Bizim orda en hafif tabirle deli mi dürttü derler: Sebepsiz yere çıktığım yolculukların öyküleriyle dolu bu blog. İşte size apansız ve hayatımın en güzel sürprizini barındıran bir Isparta yazısı:

demir çubuk uykusu

Hayli yorucu ama hoş bir yolculuktu. Yıllar önce aynı yollardan geçmiş olsam da sanırım yolu izlemekten zevk almaya başladığım zamanlardan değildi. Gece vakti ulaştığım şehirde gidecek bir arkadaşım yada misafir olabileceğim bir yer yok.. otel yada pansiyonlara para ödemek konusunda biraz tutumlu olabiliyorum: Rahat bir uykuya vereceğim parayı o şehirde başka güzel şeyler için ayırabilirim ve sanırım Isparta’da uzun süre kese sıkmama yetecek nicelikte bir harcama yaptım. Konu bu harcamaya dönecek fakat önce şu insan düşmanı demir çubuklardan bahsetmek istiyorum yani yolculuğumdaki tek kötü şeyden.

Pansiyon yada otele para harcamak istemeyen kişi için otogar bankları birer sığınma limanıdır. Şu vakte değin birçok otogarda ve tren garında sayısız uyku uyusam da ilk defa berbat bir gece geçirdim: Sırf insanlar uyuyamasın diye yapıldıkları aşikar olan demir çubuklu bankların acısını hâlâ hissediyorum. Birbirine paralel demir çubukların birleştirilmesiyle meydana getirilmiş olan banklarda uyumak bir yana uzun süre oturmak bile zor. Gece boyunca defalarca acıyla uyandım, rahat bir uyku şekli bulmak için çabaladım ama nafile. Bütün bu eziyet yetmezmiş gibi sabahın nurunda bir zabıta gelip teker teker bağırarak uyandırdı uyuyanları.. sanki birer suçluymuşuz edasıyla ilerledi ve doğrulmadan uzaklaşmadı.

Sevmedim seni Isparta Otogarı, sevmedim sizleri zabıta abiler ama sen bir başkaydın güzel insan: Saat üçe doğru ve acıyla uyandığım anlardan birisinde benimle suyunu paylaşan sevgili otogar uykucusu dostum, sağol.

Allahım sen beni seviyorsun

Isparta otogarı civarında bir dost ile kısa süren muhabbetin ardından kendisi beni merkeze ulaştırıp evine döndü. Bırakıldığım noktadan yukarıya doğru henüz birkaç adım atmışken karşımda petshop tabelası buldum. Oldukça havalı ve cazibeli olmalıydılar ki dükkana doğru ilerledim. Dükkanın önünde kurulu bir masada oturuyordu işletmeci aile. Etrafta kediler, köpekler, hamsterlar, tavşanlar, güvercinler ve dahi nice türde kuşlarla dolu büyük bir seyirlik odası… Bir süre orada kalıp her bir hayvan ile bakıştım. Aile fertlerinden bir tebessümlü veteriner adayı, sağolsun, bilgisiz bırakmadı, ilgilendi benimle. Her şey için teşekkür edip gitmek üzereyken diğer kuşların arasında bir karaltı ilişti gözüme: Muazzam bir güzellikti, türüne Mayna adı verilmiş olan bir karga… Olduğum yere çivilenmiştim, hayretle onu izlerken veteriner adayımız anlattı müstakbel dostumu bana. Nedir, memleketi neredir, ne yer ne içer, hangi dilden anlar??? Ve sonra meşhur adını zikretti: Konuşan karga. Müstakbel dostum bunca güzelliğinin yanında birde konuşma, taklit yeteneğine sahipmiş.

