Yaşananlar doğrudur beyim, adam bunları der demez kayboldu gözlerimin önünde. Büyü gibiydi ve neler olduğunu anlayamadım dakikalarca. Yani iki yumurtadan bahsediyordu durmadan ve ne demek istediğini emin olun sırtınızda taşıdığınız tonla diplomayla siz de anlayamazdınız. Günah bende değildir demek istiyorum. Tamam, cehalet okuyorsundur eminim yüzümdeki her bir çizgiden ya da daha tanımadan, bilmeden beni yaftalamışsındır zihninde. Sen de haklısın ne diyim: sonuçta anlattığınız o koca Reşat Nuri Güntekin ağamızdan yüz gayme fazladan para alacak kadar haysiyetsizlik etmiş olabilirim bir avuç kayısı için. Yalvarırım beyim, affedin ve salın gideyim evime: gördüklerimi anlattım size, yalan gibi geliyor belki size bütün bu olanlar ama yemin billah doğrudur: kayboldu gitti gözlerimin önünden aniden: iki yumurta diyordu, komşu kadın diyordu, ilk yumurtaları mıymış neymiş kadının tavukla.!?#*

gafil gezme şaşkın


Müziğin ritmine kaptırmıştı kendini oturduğu yerde. Sahil kenarı ilk defa bu kadar ıssız olsa gerekti. Birkaç haftadır evinden hiç çıkmamış ve sonunda kendini buraya atmıştı. Issız olanın sadece sahil olmadığını fark etti, geçtiği sokaklarda da bir insan izi yoktu. Bunu umursamamış, kulağındaki müziğe ve ciğerlerine dolan temiz havaya odaklamıştı kendini. Ne vardı kendini eve kapatacak: buna ne sebep olabilirdi şu gereksiz, yapay ve sahte dünyada: Kendince vardığı sonuç buydu. Dalgaları izlerken ansızın boşlukta beliren bir adamın denize düştüğüne şahit oldu. İnanmak istemedi gördüğüne, gözlerini ovuşturdu bir süre ama adam suyun içinde adımlayarak ona doğru geliyordu. Elinde iki yumurta vardı ve birini kendisine uzattı. Şaşkın gözlerle baktı adamın donuk ve soğuk gözlerine, yumurtaya uzanırken sanki kendisi değil başka bir güç kontrol ediyordu kollarını.

duvardaki eller

“Bulunduğu yere, yaptığı işe vb. her şeye bir izini bırakmak ister insan; hatta köpekler ve birçok hayvan da aynıdır.” Javier Etcheverry tarafında çekilen fotoğrafa bakıyor ve devam ediyor. “Bundan 30.000 yıl evveline ait bir mağara duvarına bakıyorsunuz canlarım. İyi bakın ve kendi sahip olduğunuz değerlerle yorumlayın olan biteni. İz bırakmak arzusu da diyebilirsiniz, sanat kaygısı da, bencillik de, varlığını duyurmak arzusu da… Fikirleriniz benim için mühim. Siz ki, yeni bir dünya için yeni birer Adem ve Havvasınız! Aynı hataları yaşamak zorunda değil sizin evlatlarınız.” Yaşlı adam sustu, suskunluğunu birkaç damla gözyaşı izledi. Bu sırada iki genç, avuçlarında birer yumurta, gözleri dalgalanan denizde, olan bitene bir anlam arıyorlardı.

KARGANIN SESİ MEKTUP OLUP SANA GELSİN İSTER MİSİN? :)

Bunları da Sevebilirsin :)

2 Yorum Mevcut

  1. Aforizmik Kalıntı

    12 Eylül 2018 at 10:51

    Bay AdamKarga, blogunu yeni keşfetmiş olmakla birlikte neden geç keşfettim diye kendime kızmadan edemedim. Yukarıdaki satırlar sanki yarım kalmış bir öykü gibi geldi. Gerçekten güzeldi. Şimdi sitenin altını üstüne getirmeye gidiyorum. Hepsine yorum bırakamam ama elimden geldiğince düşüncelerimi yazacağım.

    1. ADAMKARGA

      12 Eylül 2018 at 12:09

      Hoş geldiniz ve çok teşekkür ederim. Ziyaretiniz ve yorumunuz için sağolasınız, mutluluk verdiniz.

      Küçürek öykü adında bir tür ve o türde yazma çabam var 🙂 O yüzden bu şekilde öykülerle dolu blogum, umarım gezinizden memnun kalırsınız. Düşüncelerinizi heyecanla bekliyor olacağım 🙂

YORUMSUZ BIRAKMA ^^

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.