şu kuşlar bir mucize

Yalıçapkını sesi: İnce tiz bir ses ve kısa kısa, ard arda. Sesin ona ait olduğunu görmeden bilebilecek kadar aşina değilim. Hatta ilk kez fotoğraf karelerinden bağımsız görüyorum.

Sahil kenarındayım, iki taneler, birisi minik bir balık yavrusu tutmuş denizden, diğeri onun rızkının peşinde. Kavgalarının oluşturduğu ses benim için şahane bir müzikal. Ve kazanan balığın yakalayanı.. yavru balığın mideye inişi bir ölüm de olsa harika bir seyirlik.

Adı doğa, yaratıcısı ne güzel yaratmış. Renklerini görmeye var olan gözlerin kıymetini bilmeli insan!

kahvaltıya davetsiz misafir

Yeni geldim bu sahil şehrine ve ilk işim sahilde bir kahvaltı yapmak oldu. Tek başına olacağımı düşünüyordum fakat şu an seyahatimi deftere yazarken bile etrafında dönen bir arı peyda oldu.

Kahvaltı tabağını iyice gezindikten sonra balın üzerine kondu ve içti ha içti. Kendinden geçişinden midir yoksa biyolojisi gereği mi bilemiyorum, kuyruğu raks ediyordu habire. gitti, geldi, içti, gitti, geldi, içti, gitti, geldi, içti, gitti, geldi ama bu sefer kahvaltı tabağı yoktu, o da çayımı musallat oldu. Acı çaydan benim gibi pek keyif alamayınca yüzüme bakmadan çekti gitti. Yine geldi, defterimin üzerinde geziyor. Acaba onu anlattığımı fark mı etti?

neden gönül dürtmesi?

Bu yazıya başlamak hayli geç alınmış bir karardı benim için. Bi yerleri gezdiğim yazıların adı deli dürtmesi olurdu ve anlatmaktan büyük bir zevk duyardım.

Bu sefer o kadar kararsız kaldım ki, aldığım notları ancak iki hafta sonra yazıyorum. Çünkü bu seferki yolculuk nazar değmesin dualı ani bir Rize yolculuğu. Çok konuyu yormadan şöyle ifade edeyim:

Rize: Yeni ve huzurlu bir bahara ilk adım!

Ha unutmadan! Blog Sözlüğe eklediğim şu entry de var tabi 🙂

patlangaçlı çikolata

Osmanlı kahvecisinde içtiğim ilk kahvem ve yanında verilen patlangaçlı çikolata oldukça şaşırttı. Çocukluğumu gözlerimin önüne getirdi, mutlu oldum sebepsizce ve uzun süre ağzında patlamalarına dinledim. Başımda öten karga kardeş de tadını merak etmiş olsa gerek ki ayrılmadı bir türlü. Ayrıca Türk kahvesini, masamda cezveden fincana aktardılar. Oldukça hoş bir ayrıntıydı.

Bu notu da neden ekledim bilemiyorum ama yazdıkça yazasım geliyorsa demek ki 🙂

canlı orta komedisi

Cafe, kahve ve lokantalarda dolu bir sokak. Arabaya yer yok burada. Bir kahvenin önünde oturuyorum. Genelde yaşı az aşmış, saçları ağarmış, bayramlarda elleri öpülesi insanlar oturuyor. Trafik polisi aracı sesi duyuldu hayli yakından bir süre sonra:
“.. … …. plakalı araç sahibi! Aracınızı bulunduğu yerden kaldırın!”

Ak saçlardan bağrı açık olanı fırladı yerinden. Sinirliydi, bağırdı sakin olan ak saçlıya:
“Ne diy da bu ne diy?”
“Arabaları kaldır diy.”

iki yakın arkadaş bunlar, orası belli. Belli olan diğer şey ise siyasi olarak fikirleri aynı değil. İkisi de birbirlerine muhalif: Biri savunucu, diğeri hata sunucu. Soruyu soran bağrı açık ak saçlı, konuyu az sonra daha büyük, yersiz olduğunu düşündüğü, bu anons gibi boş kabul ettiği siyasi konulara getirebilecek olmanın avında.
“Hani ben buraya araba görmiyrum!”
“Aklın kördir da gözünda mi köreldi? Ha orayadur koca araba!”

Yaklaşık 15 dakika süren hararetli, seyri komik tartışma böyle başladı. Konu bittabi siyaset. Biri kendi deyimiyle başkancı, diğeri muhalif. Muhalif olan bir sonraki seçimlerde galip olacağından emin. Başkancı da kendi tarafından emin elbette. Uzun sürmedi seyirlik orta komedisi. Bağrı açık muhalif ak saçlı, çayından son bir yudum alıp ayağa kalktı. Son ve seyircilerine kahkaha patlatmalık sözünü söyleyip uzaklaştı.
“Yen beni, s*k beni!”

geziden arta kalanlar ve veda notu

Gurbetkuşi ile gezdik biraz Rize’yi. Yazıda paylaştığım kareler ve öne çıkan görsel ona aitti zaten. Sadece şu video karganıza ait bu yazıda ve kahve görseli 🙂

Harika bir yer Rize, harika bir insanla birlikteyken apayrı güzel elbette. Mesleğime ve hayatıma Karadeniz’de devam etmeyi dilerdim hep ve artık Karadeniz’in adı benim için Rize olarak değişti. Duanı ve güzel temennilerini eksik etme emi. Bir başka yazıda ve yorumlarda görüşebilmek dileğiyle…

KARGANIN SESİ MEKTUP OLUP SANA GELSİN İSTER MİSİN? :)

Bunları da Sevebilirsin :)

4 Yorum Mevcut

  1. Suveyda

    30 Eylül 2018 at 17:27

    Bizim buralara gelmişsin 🙂 hatta belki sizi görmüşümdür de tanımamışımdır, hayırlı olsun bu arada 🙂

    1. ADAMKARGA

      30 Eylül 2018 at 22:10

      Aaa ne güzel tevafuk ^^
      Umarım başka bir zamanda gurbetkuşim ile birlikte görüşürüz yine oralarda 🙂
      Çok teşekkür ederiz, sağolasınız 🙂

  2. Eslem

    5 Ekim 2018 at 00:26

    Allah tamamına erdirsin :))

    1. ADAMKARGA

      6 Ekim 2018 at 14:16

      Çok teşekkür ederiz 🙂
      Sağolasınız, inşallah ^^

YORUMSUZ BIRAKMA ^^

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.