adamkarga-meczup-fanzin

BİR DESTANIN BAŞLANGICI

YER: LÜZUMSUZ GAK! YAZAN:

“Tüm kargaların özgür ve huzurla yaşadığı bir diyar Karganya. Kuzgunlar, Alakargalar ve Ekin Kargaları aynı topraklarda, yaratılıştan bu yana barış içerisinde yaşam sürmekteler. Tanrının onlara gönderdiği Ulu Manitu’nun kurduğu düzen asla bozulmamış. Kimseler ne Tanrı buyruğundan ne de Ulu Manitu’nun sözünden çıkmamış, onun nasihatlerini pençelerine halhal etmişler. Onlara karşı silah bileyenler, karşılarında Ulu Manitu’nun askerleri Ak Muhafızlar’ı ve ölümlerini bulmuş.”

Zaman bütün ihtişamıyla akıp giderken, bir sabah, büyük bir fırtına koptu diyarda. Sebebi anlaşılamayan bir kargaşa peyda oldu. Yaratılıştan beridir fırsat bekleyen kötü ruh, kavimleri birbirine düşürecek oyunlar kurdu ve Tanrının kutsadığı masum kanlarla sulandı topraklar. Ne Ulu Manitu durdurabildi akan kanı, ne de Ak Muhafızlar aman olabildi cansız bedenlere. Olanlar yetmedi; Kuzgunların gözünü ateş bürüdü, ölü bedenleri kemirmeye başladılar istemsizce ve sonra zevkle. Olacağı varmış dedi bilge kargalar fırtına dindikten günler sonra. Kargalar, yuvalarına ilk kez kapı ördü ve saklandılar kendi içlerine.

Ulu olan, suskunluk orucu tuttu Tanrı’nın buyruğu gelene kadar. Aradan kaç gün geçti.. kimse hesap edemedi korkunun esaretinden. Akan kanlardan iz kalmadı toprakta lakin toprağa karıştı kan: Karganya’nın tüm bereketini yok etti. Son ekin kuruduğunda, son yaprak düştüğünde, son çiçek solduğunda, Tanrı Dağının zirvesine bir kaya düştü. Ulu Manitu ve kavimlerin ileri gelenleri tırmandılar zirveye. Ulu olan, kayaya kazınmış Tanrı buyruğunu okudu hazır bulunanlara. Ceza aşikâr oldu.. söz bitti.. Karganya’da Tanrı’nın bahşettiği barış ve bereket devri sona erdi. Bilge kargalar bu devre yas adını verdiler, gözleri kana doymamış Kuzgunlar ise savaşın ve hükümranlıklarının başlangıcı.

 

Tanrı buyruğu, kazındığı kaya kadar ağırdı:

Yazılan zamandan arta kalanda
Diyar, üçe ayrılacak Tanrı Dağı’ndan
Kuraklığa rağmen fışkıran üç nehir
Sınır olacak günahkâr kullara

 

O an Ulu olanın şahitliğinde üç nehir fışkırdı. Diyarın sınırlarındaki farklı köşelerinden üç su kaynağı peyda olarak Tanrı Dağı’nın etrafında buluştu ve dağı sardılar. Ak Muhafızlar, sınırların her bir köşesine nöbete durdular. Sınırları aşmanın cezası için Tanrı’ya yönelen Ulu Manitu, yalnızca kendisi duyduğu seslerin ardından olduğu yere yığıldı. Ulu olan cezayı anlatmadı, zaman içinde tekrar konuştuğuna da şahit olan olmadı. Buyruk yerine getirildi.. üç kavim, kendileri için belirlenen topraklara göç etti..

İşte Adamkargaların hikâyesi burada başlıyor. Kuraklığa ve ayrılığa mahkûm olan Kanganya’nın altı genç kargası, aradan geçen yıllara dayanamayarak, dostlukları adına bir araya geliyor. Ekin kargalarının diyarına gizlice giren altı dost, yedinci ismin yuvasında toplanıyorlar. Tanrı Dağı, iri bir kayayla yeniden inliyor ve büyük ceza hayat buluyor.

Kendi b.kunu yemeye erinen kargalardan olduğumuzdan olsa gerek ki büyük bir lanete uğradık: Ulu Manitu bizleri korusun..

Bir Cevap Yazın

Your email address will not be published.

*