Uzun zaman alıyor güzel şeylerin oluşması: muhabbetin demini bulması: aklı bi köşeye bırakıp gönle kulak verebilmek: vira bismillah diyebilmek: sıyrılmak maddiyattan: pencerede olmayan kuşların ötüşünü duyabilmek: açmayan çiçeklerin -nergislerin ve de gelinciklerin- kokusunu alabilmek: robinson’un yaktığı ateşi görmesi bi kargo gemisinin. Enfa da böyle zamanlarda doğuyor yeniden: koskoca bir nun macerasından sonra enfa, oldukça zor başladı bizler için ama sanki “hadi!” diyen bi ses yankılandı durdu içimizde.

Enfa neymiş diye sorana: hoş bir edebiyat heyecanı cevabını vermek için umarım fazla geç kalmamışımdır. Burada ilk defa bahsettiğimin farkında değildim: affola. Güzel insanların, güzellerini ortaya koyup daha güzel şeyler oluşturmaya gayret ettiği bir dergi yada fanzin: sen ne dersen öyle olsun: bi gelincik: bi tebessüm.

Fazla laf kalabalığı yapmadan içerikten bahsetmeli: iki muhabbet, sizlerin dilinde röportajımız var: a. ali ural ve hüseyn kaya ile. Bendenizin hikâyesi de var, okumadığınızdan emin olduğum bi tane. Aslında geri kalanlar hakkında pek bi şeyler söylemek dilemiyorum: ulaşmak dileyenler adreslerini mail atarlarsa (adamkarga.net@gmail.com) elbette ulaştırmak dileriz: bu arada enfa parayla alınmaz: muhabbet karşılığı postalanır 😉
enfasayiuc

Bunları da Sevebilirsin :)

YORUMSUZ BIRAKMA ^^