Ali Ural kendini bir cümle ya da bir şiir ile anlatmak istese, nasıl cümleler paylaşır bizimle?
Muhteva şiirindeki “Herkes biliyor hiç kimsenin bilmediğini,” mısrasıyla cevap verebilirim sorunuza. Hem herkes biliyor, hem hiç kimse bilmiyor. O insandır işte. Kendini kim hakikati üzere tanıyabilmiş ki ben tanıyayım. Herkesin kendini tanıtmaya çalıştığı bu dünyada aynaya bakmak en iyisi. Fakat aynaya bir suflör gibi fısıldayıp, aynı kelimeleri ondan istememek kaydıyla. Övenlerin yüzüne toprak saçılan asırlar yerini övenlerin başına altın saçılan çağlara bıraktı. Susmak iyi bir zırh. Ancak kuşanması ve taşıması hiç kolay değil.
“Susmak iyi bir zırh.”
Okumak ve yazmak arasındaki mesafe ne kadardır? Yazmak için iyi bir okur mu olunmalı?
Okumak ve yazmak aynı tahterevallinin iki ucunda. Dengeli olurlarsa oyun kurulur. Düşünmek için de yazmak için de nitelikli okura ihtiyaç var. Gerçi yazmak da düşünmek de yalnız okumayla elde edilecek bir şey değil. Başka çabalara da ihtiyaç var. Başka disiplinlere de.
“Nasıl oluyor da, insanı mutlu eden bir şey, aynı zamanda onun felaketinin de kaynağı oluyor!” Mutluluk ve felaketin arasındaki bu ince eşik nasıl oluşur? Bu insanın hangi duygusundan doğar?
Gülme haddi aştığında gözyaşları gelir ardından. Dünyanın bir uğrak yeri olduğunun bir göstergesidir belki de bu. Geçici olana kalıcı muamelesi yapan insan balını zehir eder. Şükredemeyen insandan alınır gülümsemesi. “Geçici olana kalıcı muamelesi yapan insan balını zehir eder.”
Edebiyatın her ürününe gönül vermiş kimselere yazı yazmanın inceliklerini sunarken çabanızın bir sebebi muhakkak vardır. Neden?
“Kitabını oku!” denilerek defterlerimizin elimize verildiği gün benim de “Faydalanılan ilim” çeşmesinde bir tasım olsun istedim.
Bir derginin tirajı mı mühimdir hikayesi mi?
Bir derginin niyeti mühimdir.
Herkes edebiyattan anlamalı mı? Şiirden?
Anlamak değil belki ama herkes edebiyatı tatmalı. Aşık Ömer, “Ömründe yiyememiş balı ne bilsin” diyor.
“Bazen en dipten yükselir insan su yüzüne bir topuk darbesiyle.” Edebiyat dünyasına böyle başlayan biri olarak, şevkinizi neye borçlusunuz?
Tabii bu soruya cevap verebilmek için “Dip” nedir, “Topuk darbesi” neyi ifade ediyor bilmek lazım. Benim serüvenimde “bir anda” dan çok “ağır ağır” vardır. Şevke gelince o lütuf.
Neyi nasıl okumalı?
Kur’ân’ı tertîl üzere yani yavaş yavaş okumalı. Böyle isteniyor bizden. Düşünmemiz isteniyor çünkü.
“Dost” deyince kalbinizde açılan sayfalar bize neyi söyler?
“Dost” seni terk etmeyendir.
“Gelincik” size neyi çağrıştırıyor?
Hassasiyet…

2015 yılında çıkardığımız Enfa Edebiyat Dergisi’nin üçüncü sayısında yer alan söyleşinin soruları Neslihan ERMAHİŞ canablam tarafından sorulmuştur. Bu söyleşiyi bu blogda okuyorsunuz çünkü blogun sahibi, kapanan derginin de sorumlusudur. Keyifli okumalar dilerim 🙂

KARGANIN SESİ MEKTUP OLUP SANA GELSİN İSTER MİSİN? :)

Bunları da Sevebilirsin :)

4 Yorum Mevcut

  1. Aden

    15 Eylül 2018 at 11:07

    Ali Ural’ın Posta Kutusundaki Mızıka kitabını okumuştum. Arka Kapak dergisinde de yazıyor ya hani. Dergiyi aldığımda ilk onun yazısını okurdum. Dili gerçekten çok hoş. Röportajı da zevkle okudum. Emeklerinize sağlık.

    1. ADAMKARGA

      15 Eylül 2018 at 12:55

      Kesinlikle huzur verici bir yazar kendisi 🙂 Dergideki yazılarını takip etmemiştim ama kitaplarını severek okuyorum 🙂
      Teşekkürler, yorumunuz ve ziyaretiniz için sağolun 🙂

  2. YazarYildirim

    16 Eylül 2018 at 08:59

    Ali Ural gibi öyle değerli yazarlar var ki,hangi birine yetişmek bir dert oluyor? Ali Ural’ı şahsen tanımam,derginizin olduğunu dahi bilmiyordum,kapanmasına üzüldüm..Sonuçta edebiyat dergisi..Edebiyata benim de ilgim var ama nedense şu sıralar bazı sorunlar nedeniyle pek kitap dahi okuyamıyorum..Röpörtaj iyiy di,paylaşım için elinize sağlık..🙂

    1. ADAMKARGA

      16 Eylül 2018 at 09:29

      Evet, kesinlikle katılıyorum size: Çok kıymetli yazarımız var ve daha bir çoğunu tanımıyoruz belki. Bildiklerimizin de her bir kitabını okumak zor oluyor.
      Öğrenci iken başlamıştık dergi çıkartmaya ve sonrasında Enfa isimli bir dergi ile devam ettik. Ancak eski samimiyeti kalmamış gibiydi, kapandı mecburen. Şuan bir fanzin çıkarıyoruz: Meczup Fanzin. Okuyabilmeniz mutluluk verecektir. Blogumda üstlerde bir ulaşım linki bulunuyor 🙂
      Maalesef bende de aynı sorun var: Bir haftadır aynı kitabı yanımda taşıyorum. Bi yerden gayretlenmem gerek ama nasıl?
      Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim.

YORUMSUZ BIRAKMA ^^

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.