meczup fanzin dördüncü sayısında yer alan öykü Mete ALMALI‘ya aittir.

Ohh nihayet güneş doğdu. Artık bugünün adı salı” diye düşündü küçük kız çocuğu. Kasabanın kuzeyinde yer alan pazar yerine ulaşmalıydı. Tamam, kabul, pazarda onlar için beyaz çizgilerle tahsis edilmiş bir asfalt parçası yoktu. Ama bu seslerinin tonunu gökyüzüne yaklaştırmaya engel değildi. Kaldırımların sahibi yoktu sonuçta. Her salı olduğu gibi emin adımlarla çıktı evden. Sandaletlerinden taşan parmak uçları şimdiden toza bulanmıştı. Eee ekibin lideri olmak bunu gerektirirdi. Hayır ekibi anlatmanın vakti değil şimdi. Pazara geç kaldılar.

“Bedavaya karpuz var mı abi?”
Tezgahtan saçaklı bez ile sildiği karpuzlardan kaldırdı başını adam. Ama bilmiyordu biraz daha indirmeliydi bakışlarını. Küçük kız önemli bir ticaret ilkesi olarak en saf gülümsemesini koymuştu dudaklarına. Ellerini arkasında kavuşturup biraz da etmişti başını. Kim dayanabilirdi ki bu tabloya? Tezgahtan bir karpuz verdi kıza. Ne cebini yorardı ne kızı bu karpuz.

Akarsuyun kolları gibi toplandı ekip. Evlerinin köşesinde bir kaldırım beğendiler kendilerine. Şimdi sıra gözlerinin içlerine doldurdukları dünyaların sessizliğini yırtma vaktiydi.

” K a r p u u z z z , k a r p u z a l a a n n n n ! “

KARGANIN SESİ MEKTUP OLUP SANA GELSİN İSTER MİSİN? :)

Bunları da Sevebilirsin :)

YORUMSUZ BIRAKMA ^^

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.