Otobüsümün hareket etmesine 4 saat var: Aklım sadece Mayna’da. Ama yine de her zamanki alışkanlığım debreşti. Hem, ilk hayranlığın etkisiyle hemencecik sahiplenmek istemedim. Biraz düşünmeli ve kendimi ölçmeliydim. Kaç kuruşa sahiplenebileceğimi de zihnime kazıyıp Isparta’nın sahaf ve antikacılarını aramaya çıktım. (bu fotoğraf onun türdeşine aittir, nazar değmesin korkusuyla kendi dostumun fotoğrafını paylaşmak istemedim 🙂

sahaf ve antika safarisi

Yeni bir şehre vardığımdan değişmezim şehrin sahaf ve antikacılarını bulmaktır. Gönlüm petshopta karşılaştığım güzellikte kaldığından raflara pek dikkatimi veremedim bulduğum sahafta. Sadece ücretli, ücretsiz fanzinleri ve yeni bir dergiyi aldım: Kaotik Fanzin sayı 3, ilk sayısını yeni çıkaran Farkındalık Fanzin, ismini içeriğine bakmaksızın sevdiğim ilk sayısıyla Malum Karga, Hasat Fanzin’in 5. hasadı, Merdümgiriz Fanzin sayı 6 ve Edebiyat Sandığı’m Dergisinin 8. sayısı. Onlar hakkında zaman içerisinde yazılar yazmayı planlıyorum.. umarım bu kararımda sağlam adımlar atacağım 🙂

Sahafı bulmam kolay olsa da henüz bir antikacı keşfedememiştim. Yine sahafçının tavsiyesi ile adresini aldığım antikacıya doğru yaklaşırken içimde bir çığlık koptu: Antikacı, müstakbel karga dostum ile aynı iş merkezinde, komşu iş yerleriydi. Bir yanım petshopa doğru sürüklense de hızlı adımlarla antikacıya vardım. Bulmayı dilediğim, pahasının üstünde fiyat biçilmemiş birkaç güzel plak ve belki de elimde olmayan birkaç puldu. Pul konusunda şanssız olsam da 3 güzel 45’lik plak alabildim uygun fiyata: Berkant-Samanyolu, Orhan Gencebay-Gönül Fırtınası, Nuri Sesigüzel-Dolana Ay Dolana. İş yerinin muhabbetli sahibi efemeralardan bir şey beğenmemem üzerine bana bir Sümerbak broşürü hediye ederek uğurladı. Hediyenin hoşluğuna yeterince teşekkür edemedim sanırım çünkü aklım hâlâ o güzel kargada idi: Mayna, sen nasıl bir mucizesin!

ve adam, karga dostuna kavuşuyor

Otobüsümün kalkmasına 3 saat vardı ve yine petshoptaydım. Müstalbek dostum hakkında güler yüzlü veteriner adayından ve yine bi o  kadar güleç anne hanımdan bilgiler aldım. Tüm zamanımı orada geçirdim ve bu sürede evlerine gelmiş bir misafir gibi davrandılar, izzet ikramı eksik etmediler, sağolsunlar. Sahiplenmekte kesin kararımı veremiyor olmamdaki tek neden egzotik bir kuşa evimi açmamın legal olup olmayacağıydı. Çok geçmeden bu korkumun da yersiz olduğunu öğrendi. Onun uygun koşullarda ülkeye giriş yaptığına ve sahiplenebileceğime dair birkaç belgeyi ve künyesini verdiler. Mayna yani yeni adıyla dostum Ridwan benimle evime gelebilecekti. Tabi önce Burdur’da bir düğüne katılmamız gerekiyor 🙂

Yeni dostumla ilgili yakın zamanda uzun ve tebessüm dolu bir yazı yazacağımdan emin olabilirsin. Eğer haberdar olmak dilersen aşağıdaki yada yandaki formdan blog yazılarımın sana mail olarak gelmesini sağlayabilirsin.

KARGANIN SESİ MEKTUP OLUP SANA GELSİN İSTER MİSİN? :)

Bunları da Sevebilirsin :)

2 Yorum Mevcut

  1. Oğuzhan Aktepe

    5 Eylül 2018 at 01:57

    Türkiye’nin her yeri güzeldir. Her karışı ayrı bir zenginliktir. Okuduğum şehre de beklerim, mail adresimi bırakıyorum 🙂

    1. ADAMKARGA

      5 Eylül 2018 at 18:41

      Her bir güzelliğini görebilmeyi dilerim 🙂 Olur elbet, gezmeye bir bahanem olur ^^

YORUMSUZ BIRAKMA ^^

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.