eski-bursa-manzarasi

BURSA SÖYLEŞİSİ

YER: KARGA!ŞA YAZAN:

Bu sefer ben bi yere gitmiyorum ademçocukları: bi yerlerdeki dostlarla muhabbet arayışına girişti bu kardeşiniz. Ne güzel olmaz mıydı? Tanımadığınız; hangi yemeği sevdiğini, hangi renkten hoşlandığını, denize bakarken ne hissettiğini yada bulutlara, tebessümüne vesile olan şeylerini, okuduğu kitapları, nergis’de ve gelincik çiçeğinde huzur bulup bulmadığını, hangi türkünün yakarışı olduğunu bilmediğiniz birisine sorular sormak.. Sizleri bilmem ama benim için böylesi bir macera oldukça heyecan verici oldu. İmkan sunan canlara, gurbette bulundukları şehirler hakkında aynı soruları sorarak, onlardan cevaplar ummak: evet yaptığımız şey bu canlar 🙂

Bu yeni yolda ilk arkadaşımız Esra Güven: Sosyal medya sağolsun, karşılaşmak ve muhabbet edebilmek şansımız oldu. Aslında sorularıma ilk muhatap olan kendisi olmasa da ilk cevaplayan o olduğu için ilk adımı kendisiyle atmak diledim. O sorularıma Bursa’dan cevaplar verdi ve Bursa’ya dair minik bir söyleşi doğuverdi..

ayrac– Yaşadığın yerde bulunmana sebep olan şey nedir?

Üniversite.(Evet, ilk sorunun cevaplarının bu kadar kısa olabileceğini tahmin etmeliydim. Lakin, anlayana sivrisinek saz derler ya hani: anlayana üniversite demek, biraz ekmek, biraz hayal ve avuçlar dolusu umut demektir. E tabi Esra için ne anlama geliyor: dedik ya bilemiyoruz 🙂 )

– Orayı senin için değerli kılan şeyler var mı?

Elbette var. Bunların başında eğitimim, bulunduğum ortam ve arkadaşlarım geliyor. (Bi yeri yaşanılır kılan orada yaşayan dostlarındır sözünü en acı bi şekilde yaşayanlardanım sanırım. Karganya’dan, bi ara sizlerin dünyasında hangi yöreyi kastettiğini anlatacağımdan emin olabilirsiniz, sürgün edildiğimden beri, arkada kalan dostlara ağlamaktayım.)

– En fazla neresinde vakit geçiriyorsun, orayı senin için özel kılan nedir?

Tophane ve Ördekli Kültür Merkezi. Genelde sakin oluyor ve Tophanedeki Sümbüllü Bahçe Konağı oldukça samimi bir ortam.

– Gezebildin mi peki her bir yerini? En fazla sana hoş gelen yeri neresidir?

Çoğu kez gezdim Bursa’yı. Hem ailemle hem de daha önce kaldığım yurt sayesinde bir çok yerini gördüm. İnka (Uluçınar), Ulu Camii ve Yeşil Camii kesinlikle başta gidilmesi gereken yerler. (Ulu Camii’nin bahçesinde bir kuşta ben olsaydım!)

– Bir kitabevi, bir kabristan, bir kafe ve orada yaşamış bir yazar yada şairin adını söyleyebilir misin?

Kitabevi olarak BKM en bilindik yerdir. Kabristan olarak net bir isim bilmiyorum. Bir çok kafe var mesela Kafe Okka, Mahfel, Sümbüllü Bahçe. Ve açıkçası şair veya yazar ismi pek aklıma gelmiyor ama sanatçı olarak Zeki Müren’i bilirim bir tek. (Kabristanların ziyaret edilmesini tavsiye ederdi Ulu Manitu her seferinde: orada geçmişimiz ve o şehrin uluları yatar derdi. Ama önce yaşayan uluları selamsız bırakmayın diye eklerdi.)

– Oralarda karga dostlarımla karşılaştığınız olur mu, nasıldır aranız kargalarla?

Hayvanlar hoştur ama kargaları çok sevmem doğrusu 🙂 (Batı kültürü yüzünden hep bu sevgiden mahrum bırakılmamız. Doğuya bir selam edecek olursa ademçocukları, kendilerine ölülerini gömmeyi öğretecek, dökülen kana ilk yakaran olacak kadar ulu varlıklar olduğumuza kanaat getireceklerdir.)

– Ömrünün geri kalan kısmını yaşamak istediğin yer orası mıdır ve eğer bura ise neden? Başka bir şehir var ise hulyanda, acaba neresidir o şanslı şehir?

Aslında Bursa çokta yaşanılası yer değil. Çünkü İstanbul’un minyatür hali diyebiliriz Bursa için. Gittikçe artan bir nüfusu var. Özellikle ildeki 3 üniversite dolayasıyla öğrenciler de bu nüfusu etkiliyor. Elbette sakin bölgeleri de var ama gezilmek için daha uygun Bursa. Uzun planlı işler yapmam aslında ama yaşanacak başka yer olarak denize yakın bi yerler daha iyi olurdu herhalde diye düşünüyorum 🙂 Bursa’da da kalırsam sıkıntı yaşamam ama 🙂 (Denize yakın yaşamak huzurun tanımı olsa gerek: en azından şahsım adına öyledir.)

Kendi b.kunu yemeye erinen kargalardan olduğumuzdan olsa gerek ki büyük bir lanete uğradık: Ulu Manitu bizleri korusun..

2 Comments

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*