSUZ BIRAKMA ^^