Çağlayan Yılmaz, ikibinonbeşin fantastik romanları arasında en iyi yerli romanı olarak kabul edilen İtbarak’ın yazarı. İtbarak, Oğuz Kağan Destanı’na bambaşka bir bakış açısıyla yaklaşıyor ve emin olun okuduklarınıza hayli şaşıracak ve kendinizi birden kitabın sonunda bulacaksınız. 300 küsur sayfalık bir kitabın göz açıp kapayınca kadar bittiğini görünce inanın sizde benim kadar şaşıracaksınız. Birinci kitap Nesil Yayınlarından çıkmış olsa da ikinci kitap Panama Yayınevinden çıkıyor. Sanırım en kısa zamanda o da bi çırpıda okunacaktır. Asıl mutluluk verici olan ise Çağlayan Yılmaz’ın yazmaya devam edeceğinin müjdesinin röportajda gizli olması 🙂

ayrac
-Yüzlerce efsane arasından sizi Oğuz Kağan’a yönlendiren ilhamın kaynağı neydi?
Aslında Oğuz Kağan Destanı üç yıl önce yazdığım bir efsane. Şu anda hazırda önümüzdeki yıllarda yayınlayacağım yedi efsane daha var. Oğuz Kağan Destanı, dört varyasyonu olan bir destan. İncelenmesi bir yılı alan muhteşem bir destan. Onur, inanç ve cesareti en güçlü cümlelerle vurgulayan bir destan. Bu yüzden hep gözden kaçan İtbarak efsanesi ile çıkış yaptım.

– Oğuz ve Börteçine’nin dostluklarını ve aralarındaki bağı bunca kutsal kılan şey nedir? Acaba dünya üzerinde böylesi bir dostluğa hâlen imkân var mıdır?
Aslında Oğuz Kağan ve Börteçine arasındaki dostluk, birçok kadim Türk efsanelerinden görülmekte fakat bu alanda ilk olan olduğum için okurlar bunu yeni yeni tanıyorlar. Aralarındaki dostluk aslında bir amaca hizmet ettikleri için bu kadar kuvvetli. Kadın para ya da kudret hedefi olmayan iki adamın tek hedefi; Gök Tanrı’nın ordularını yeniden diriltmek, uyuyan koca kurt sürüsünü birleştirip tek yumruk yapabilmek.

itbarak-kitabi-hakkinda– Batının her alanda canlı tuttuğu efsanevi yaratıklar ile doğunun efsanelerini bu denli başarıyla bir araya getirebilmenizin hikâyesi nedir?
İtbaraklar aslında çok daha önce yazılması gereken fakat her zaman olduğu gibi Avrupa’nın sahip çıkıp üzerinden filmler ve kitaplarla milyon dolarlar kazandığı bizim efsanemizdir. Kurt adam efsanesinin kökü Türklerindir. Bunu insanlara yeni fark ettirebildim. Vampir efsanesi ise aslında Kuzey Türk Halklarının efsanelerinden biridir. Rusların Vurdalak, bizim Kan Emici ya da Gece Canavarları, batının Vampir dediği efsane de bizdendir. Kimileri bunu Hz. Nuh’un gemisine binmeyen ve ölümsüzlük otu yutan yaşlı adama, kimileriyse Habil ve Kabile bağlar. Vampir efsanesinin aslında geçmişi kurt adamlardan bile eskidir. Oğuz Kağan’ın İtbaraklar üzerine yaptığı akınlar beni çok etkiledi. Yenildiği tek ulus, dikkatlice bakarsanız İtbarak ulusudur. Sonrası ilham işi 🙂

– Baba olgusu sizin hayatınızda nasıl bir yere sahip ve bir baba gerçekten oğluna neden düşman olabilir?
Baba olgusu aslında her dönemde değişik anlamlar taşımıştır. Saygı duyulması gereken ailenin direği fakat devlet yönetimlerinde ve milletin bekasında bu durum daha farklı. Kara Han aslında geçmişinde büyük bir cengâver fakat Çinli karısından sonra devlete zarar veren bir han olur. Şiddetli çarpışmalar geçmiş Türk Hanedanlıklarında çok fazla görülmüştür.
 
– Kargaları sever misiniz? Onlarla aranız nasıldır?
Kavgaları severim. Bence kuş dünyasının en karanlık mafyavâri tipleridirler. Zeki ve intikamını alan nadir kış türlerindendir. Hatta yıllar önce sizden bir zarar görseler bile unutmayan donuk bakışlı dostlardır. Aslında efsanelerde de yer almalarının nedeni budur; kindar ve zeki olmaları, grup halinde hareket ettikleri. Bir kartal gibi tek çarpışmak yerine sürüyle organize plan kurmaları nedeniyle hep kötü tarafta olmuşlardır. Aslında bu ünü de sonuna kadar hak ettiklerine inanıyorum.

Bunları da Sevebilirsin :)

2 Comments

    1. ADAMKARGA

      19 Mayıs 2016 at 12:01

      teşekkür ederiz efenim 🙂

YORUMSUZ BIRAKMA ^^